Başkanı Levent Çağdal, yazılı açıklamasında, “Bu avantaj, küresel ve yerel ekonomik zorlukların sürdüğü bir dönemde, lojistik sektörü ve hanehalkı bütçesi için kritik bir koruma sağlamaktadır” dedi.
Özellikle euro dizelde en uygun pazar bölgesinin Kıbrıs’ın kuzeyi olduğunu kaydeden Çağdal, bugün itibarıyla kuzeyde euro dizelin litre fiyatının 67 TL, güneyde 99,24 TL, Türkiye’de ise 83 TL olduğunu belirtti. Çağdal, buna göre euro dizelin güneyde kuzeye kıyasla litre başına 32,24 TL, yüzde 48,12; Türkiye’de ise 16 TL, yüzde 23,88 daha pahalı olduğunu kaydetti.
Kurşunsuz 98 benzinin ise kuzeyde 69,12 TL, güneyde ise 93,10 TL olduğunu belirten Çağdal, aradaki farkın yüzde 34,70 olduğunu ifade etti.
Çağdal, kurşunsuz 95 benzinin litre fiyatının kuzeyde 68,12 TL, güneyde 88,09 TL, Türkiye’de 73 TL olduğunu; buna göre fiyatın güneyde yüzde 29,32, Türkiye’de yüzde 7,16 daha yüksek olduğunu söyledi.
Asgari ücretin dizel alım gücü
Kuzey, güney ve Türkiye’deki brüt asgari ücretlerin dizel satın alma gücünü de karşılaştıran Çağdal, 1 euro 55,75 TL olarak esas alındığında, kuzeyde 70 bin 893 TL olan brüt asgari ücretle 1.058 litre dizel alınabildiğini kaydetti; güneyde 60 bin 656 TL olarak verilen brüt asgari ücretle 611 litre; Türkiye’de 33 bin 30 TL olarak verilen brüt asgari ücretle ise 398 litre dizel alınabildiğini ifade etti.
Çağdal, bu hesaplamaya göre kuzeydeki brüt asgari ücretin, güneydekine kıyasla ayda 447 litre, yüzde 73,12; Türkiye’dekine kıyasla ise 660 litre, yüzde 165,89 daha fazla dizel yakıt alımına imkan verdiğini belirtti.
“Akaryakıttaki net fiyat avantajı tek başına yeterli değildir”
Kıbrıs’ın kuzeyde akaryakıt üzerindeki vergi yükünün “yok denecek düzeyde” tutulmasının pompa fiyatlarının bölge ülkelerine göre daha düşük kalmasını sağladığını ifade eden Çağdal, bunun nakliye, turizm ve taşımacılık gibi sektörler açısından da koruyucu bir unsur olduğunu kaydetti.
Çağdal, bunun yanında, akaryakıt fiyatlarındaki avantajın halkın günlük yaşamda karşı karşıya olduğu ekonomik koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Temel gıda maddeleri ve günlük tüketim ürünlerindeki yüksek fiyatların hayat pahalılığı üzerindeki baskıyı artırmaya devam ettiğini belirten Çağdal, “Akaryakıttaki bu net fiyat avantajı tek başına yeterli değildir.” dedi.
“Temel tüketim ürünlerde kontrolsüz fiyat artışlarını durduracak somut adımlar acilden atılmalı”
Çağdal, “vatandaşın bütçesinin rahatlatılması ve geçim sıkıntısının azaltılması için gıda ve temel tüketim ürünlerindeki kontrolsüz fiyat artışlarını durduracak somut adımların acilen atılması gerektiğini” söyledi.
Akaryakıtta düşük vergi politikasıyla sağlanan koruyucu modelin sürdürülmesi gerektiğini kaydeden Çağdal, çarşı ve pazarda genel fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik çözümlerin de devreye konmasının önem taşıdığını ifade etti.