“Çözümsüzlüğün günlük olumsuz etkileri” raporlaştırıldı

Kıbrıs’ta iki toplumun birbirinden beklentileri araştırıldı.

Toplumsal Araştırmalar Derneği ve Kıbrıs Akademik Diyaloğu iş birliğinde yürütülen, Prof. Dr. Yücel Vural ile Dr. Maria Hadjipavlou tarafından hazırlanan ve İngiliz Yüksek Komiserliği tarafından desteklenen “Kıbrıs’ta Çözümsüzlük Koşullarının Günlük Olumsuz Etkilerini Hafifletmek: Diğer Taraftan Talepler ve Beklentiler” başlıklı araştırmanın sonuç raporu yayımlandı.

Rapor, Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasının her iki toplumun günlük yaşamında yarattığı olumsuz etkileri, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların birbirlerinden beklenti ve taleplerini ortaya koymayı amaçlıyor.

Araştırma kapsamında, 2026 yılının ilk üç ayında Kıbrıs’ın farklı bölgelerinde altı tek toplumlu ve iki iki toplumlu odak grup toplantısı gerçekleştirildi. Çalışmaya toplam 66 kişi katıldı. Katılımcılar arasında kamu ve özel sektör çalışanları, çiftçiler, öğrenciler, emekliler, öğretmenler ve sivil toplum temsilcileri yer aldı.

Araştırmada katılımcılardan, çözümsüzlük koşullarında günlük yaşamlarını kolaylaştırmak için “diğer taraftan” beklentilerini ve taleplerini sıralamaları istendi. Bu talepler ekonomi, çalışma yaşamı, eğitim, kültür, insan hakları, geçiş noktaları, güvenlik ve toplumlararası iş birliği gibi başlıklar altında toplandı.

Rapora göre Kıbrıslı Türk katılımcılar, başta ekonomik entegrasyon, insan hakları, siyasi katılım ve günlük yaşamı kolaylaştıracak düzenlemeler olmak üzere çeşitli talepler dile getirdi. Bu talepler arasında yeni geçiş noktalarının açılması, cep telefonu sistemlerinin birleştirilmesi, Türkçenin daha yaygın kullanılması, Kıbrıslı Türklerin kamu hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması, ticaret ve çalışma yaşamındaki engellerin azaltılması gibi başlıklar yer aldı.

Kıbrıslı Rum katılımcılar ise daha çok toplumlararası iş birliği, güven artırıcı önlemler, yeni geçiş noktalarının açılması, gençler arasında ortak etkinliklerin artırılması, kültürel mirasın korunması ve insan haklarına ilişkin talepler ortaya koydu. Ayrıca iki toplum arasında daha fazla eğitim, spor ve kültürel iş birliği yapılması gerektiği vurgulandı.

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, her iki toplumun da karşı tarafın taleplerinin önemli bir bölümünü kabul edilebilir bulması oldu. Raporda, katılımcıların günlük yaşamı kolaylaştıracak uygulamalara, yeni geçiş noktalarının açılmasına, ekonomik ve sosyal iş birliğinin geliştirilmesine ve toplumlararası temasların artırılmasına genel olarak olumlu yaklaştıkları belirtildi.

Araştırmacılar, çözümsüzlüğün yarattığı günlük sorunların hafifletilmesinin hem toplumlar arasındaki güvenin artırılmasına hem de gelecekteki müzakere süreçleri için daha olumlu bir ortam yaratılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti. Raporda ayrıca siyasi aktörlere, yerel yönetimlere, sivil topluma ve uluslararası kuruluşlara yönelik çeşitli politika önerileri de sunuldu.

Haberler Haberleri