“Çıkış yolu federasyondur”

CTP Genel Sekreteri Asım Akansoy AKEL tarafından, Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarına yönelik Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’e sunulan öneriler dizisini YENİDÜZEN’e değerlendirdi.

Ertuğrul SENOVA

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreteri Asım Akansoy, AKEL tarafından, Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarına yönelik Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’e sunulan öneriler dizisini YENİDÜZEN’e değerlendirdi, “Çıkış yolu ne ayrılıkçı siyaset, ne de azınlık durumuna düşmektir. Çıkış yolu federasyondur” açıklamasında bulundu.   

AKEL’in ortaya koyduğu 10 ana başlıktan oluşan öneriler dizisinde, CTP’nin daha önceki toplantılarda dile getirdiği konuların da var olduğunu belirten Akansoy, önerilerin ‘kapsamının’ tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, “Bize göre, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı federasyona doğru adımlar atılmalı” dedi.

Kıbrıslı Türklerin taleplerinin doğru anlaşılması gerektiğini ifade eden Akansoy, CTP’nin her platformda dile getirdiği 5 önerisinin bulunduğunu belirtti.

Akansoy, bu önerileri şöyle sıraladı: Kıbrıslı Türkleri AB’ye hazırlamak maksadıyla AB tarafından kurulan AD-HOC komitenin yeniden işletilmesi, doğrudan ticaret tüzüğünün uygulanması, karma evliliklerden doğan çocukların Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı alabilmesi, güneyde çalışmalarına rağmen, sırf kuzeyde yaşadıkları için almaları gereken emeklilik maaşlarının yarısını alabilen Kıbrıslı Türkler ve Türkçenin bir AB dili olması.

“AKEL’in maddelerinin bizim görüşlerimizle birebir paralel veya uyumlu olduğunu söyleyemem” diyen Akansoy, “Bu önenirler Kıbrıs Cumhuriyeti ekseninde AKEL’in yapmış olduğu öneriler olarak anlaşılıyor. Ama biz sadece bununla yetinecek bir noktada olamayız. Bizim için hedef Kıbrıs’ta çözümü sağlayacak dinamiği yaratabilmektir. Adanın her iki yanındaki çözüm güçlerine ciddi görevler düşüyor” ifadelerini kullandı.

“Çıkış yolu ne ayrılıkçı siyasettir ne de Kıbrıs Türk toplumunun federasyondan ve kendi varlık yapısından uzaklaşarak bir azınlık pozisyonuna düşmesidir” diyen Akansoy, “Çıkış yolu federasyondur” vurgusu yaptı.


“Öneriler içinde, bizim çeşitli toplantılarda dile getirdiğimiz konular var”

►YENİDÜZEN: AKEL’in ortaya koyduğu önerileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

➣ ASIM AKANSOY: “Güneyde gerçekleşen bu tartışmanın kapsamı çok önemli. Kıbrıslı Türkler için önemli olan, bu tür önerilerin ve maddelerin kapsamını değerlendirmektir. Bize göre, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararları çerçevesinde iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı federasyona doğru adımlar atılmalı. Bunun yapılabilmesi için Kıbrıslı Türklerin AB ile ilişkilerinin geliştirilmesi ve iki toplum arasındaki güven yaratıcı önlemlerin arttırılması, kapsamların genişletilmesi gerek. 2020 yılından bu yana gerekli adımların atılmadığını, ilişkilerin donduğunu görmekteyiz. Basından okuduğumuz kadarıyla, gerek AKEL gerekse de Nikos Hristodulidis’in çeşitli açıklamaları oldu. Bu öneriler içinde, bizim çeşitli toplantılarda dile getirdiğimiz konular var. CTP inatla, Kıbrıslı Türkler toplumsal varlığını gözetecek ve bu varlık üzerinden siyasi eşitliğe dayalı bir federasyona evirecek öneriler üzerinde duruyor.”


CTP’nin 5 önerisi

►YENİDÜZEN: CTP’nin sözünü ettiğiniz önerileri neler?

➣ ASIM AKANSOY: “Birincisi, AB Kıbrıslı Türkleri kurumsal olarak birliğe hazırlamak maksadıyla bir AD-HOC komite kurmuştu. Crans Monta sürecinden sonra, dönemin Kıbrıslı Rum lideri Nikos Anastasiadis’in tavırları sonucu bu çalışmalar durdurulmuştu. Bu yanlaıştır. AB’nin Kıbrıslı Türklerle ilgili iradesinin önü açılmalı. Bu bizim için ilk madde. AD-HOC Komitenin çalışmaları, kaldığı yerden devam etmeli.

Üzerinde durduğumuz ikinci konu, 2004 yılındaki referandum sonrası Kıbrıslı Türklerin doğrudan ticaret tüzüğü hakkı doğmuştu. Bu tüzüğün mutlaka hayata geçirilmesi gerek. Tüzük sayesinde Kıbrıslı Türkler ekonomik olarak üretim odaklı bir düzene geçebilecek.

Üçüncü konu, karma evliliklerden doğan çocukların Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı alabilmesi. Bu konuda ısrarlı bir duruş sergiliyoruz. Güneyden tatmin edici sesler çıkmıyor. Bu tonlar bizim için yeterli değildir. Burada bir iradeye ihtiyaç var. Özellikle Talat – Hristofyas döneminde, Hristofyas’ın karma evliliklerden doğan çocuklara vatandaşlık verdiğini çok iyi hatırlıyoruz. Bunun daha üst tonlarda dile getirilmesi gerek.

