“Başbakan insanların yüzüne baka baka yalan söyledi”

El-Sen Başkanı Ahmet Tuğcu, Güneşköy Trafo Merkezi'nde yapılan eylemde, Başbakan Üstel'in insanların yüzüne baka baka yalan söylediğine vurgu yaptı.

Recep DAL

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (El-Sen), ülkede yaşanan elektrik kesintileri, enerji altyapısındaki ihmaller ve KIB-TEK yönetimine yönelik eleştiriler kapsamında “şok eylem” süreci başlattı. Bu çerçevede sendika yönetimi, UBP-DP-YDP Hükümeti ile KIB-TEK yönetimini protesto etmek ve yaşanan sıkıntılara dikkat çekmek amacıyla Güneşköy Trafo Merkezi önünde “kabak kesmeli” eylem gerçekleştirdi.

Eylemde ilk olarak konuşan El-Sen Başkanı Ahmet Tuğcu, Güneşköy Trafo Merkezi’nde yaklaşık beş ay önce yaşanan yangını hatırlatarak, o dönem yapılan açıklamaların aradan geçen zamana rağmen karşılık bulmadığını vurguladı.

 

El-Sen Başkanı Ahmet Tuğcu:

“Başbakan insanların yüzüne baka baka yalan söyledi”

El-Sen Başkanı Ahmet Tuğcu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Hatırlanacağı üzere bundan 5 ay önce Güneşköy Trafo Merkezi'nde yangın çıkmış, ülke 16-17 saat elektriksiz kalmıştı. Başbakan Ünal Üstel; bu olayın sabotaj olduğunu söylemiş, gerekçesinin 15 gün sonra açıklanacağını kaydetmişti. Türkiye'den heyet getirip bunu raporlayacaklarını da belirtmişti. 5 ay geçti, ortada sabotajcı yok.”

Tuğcu, Başbakan Ünal Üstel’in kamuoyuna yönelik açıklamalarını eleştirerek, “Başbakan insanların yüzüne baka baka yalan söyledi” dedi. Üstel’in daha önce Güzelyurt Devlet Hastanesi’nde yaptığı açıklamalara da atıfta bulunan Tuğcu, “Üstel, Güzelyurt Devlet Hastanesi’nde yaptığı şovu, gelip burada da yapsın” ifadelerini kullandı.

Eylemin ardından KIB-TEK Genel Müdürü Dalman Aydın ile KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıklayan Tuğcu, suç duyurusunun gerekçesini ise Güneşköy Trafo Merkezi’nde iş güvenliğinin sağlanamaması olarak duyurdu.

Tuğcu, Gürsel Uzun’un sosyal medya paylaşımlarına da değinerek, “2-3 ay sonra kim ‘cak cak’ edecek, göreceğiz. Pembe tablo çizenler bu yaşananların hesabını vermek zorundadır” dedi. Konuşmasının devamında enerji politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulunan Tuğcu, “Enerji altyapımız Türkiye sermayesinin işgaline verildi. Yaptıkları kabak doğramaktır” ifadelerini kullandı.

 

El-Sen Genel Sekreteri Hüseyin Peksever:

“Bu tablo çalışanların can güvenliğini doğrudan tehdit etmektedir”

Ahmet Tuğcu’nun konuşmasının ardından El-Sen Genel Sekreteri Hüseyin Peksever, sendika adına hazırlanan basın açıklamasını okudu.

Peksever, Güneşköy Trafo Merkezi önünde bulunmalarının nedenini, yıllardır süren ihmallerin, yapılmayan yatırımların ve kamuoyundan gizlenen gerçeklerin açık şekilde sorgulanması olarak açıkladı.

Basın açıklamasında, 2025 Ağustos ayından bu yana Güneşköy Trafo Merkezi binasında herhangi bir kapsamlı tamirat yapılmadığı, pencere ve kapıları atıl durumda olan, güvenlikten tamamen uzak yapının kaderine terk edildiği ifade edildi.

Trafo merkezinde yaşanan teknik sorunlara dikkat çeken Peksever, kesicilerin arızalı olduğunu ve sağlıklı çalışmadığını, ciddi mekanik sorunlar bulunduğunu, röle ekranlarının çalışmadığını ve frekans rölelerinin ayarlı olmadığını belirtti. Bu durumun yalnızca enerji arz güvenliğini değil, tesiste görev yapan çalışanların can güvenliğini de doğrudan tehdit ettiği vurgulandı.

Basın açıklamasında şu sorular soruldu:

"-Enerji arz güvenliğini önemsemiyorsunuz, peki çalışanlarımızın can güvenliğini de mi önemsemiyorsunuz?

