Bay Rabbit’in oyuncak bebeği ile tanışmak (kendinizle yüzleşmek) ister misiniz?

İranlı yönetmen Arvin Medghalchi’nin kısa filmi izleyiciyi 3 karakterli karanlık bir dünyaya davet ediyor.

Murat OBENLER

Yönetmenliğini Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Öğretim Görevlisi, İranlı yönetmen Arvin Medghalchi’nin üstlendiği, yapımcılığını ARUCAD ile birlikte yürüttüğü ve üniversitenin stüdyolarında çekilen ‘Mr. Rabbit’s Doll’ adlı stop-motıon animasyon filminin ülke galası Haziran ayında gerçekleşti. Bizler de filmin yönetmeni ile Girne’de buluşarak filmin yapım süreçlerini, festival yolculuğunu ve bundan sonraki projelerini konuştuk. Dünyaca ünlü İranlı yazar Sadık Hidâyet’in bir öyküsünden uyarlanan 2021 yapımı film, en son Uluslararası Berlin Sanat Film Festivali’nde büyük ödülü almıştı.

 “Hikaye 1930’larda geçiyor ama zamansız bir yönü de var. Hikayedeki bebeklerin yerini bugün insanlar aldı”

- İran edebiyatından Sadık Hidayet’in  “The Doll Behind The Curtain” adlı eserini sinemaya uyarladınız. Bu hikayeyi seçim sürecinden bahsedebilir miyiz?
-
Arvin Medghalchi:Kişisel olarak yazarı Sadegh Hadayat’ı seviyorum. O da ülkede rahatça ,özgürce yazma imkanı bulamadığı için İran’ı terk etti. Zamanına  göre avangarde bir tarzı vardı ve o şartlara da bir nevi isyan ederek okumak için Fransaya gitti. Uzun  yıllar önce bu kitabı okumuştum ve etkilemiştim. Hikaye 1930’larda geçiyor.Hikayenin zamansız bir yönü de var. Hikayedeki bebeklerin yerini bugün insanlar aldı.

“Bu kısa filmimi İranda gösterme ve festivallere gönderme imkanım olmazdı”

- Kendi yaşam serüveniniz ile yazarın hayat hikayesini belli noktalarda benzeştirebilir miyiz? Sanatçı  olmak, yurtdışına çıkmak, ülke dışında üretimler yapmak vs.

- Evet bazı noktalarda benzeşiyoruz. Ben de benzer sebeplerden dolayı burdayım. Bu kısa filmimi İranda gösterme imkanım olmazdı mesela. Festivallere gönderme imkanım olmazdı.
Ben de diğer kültürleri keşfetmek istiyordum o yüzden buraya geldim. Tabi buradaki karakter İran’a dönmek istemiyor ama ben ülkemi seviyorum ve oraya her yıl ziyarete gidiyorum.

- Filmin “Alice Harikalar Dünyası” ile de bazı benzerlikleri(fantazi dünyası,sorgulama süreci,gerçek hayattan uzak bir yaşam) olduğunu düşünüyorum. Sizde de kafanızda bu filmle bir etkileşim oldu mu?

- Onu duymadım da David Lynch’in “Mr.Rabbit” filminde de benzer bir insan bedeninde tavşan vardı ve bir oturma odası.

“Covid oldu ve ben kuklaları rahatça yapmak için zaman kazandım.Annem de evde kostümleri hazırladı ve sete hazır hale geldik”

- Yapım öncesi süreçten başlayacak olursak neler söyleyebiliriz?

- Senaryoyu yazdık ve çekim için hazırlıklara başladık. İrandan kabloları ve ekipmanı bekledik. Sonra maketlerin hazırlanması,finansın bulunması en önemli kalemlerdi. Hikayeye uygun maketlerin hazırlanması da oldukça yorucuydu. Sınırlı imkanlarla 4 lokasyon hazırlandı. Orijinal hikayede şehir var,başka bir ev daha var ama biz 4 çekim mekanı ile sınırladık. Yaratıcılık ile hikayeyi adapte etmeye çalıştık.  Biz seti yaptık ve sonrasında covidden dolayı kapanma oldu. O esnada kuklaları yaptık. Kostümleri annem hazırladı. (Bir öncekinde de o yapmıştı) Onun da o aşamada Kıbrısta benle olması kostüm tasarımı ve yapımının çok iyi olmasına sebep oldu. Kendisine müteşekkirim.
Kuklalar armatürlerden (iskelet sistemi) oluşuyor,kafaları ise kilden yapılmadır ve üzeri lateks kaplıdır. 3 kukla karakter hikayeyi anlatmak için yeterliydi. 3 ayda 10 binden fazla kare fotoğraf çekimi yapıldı. Bazıları işlemedi ve sildik tabi ki. Stop-motion,animasyonda kullanılan en eski tekniktir.

