“Bu tablo münferit değil, yapısal… Hesabını soracağız!”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Meclis’te yaşanan tartışmalar ve son dönemde art arda gündeme gelen yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Meclis’te yaşanan tartışmalar ve son dönemde art arda gündeme gelen yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Solyalı, Başbakan Ünal Üstel’in ne kamuoyuna ne de Meclis’e tatmin edici bir açıklama yapabildiğini belirterek, “Soruları duymadığında sorunların da kaybolduğunu sanıyor. Bu çok üzücü” dedi.

Solyalı, Başbakan’ın birlikte çalıştığı bazı üst düzey bürokratları görevden almasının, yaşananların üzerini örtmeye yetmediğini, aksine sorunun ne kadar derin olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.

Başbakanlık Müsteşarı’nın rüşvet iddiasıyla uzun süre tutuklu kalması, hakkında soruşturmanın hâlâ devam etmesi ve Başbakanlık bürokrasisine ilişkin yeni tutuklamaların gündemde olduğuna dair güçlü kulis bilgileri bulunduğunu ifade eden Solyalı, meselenin birkaç isimle sınırlı olmadığının artık tartışmasız olduğunu kaydetti.

“Bugün yapılan gerçek bir hesaplaşma değil, siyasi baskıdan kurtulma manevrasıdır. Uzun süredir dile getirdiğimiz ‘Etraf bu kadar kirliyken, en tepedeki isim sorumluluktan kaçamaz’ eleştirisini etkisizleştirme çabasıdır.”

Bürokratların görevden alınmasıyla siyasi sorumluluğun ortadan kalktığının sanıldığını belirten Solyalı, konu hakkında tek bir cümlelik açıklama dahi yapılamamasını “suçluluğun sükuneti” olarak niteledi.

“Siyasi sorumluluk alt kadroları feda etmekle alınmaz” diyen Solyalı, sorumluluğun o bürokrasiyi kuran, yöneten ve denetlemekle yükümlü olan iradeye ait olduğunu vurguladı. Zincirin en tepesinde duranlar hesap vermeden ne güvenin yeniden tesis edilebileceğini ne de siyasetin temizlenebileceğini ifade etti.

Solyalı, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen Meclis Başkanı ile ilgili iddiaların da aynı çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, ortaya saçılan tablonun tekil olmadığını söyledi.

UBP milletvekilleri, Başbakanlık Denetleme Kurulu Başkanı, Merkezi İhale Komisyonu Başkanı ve İskan Komitesi Başkanlığı etrafında şekillenen yolsuzluk ve/veya rüşvet iddiaları; Meclis Başkanı hakkında sahte diploma verildiğine dair ciddi ithamlar; DPÖ Müsteşarı’nın görevden alınması ve Çalışma Bakanlığı’nda bakan–müsteşar arasında yaşanan gerilimin temelinde de usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarının bulunduğuna yönelik güçlü değerlendirmeler olduğunu anımsatan Solyalı, tüm bunların sorunun yapısal olduğunu açıkça ortaya koyduğunu kaydetti.

“CTP’nin defalarca vurguladığı gibi mesele artık tek tek dosyalar değil, iktidarın yönetme biçimidir. Yolsuzluk iddiaları karşısında refleks, geçici hamleler değil; siyasi sorumluluğun gereğini yerine getirmek olmalıdır.”

Sorumluluk zincirinin eninde sonunda Başbakan’a ve bu düzeni ayakta tutan herkese dayanacağını ifade eden Solyalı, “Hesabını da soracağız” dedi.

Başbakan’ın “yaptık, yapmaya devam edeceğiz” söyleminin, vatandaşın çektiği çileden habersiz olmanın ve dar çıkar grupları içerisinde kaybolmanın bir göstergesi olduğunu savunan Solyalı, eğitimde nitelik ve fiziki koşullardan sağlıktaki ilaç ve bina sorunlarına, yolların halinden güvenlik açığına, nüfus bilinmezliğinden enflasyon ve alım gücü erozyonuna, maliyenin borcundan üreticinin batışına kadar pek çok başlıkta Başbakan’ın bugüne kadar tek bir cümle dahi kuramadığını söyledi.

Solyalı, CTP’nin Meclis’e 26 Nisan tarihinde erken seçim kararı önerisi sunmasının, halkın açık talebinin Meclis’e taşınmasından başka bir şey olmadığını belirterek, “Bunun gereğini yapmak Meclis’in sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.

Haberler Haberleri