Dördüncü konu, güneyde çalışmalarına rağmen, sırf kuzeyde yaşadıkları için almaları gereken emeklilik maaşlarının yarısını alabilen Kıbrıslı Türklerdir. Bu konuyu da çok farklı düzeylerde, PEO ile görüşmelerde dile getiriyoruz.

Beşinci konu, biraz zor olmakla birlikte; Türkçenin bir AB dili olmasıdır. Eğer Kıbrıs Cumhuriyeti 2 dilli bir devlet ise neden sadece Yunanca AB dili oldu? Bu konudaki girişimleri taktirle karşılıyoruz.

CTP’nin önerilerinin kapsamı, toplumları çözüme hazırlayacak olan bir kapsamdır. AKEL’in önerileri içinde oldukça önemli maddeler var. Örneğin Yeşil Hat Tüzüğü’nün kapsamının genişletilmesi, yeni geçiş noktalarının açılması gibi… Anca biz bu 5 maddeyi ısrarla dile getiriyoruz. Çünkü Kıbrıslı Türklerin çözüme hazırlanması, kendi kimliğiyle ayakta durması açısından bu maddeleri önemli görüyoruz. Bu konuda AB’ye de büyük görevler düşüyor.”


“AKEL’in maddelerinin bizim görüşlerimizle birebir paralel veya uyumlu olduğunu söyleyemem”

►YENİDÜZEN: Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum siyasi partilerin Ledra’da gerçekleştirdiği toplu görüşmelerde AKEL bu önerileri tartışmaya açtı mı? Maddeler görüşüldü mü?

➣ ASIM AKANSOY: “Biz, AKEL’in önerilerini resmi olarak açıklama yapıldıktan sonra öğrendik. Basından okuduk. ancak yapılan çeşitli görüşmelerde biz, az önce bahsettiğimiz önerileri dile getirdik. Bu maddelerin bizim görüşlerimizle birebir paralel veya uyumlu olduğunu söyleyemem.”


“Kıbrıslı Türklerin ne istediğinin çok iyi anlaşılması gerekiyor”

►YENİDÜZEN: AKEL’in bu önerilerini, sözünü ettiğiniz “çözüm odaklı” bir kapsamda mı değerlendiriyorsunuz? Yoksa Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklara dönüş mü?

➣ ASIM AKANSOY: “Burada kendilerinin de ifade ettiği üzere çeşitli örgütlerle yapılan görüşmeler üzerine bu öneriler ortaya kondu. Elbette değerli ve önemlidir. Böyle bir gündemin yaratılmış olmasını göz ardı etmek mümkün değil. Kendi bakış açılarına göre hazırlanmış önerilerdir. Ancak kamuoyuna mal olacak önerilerin federasyon kapsamında olması, Kıbrıslı Türklerin ne istediğinin çok iyi anlaşılması gerekiyor. Gelinen noktada Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti’nde pozisyon alması tartışmalarının çok ötesinde bir noktadayız. CTP olarak talebimiz, 2017’de Crans Montana’da kalınan noktadan devam dilmesi, BM Genel Sekreteri Guterres’in ‘stratejik anlaşma’ olarak ifade ettiği şekilde sürecin referanduma götürülmesi yaklaşımıyla sonlanmasıdır. Bu önenirler Kıbrıs Cumhuriyeti ekseninde AKEL’in yapmış olduğu öneriler olarak anlaşılıyor. Ama biz sadece bununla yetinecek bir noktada olamayız. Bizim için hedef Kıbrıs’ta çözümü sağlayacak dinamiği yaratabilmektir. Adanın her iki yanındaki çözüm güçlerine ciddi görevler düşüyor.”


“Çıkış yolu federasyondur”

►YENİDÜZEN: 3 yıl önceye kadar adadaki tüm toplumların barış içinde yaşayacağı bir süreci tartışırken, şimdi Kıbrıslı Türklerin cumhuriyetten kaynaklanan haklarının sağlamasını yapar duruma gelindi. Sizce bu noktaya Ankara ve Ersin Tatar’ın politikaları sonucunda mı vardık?

➣ ASIM AKANSOY: “Bu yorumunuza kesinlikle katılıyorum. Bu ve benzeri öneriler aslında Tatar’ın çözümsüzlük politikasının yarattığı ortamdan kaynaklanıyor. Ancak biz çözüm iradesini, Tatar’a endeksleyecek bir görüşte değiliz. Çözüm, toplumların iradesiyle şekillenir. Kıbrıs Cumhuriyeti ekseninde çeşitli önerilerin tartışılması, Ankara’nın ortaya koyduğu siyasetin bir tür yansıması olarak değerlendirilebilir. Ama bunun geçici olduğunu düşünüyorum. Kıbrıslı Türkler, kendi yapılarını korumak ve geliştirmek adına sorumluluk üstlenmeli. Ama bireysel anlamda AB vatandaşı olan Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin çeşitli uygulamalarından doğan haklarını kullanması da gayet doğaldır… Çıkış yolu federasyondur. Çıkış yolu federasyona ulaşmak için öngörülecek güven arttırıcı önlemlerdir. Ama tekrar ediyorum, bu Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti’nden kaynaklanan bireysel haklarını kullanmaması anlamına gelmez. Ama çıkış yolu ne ayrılıkçı siyasettir ne de Kıbrıs Türk toplumunun federasyondan ve kendi varlık yapısından uzaklaşarak bir azınlık pozisyonuna düşmesidir.”

Röportaj Haberleri