-Arızalı kesicilerle, çalışmayan rölelerle, izole edilemeyen sistemlerle personel çalıştırmak; iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına açıkça aykırıdır.”

Olası bir iş kazası, yaralanma ya da can kaybı durumunda hukuki ve vicdani sorumluluğun kime ait olacağı sorusunun yöneltildiği açıklamada, bu sorumluluktan kimlerin kaçabileceğini sandığı da sorgulandı.

Peksever, geçmişte yaşanan kesintilere de değinerek, gerekli bakım ve güvenlik önlemleri alınmadığı için arıza bölgesinin izole edilemediğini, bunun sonucunda tüm santrallerin devre dışı kaldığını ve Güney Kıbrıs ile enterkonnekte olan sistemle birlikte ülke genelinde enerjinin tamamen kesildiğini hatırlattı.

Bu durumun bir “kaza” olmadığını vurgulayan Peksever, yaşananların ihmaller zincirinin kaçınılmaz sonucu olduğunu ifade etti.

Basın açıklamasında şu sorular kamuoyuna yöneltildi:

"-O günden bugüne gerekli izole ve güvenlik önlemleri alındı mı?

-Bu bölgede iddia edildiği gibi yatırımlar yapıldı mı?

-Kamuoyuna “sabotaj” denildi; bu sabotajı yaptığı iddia edilen kişi ya da kişiler tespit edildi mi?

-Türkiye’den, KIB-TEK’in talebiyle gelen bilirkişi heyetinin raporu neden hâlâ kamuoyu ile paylaşılmadı?

-Ülkenin Güney Kıbrıs ile enterkonnektesini sağlayan şalt sahasının atıl durumda bırakılması nasıl açıklanıyor?"

Bu soruların bugün KIB-TEK’i yönettiğini iddia eden Gürsel Uzun ve Dalman Aydın’a, yarın ise KIB-TEK’i kendine bağlayan ve sürecin esas siyasi ve idari sorumlusu olan Başbakana sorulacağı ifade edildi.

Açıklamada, enerji arz güvenliğinin yok sayılması ve çalışanların can güvenliğinin hiçe sayılmasının yönetim değil, sorumluluktan kaçış olduğu vurgulanırken, “Elektrik bir lütuf değil, kamusal bir haktır. Çalışanlarımızın canı, ihmallerin bedeli değildir” denildi.

 

“Bugün yatırıma başlansa bile kesintiler 2 yıl sonra biter”

Basın açıklamasının ardından yeniden söz alan Hüseyin Peksever, santral yatırımlarına ilişkin alınan kararların neden hayata geçirilmediğini sorguladı. Peksever, bugün yatırıma başlansa dahi elektrik kesintilerinin ancak iki yıl sonra sona erebileceğini ifade ederek, ihtiyaç olmasına rağmen santral yatırımlarının hayata geçirilmediğini savundu.

Enerji üretim maliyetinin tüketiciye yüklendiğini dile getiren Peksever, “Kirli işlerine ve bu düzene halk olarak karşıyız. O yüzden buradayız. Yanlış olan bu düzendir. Ekonomi bu şekilde çevrilemez. Devlet olmayı hep birlikte öğrenelim” dedi.

 

Hayvan Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Çeteresi:

"Dünyanın en pahalı elektriğini ödüyoruz. O da yok"

Eyleme Kıbrıs Türk Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği de destek verdi. Birlik adına konuşan Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çeteresi, ülkedeki tüm kurum ve kuruluşların geldiği noktanın ortada olduğunu söyledi.

Son dört yıl içerisinde elektrik maliyetlerinde yüzde 400’lere varan artış yaşandığını belirten Çeteresi, yaşanan kesintilerin günlük yaşamı doğrudan etkilediğini ifade etti. Çeteresi, “Çocuğum dün akşam yaşanan kesintilerden dolayı lüks yakıp sınava çalıştı” dedi.

Ülkenin parsel parsel peşkeş çekildiğini savunan Çeteresi, “Dünyanın en pahalı elektriğini ödüyoruz. O da yok” ifadelerini kullandı. Gürsel Uzun’un geçmişte TÜK’te yaşanan süreci hatırlatan Çeteresi, “Gürsel Uzun önce TÜK’ü batırdı, şimdi sırada KIB-TEK’te” dedi.

El-Sen’in eylemlerinin her zaman yanında olacaklarını vurgulayan Çeteresi, “Biz siyaset yapmıyoruz. Biz bu ülkeyi sevenleriz. Artık yeter. Memleketi batırdılar. Bir an önce çekip gitsinler” şeklinde konuştu.

Haberler Haberleri