Avukat Aslı Murat, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, çocukların ruh sağlığı, korunma mekanizmaları ve sosyal devletin sorumluluklarına dikkat çekti. Murat, bayram günlerinde 17 yaşındaki bir kız çocuğunun yaşamını yitirdiği yönündeki iddiaların toplum adına derin bir sorgulamayı beraberinde getirdiğini ifade etti.
Aslı Murat açıklamasında, “Hepimiz bayramı yaşarken, 17 yaşında bir kız çocuğunun yaşamaktan vazgeçtiği söyleniyor” ifadelerini kullanarak, yalnızca birkaç ay önce Mart ayında 13 yaşındaki başka bir kız çocuğunun da benzer şekilde hayatını kaybettiğini hatırlattı. Zaman geçtikçe unutulan başka çocukların da bulunduğunu belirten Murat, yaşamanın, korunmanın, destek görmenin, ruh sağlığı hizmetlerine erişebilmenin ve umut edebilmenin her çocuğun en temel hakkı olduğunu vurguladı.
“1930’lu yıllardan kalan yasalarla ilerlemeye çalışıyoruz”
Ülkedeki ruh sağlığı sistemine ilişkin eleştirilerde de bulunan Murat, halen 1930’lu yıllardan kalan ruh sağlığı yasalarıyla hareket edildiğini kaydetti. Yetersiz koruyucu mekanizmalar, kurulamadığını belirttiği takip sistemleri ve çocukları gerçekten duyabilecek bir destek ağının eksikliğine işaret eden Murat, bu şartlar altında yol alınmaya çalışıldığını söyledi.
Sosyal devlet anlayışının yalnızca kriz anlarında devreye girmemesi gerektiğini ifade eden Murat, çocukları karanlığa sürükleyen yalnızlık, şiddet, ihmal ve umutsuzluğun önceden fark edilmesi gerektiğini belirtti. Murat, devletin bu noktada önleyici sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Hiçbir ihtimal göz ardı edilmemeli”
Açıklamasında adli ölüm vakalarına da değinen Murat, böylesi durumlarda hiçbir ihtimalin göz ardı edilmeden etkili ve şeffaf bir sürecin yürütülmesinin devletin sorumluluğu olduğunu kaydetti.
Murat, “Bir çocuğun daha sessizce hayattan kopmasına alışmamalıyız” ifadelerini kullandı.