- Mehrdad nasıl bir kişidir?
-
Çok okuyan bir kişidir. Öğrenci olarak Fransa’ya gidip orada okulunu bitirme çabası içerisinde birisini görüyoruz. Zengin bir ailenin çocuğudur. Satın aldığı bebekler de çok pahalıdır. Mehrdad katı kuralları olan bir ailede büyüdü ve kendisi de bu kurallara uymayı seven bir evlattır.

“Mehrdad genelde ilişki kurma konusunda sıkıntılı birisidir.Belki de bebekte eski arkadaşlığını hayal etmiştir.

- Filmde kadın karakterlere baktığımızda bir satın alınan oyuncak bebek var bir de Mehrdad’ı seven eskiden bir hikayesi olan gerçek bir kişi var. Gerçekle-sanal(hybrid oyuncaklar/robot) üzerinden bir mutluluk paradoksu film boyunca ilerliyor.Nedir erkek karakteri bu paradoksa iten? Gerçek bir kadınla ilişki sorumluluğundan kaçan,sorgulamadan sevebileceği bir oyuncak bebekle ilişkiyi tercih eden bir karakter  var.Mehrdad’ın geçmişteki hayal kırıklıkları mıdır acaba kendisini bu tercihe iten sebep?

- Mehrdad genelde ilişki kurma konusunda sıkıntılı birisidir. Normal arkadaşlık ilişkisi boyutu dahi zayıftır. Kız ile bebek arasında benzerlikler vardır. İkisinin de gözleri mavidir. Belki de bebekte eski arkadaşlığını hayal etmiştir.
Sorunlu ve depresyonda birisi olarak ona uygun bir ortam ve hikaye kurguladık. Sonunda da bu karanlık serüven bitecek mi yoksa daha mı karanlık olacağının cevabını buluyoruz.
Yazarla karakter arasında oldukça benzerlikler vardır.

“Bu tünel sonunun görülmediği bir koridor olarak karşımıza çıkıyor. Sonunda iyi bir şey mi var kötü bir şey mi? "

- Evdeki tünel Mehrdad’ın karanlık oturma odası ile fantazi dünyasının olduğu ve yaşadığı aydınlık sanal mutluluk alanı arasındaki bir geçişi temsil ediyor sanki de.

- Tüneli baştan itibaren istedim. Bu tünel sonunun görülmediği bir koridor olarak karşımıza çıkıyor. Sonunda iyi bir şey mi var kötü bir şey mi? Belki de Mehrdad’a o an iyi gelen bir şey  genelde ona zarar veriyordur.Onun iyi diye tanımladığı bir şey bizlere göre iyi değildir. Oda onun özelidir/saklı bölmesidir. Pencereleri de kapalıdır. Belki de izleyicinin kafasında saklı bir köşeyi(hepimizin aklında saklı,gizli,sakladığımız köşeler vardır) yansıtmayı arzuluyoruz ve biz de onu izliyoruzdur.

“Mehrdad normal olmayanı,bir açıdan da kolay olanı seçti ve bebeğin bağımlısı oldu”

- Filmin başında “ Bu bebeği aldığım sefil güne lanet ediyorum” benzeri bir ifade vardı. Bu hayatında yeni (belki karanlık) bir safhayı mı başlattığı için böyle söylüyor?

- Mehrdad’ın hayatı zaten mutsuzdu ama o gün o bebeği almakla bu mutsuzluğunu ve çaresizliğini ispat etmiş oldu ve bu bebekle daha da izole bir yaşama doğru adım attı. Tabi ki normal olan  sevebileceğin bir kişi arayıp bularak onla bir aşk yaşamaktır ama o içindeki ruh hali ile normal olmayanı,bir açıdan da kolay olanı seçti ve ona bir bağımlı gibi bağlandı. Sanki de kötü bir uyuşturucuya bağımlılık gibi.

- Mehrdad’ın geçmiş hayatından gelen genç kadın ile onun hayatında gerçek bir meydan okumayı görüyoruz.

- Kendi hassasiyetlerinden(karşıdakine zarar vereceğini düşünüyor) dolayı gerçek bir insana yaklaşamıyor. O yüzden yapayını tercih ediyor. Söylediğiniz gibi bir nevi sorumluluktan kaçmak da denebilir.
Diğer yandan kadın da kaçmayı tercih edebilecekken onun başka bir kadına(bebek olup olmadığını bilmeden) bağlılığını/bağımlığını hissederek gitmekten vazgeçiyor. Bir nevi kıskanıyor onu.

