YENİDÜZEN
Başbakanlık Denetleme Kurulu Başkanlığı görevinden alınan Halil Talaykurt, Kanal Sim’de yayınlanan Haber Toplantısı isimli programa telefonla bağlandı.
YENİDÜZEN Genel Yayın Yönetmeni Mert Özdağ ve YENİDÜZEN Yazı İşleri Müdürü Ertuğrul Senova’nın sorularını yanıtlayan Talaykurt, görevden alınmasına ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu.
“Yasa gereği gerekçe sunulması zorunlu değil”
Talaykurt, Üst Kademe Yöneticileri Yasası’na dikkat çekerek, görevden alınma sürecinin hukuki açıdan olağan bir işlem olduğunu ifade etti. Talaykurt, bu konuda, “Bu çok fazla büyütülmesi gereken bir mevzu değil. Çünkü Üst Kademe Yöneticileri Yasası’nda 3’lü kararname gerçekleşirken hiçbir zaman bir sebep sunulmaz” dedi.
Görevden alınmasının siyasi bir tercih olduğunu belirten Talaykurt, bu durumun yürüyen siyasetle bağlantılı olduğunu kaydetti ve görevden alınırken gerekçe gösterilmesinin yasal zorunluluk olmadığını belirtti. Talaykurt, Başbakan Ünal Üstel’in de kendisine herhangi bir gerekçe sunmadığını, bunun da yasanın açık hükmü olduğunu dile getirdi.
“Başbakan telefonla bildirdi”
Görevden alınma sürecinin nasıl geliştiğini de anlatan Talaykurt, dün sabah Denetleme Kurulu’nda mesaisini sürdürdüğü sırada Başbakan Ünal Üstel’den telefon aldığını söyledi. Talaykurt, Üstel’in kendisine hükümetin böyle uygun gördüğünü ifade ederek görevden alındığını bildirdiğini aktardı.
Bu görüşmenin ardından odasını boşalttığını ve görev yerinden ayrıldığını belirten Talaykurt, kararın Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra resmileşeceğini söyledi.
“Görevimle ilgili bir sorun olduğunu düşünmüyorum”
Talaykurt, neden görevden alındığına ilişkin yorum yapmanın doğru olmayacağını ifade ederek, bu kararın yürüttüğü çalışmalarla ilgili olmadığını düşündüğünü belirtti. Görev süresi boyunca önemli denetimler yaptıklarını aktaran Talaykurt, akaryakıt ve piyango ihaleleri, ihalesiz alınan aküsüz araçlar ile bazı belediyelere yönelik denetim raporları hazırladıklarını söyledi.
Kendi adına verimli bir dört yıl geçirdiğini belirten Talaykurt, bu süreci Başbakan Ünal Üstel’in seçim sürecine yeni ekiplerle girme isteği çerçevesinde değerlendirdi. Talaykurt, hükümetin seçim ortamına girerken yeni bürokratlar ve yeni politikalarla yol yürümeyi tercih edebileceğini düşündüğünü ifade etti.
“Başbakanlık’taki tüm müsteşarların görevden alınması söz konusu”
Başka bürokratların da görevden alınıp alınmadığına ilişkin soruya yanıt veren Talaykurt, bu konuda net bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak duyumlarına göre Başbakanlık’taki teknik personel dışındaki müsteşarların görevden alınmasının söz konusu olduğuna dikkat çekti
Talaykurt, teknik olmayan ve yürütmenin içinde yer alan müsteşarların bu süreçten etkilendiğini düşündüğünü belirterek, “Bu karar soruşturmayla ve suçla ilgili değildir” ifadesini kullandı.
Vakıflar İdaresi denetimi
Denetleme Kurulu Başkanı olarak üzerinde çalıştığı son dosyanın Vakıflar İdaresi olduğunu açıklayan Talaykurt, bu çalışmanın Denetleme Kurulu tarihindeki en önemli denetimlerden biri olduğunu söyledi. Vakıflar İdaresi’nin son 10 yıllık faaliyetlerinin kapsamlı biçimde incelendiğini belirten Talaykurt, dört müdürünü bu denetim için görevlendirdiğini ve kendisinin de sürece aktif olarak katıldığını kaydetti.
Bu denetimin sonuçlanmasını istediğini söyleyen Talaykurt, çalışmanın sekteye uğratılmaması temennisinde bulundu.
Talaykurt, Teknecik Elektrik Santrali’nde kırılan makineyle ilgili hazırladığı raporu da Başbakan Ünal Üstel’e sunduğunu açıkladı. Bu raporun Başbakan’ın görüş, yetki ve sorumluluğunda olduğunu belirten Talaykurt, raporun Başsavcılık ve polis teşkilatına incelettirilebileceğini söyledi.
Talaykurt, burada bir suç unsuru hissedilmesi halinde buna göre bir yol belirleneceğini ifade etti ve Başbakan Ünal Üstel ile hazırlanan raporların içeriği konusunda herhangi bir anlaşmazlık yaşanmadığını söyledi
2019’daki MİK ihalesi soruşturması
Merkezi İhale Komisyonu Başkanı olduğu döneme ilişkin de açıklamalarda bulunan Talaykurt, 2019 yılında 24 bin dolarlık defuse ihalesiyle ilgili polis soruşturması yürütüldüğünü hatırlattı. Bu soruşturmanın Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Yönetim Kurulu ve ilgili mühendisleri kapsadığını belirten Talaykurt, şartnamede Çin malı değil Türk malı verileceğine dair madde bulunduğunu söyledi.
İddiaya göre söz konusu malların Türkiye’de değil Çin’de üretildiğinin ileri sürüldüğünü aktaran Talaykurt, ancak kendilerine sunulan dosyalarda tüm malların Türk malı olduğunun ispatlandığını ifade etti. Mühendislerin de bu durumu doğruladığını belirten Talaykurt, soruşturmanın bu şekilde sonuçlandığını, ifadelerin alındığını ancak dava sürecine geçilmediğini kaydetti.
Talaykurt, MİK Başkanlığı döneminde bilirkişi görüşü, uzman onayı ve raporlamalar olmadan hiçbir ihalenin sonuçlandırılmadığını kaydetti.
“Kimse ceza verilmeden suçlu ilan edilemez”
Kara para aklama, rüşvet ve yolsuzluk iddialarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Talaykurt, bu iddiaların kamuoyunda tartışılmasından üzüntü duyduğunu dile getirdi. Ülke tarihinde daha önce bu tür iddiaların bu ölçekte konuşulmadığını ifade eden Talaykurt, özellikle UBP’li müsteşarların bu iddialarla anılmasının üzücü olduğunu söyledi.
Talaykurt, “Fakat ceza belirlenmeden kimseyi suçlu ilan edemeyiz. Herkesin yargılanma hakkı var” diyerek, hukuki sürecin esas alınması gerektiğini belirtti.