Dijital egemenliği dün devrettik, bugün satılıyor

Kıbrıs’ın kuzeyindeki iletişim altyapısını TC ile KKTC hükümetleri arasında imzalanan protokol kapsamında ve UBP-YDP-DP Hükümeti’nin oylarıyla Meclis’ten geçen onay yasası sonrası devralan Türk Telekom, Türkiye’de yeni özelleştirme tartışmasının odağında.

Kıbrıs’ın kuzeyindeki iletişim altyapısını, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC hükümetleri arasında imzalanan protokol kapsamında ve UBP-YDP-DP Hükümeti’nin oylarıyla daha dün Meclis’ten geçen onay yasası sonrası devralan Türk Telekom, Türkiye’de yeni bir özelleştirme tartışmasının odağında.

Türkiye merkezli SOL Gazete’nin haberine göre, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümeti “BONAR (ARTES)” adı verilen proje kapsamında Türk Telekom’un özellikle bakım-onarım başta olmak üzere bazı saha hizmetlerini taşeron firmalara devretmeye hazırlanıyor.

Haberde, ilk kez 1 Şubat’ta gündeme gelen proje kapsamında taşeron sözleşmesinin 1 Mart itibarıyla yürürlüğe gireceğinin öne sürüldüğü belirtiliyor. Projenin, şirket bünyesinde yürütülen belli operasyonel süreçlerin üçüncü taraf firmalara devrini içerdiği iddia ediliyor.

Tepkiler üzerine Türk Telekom Genel Müdürlüğü ise kamuoyuna yaptığı açıklamada, söz konusu adımın “özelleştirme” olarak nitelendirilemeyeceğini savundu.

Açıklamada, planlanan modelin “belirli operasyonel süreçlerin üçüncü parti iş ortaklarıyla yürütülmesi” olduğu ifade edildi.

Ancak sendikalar bu tanımlamaya katılmıyor. Çalışan temsilcileri, bakım-onarım ve saha hizmetleri gibi asli faaliyetlerin taşerona devredilmesinin fiilen özelleştirme anlamına geldiğini savunuyor.

Basında yer alan bilgilere göre, özelleştirme sonrası Türk Telekom’un bakım-onarım hizmetlerini üstlenecek firmaya abone başına 160 TL ödeme yapacağı öne sürülüyor. Yaklaşık 6,5 milyon abone dikkate alındığında, aylık toplam ödemenin 1 milyar TL’yi aşabileceği hesaplanıyor.

Ayrıca taşeron firmaya üç aylık peşin ödeme yapıldığı da iddialar arasında yer alıyor. Söz konusu rakamlar ve ödeme modeli hakkında şirket tarafından detaylı bir kamu açıklaması yapılmış değil.

 

“Stratejik altyapı” uyarısı

Sendikaların en güçlü itiraz noktası ise telekomünikasyon altyapısının stratejik niteliği. Yetkili sendikalar, saha hizmetlerinin taşeron firmalar üzerinden yürütülmesinin bilgi güvenliği ve veri mahremiyeti açısından risk yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Telekom altyapısının yalnızca ticari bir alan olmadığına vurgu yapan sendika temsilcileri, kritik iletişim ağlarının özel firmalar eliyle yönetilmesinin ulusal güvenlik boyutuyla değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Haberler Haberleri