- Kısa süresine göre insana dayatılan güzellik kavramı üzerine de bence çok şeyler söylüyor film.

- Orijinal hikayede kadın arkadaki odaya giriyor ve aynada bebeği görerek onun gibi olmak için makyaj yapıyor. Çünkü Mehrdad onun gibi bir kadını beğeniyordur. Evet dış görünüş üzerinden ilerliyor iki kadının karşılaşması. Çünkü bebeğin hisleri yok. Bizim filmde ise onun yüz maskesini takıyor.

- Mehrdad eve gelen gerçek bir kadın karakterin de getirdiği sorgulama sonucunda yeni bir hayata başlamak için ciddi bir karar alıyor. Hep derler ya erkeklerin hayatına giren kadınlar onları iyi anlamda etkiler/şekillendirir/olgunlaştırır diye...

- Evet aniden İrandan gelen (eski hayatından gelen) arkadaşı yeni bir hayata başlamak için bir karar almasına neden oluyor. Mehrdad gerçek bir hayata,ilişkiye geçmek ister. Ama finalde herkesi bir sürpriz bekliyor.

“ARUCAD ile ortak yapımcı olmak çok iyiydi. Umarım sinemaya olan desteği gelecekte de devam eder”

- ARUCAD ile ortak yapımcı olmak nasıl bir his? ARUCAD’ın yapımcılığını sizlerden dinlemek isterim.

- İyi bir şey kesinlikle. ARUCAD’da film için küçük bir stüdyo yarattık. 7/24 bu stüdyoyu kullandık. Bu yüzden ARUCAD yönetimine teşekkür etmek isterim. Onların desteği olmasa film süreci ilerleyip sonlanamazdı. Umarım sinemaya olan desteği gelecekte de film üretimi bağlamında devam eder. Benim inancım bu yöndedir.

“Ben kendi arzu ettiğim festivallere katıldım. Film bazı festivallere Kuzey Kıbrıs,bazılarına da Türkiye ve/veya İran yapımı olarak katıldı”

- Filmin festival sürecini de çok merak ediyorum. Film hangi ülke yapımı olarak dolaşıyor festivalleri?

- Bu benim ilk filmim olmadığı için bu süreçlerde neler gerektiği konularında da tecrübelerimiz var.  Bazı platformlara filminle başvurduğunda birçok festivale katılabiliyorsun,bazı festivaller de sadece kendi siteleri üzerinden şahsi başvuru ile film kabul ediyor ve bir ön eleme yapıyor. Bazıları ücretsizdir,bazıları katılım ücreti ister. Bu zorluklarla dolu olan çok büyük bir pazardır ve çok büyük bir yarışma vardır. Büyük hayal kırıklıklarının da yaşandığı bir süreçtir. Eğer festivallerde ödül kazanırsan da bir sonraki filmini çekmeyi garanti altına alırsın(bir miktar daha doğru olur).
Ben kendi arzu ettiğim festivallere katıldım. Montreal Stop-Motion Festivali,SparkAnimatıon  ve Animafest Zagreb’e katıldım. En son 2022’de Uluslararası Berlin Sanat Film Festivali’nde büyük ödülü aldık. Film bazı festivallere Kuzey Kıbrıs,bazılarına Türkiye bazılarına da İran yapımı olarak katıldı.

- Filmin ekibinden de bahsederek bitirebiliriz.

- Sinematografi için öğretim görevlisi Ali Azhari ile çalıştık.Müzik olarak gramafondan çıkan çok eski İran müziği için sitar kullandık. Yine Ali’nin elektronik gitarla yaptığı müzikler var. Bilirsiniz elektronik gitar sert,karanlık ve vahşi hisler yaratmakta oldukça başarılı bir enstrümandır. Set düzenleme şehir modellemeci-ARUCAD Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Cem Yardımcı’ya aittir. Seslerde ses sanatları direktörü Batu Gündal ile çalıştık. Kostümleri annem Mimi M.Hadi gerçekleştirdi. Ve tabi ki süreçte en çok birlikte mesai yaptığım kişi yapım ekibinden senarist-ikinci yönetmen Tanya Güryel. Hepsine ayrı ayrı teşekkürler.

“Kıbrıs adası ve kaplumbağalar üzerine bir animasyon düşünüyorum. Buranın mimarisi, dokusu olsun istiyorum”

- Son olarak yeni film düşüncelerin ne durumdadır.Yine stop-motion mu devam edeceksin?

- Evet yeni film projem vardır. Kıbrıs adası ve kaplumbağalar üzerine bir film düşünüyorum .Buranın mimarisi,dokusu,ruhu olsun istiyorum. Uzun metrajlı bir animasyon olacak. Sponsor arayışındayım.

Röportaj Haberleri