Muhabir – Sonay Demirpençe
Kendimi tek kelimeyle tanımlayacak olsam… Mücadeleci.
Şu an yaptığım işi yapmasaydım… Zor bir soru, aklımda birden fazla fikir var aslında, fakat bir tanesini seçecek olsam uluslararası ilişkiler yapardım.
Gündemimi en çok meşgul eden şey ya da konu… Engelli ve insan hakları. Bu toplumda engellilerinde tüm imkanlarla yer alabilmesi, bunu ne şekilde sağlayabilirim, neler yapabilirim. Ve insan haklarının hangi dil, hangi din ve ırktan olursa olsun insanlarca ulaşılabilir olması ve bu hakların her kesimlere ayrım gözetmeden sağlanması.
Kayıtsız kalamadığım şey… Burada da yine birden fazla cevabım olabilir dürüst olmak gerekirse. Bir şey seçecek olsam adaletsizlik.
En büyük pişmanlığım… Geçmişte bazı fırsatları bilerek ya da bilmeyerek geri çevirmek, kullanmamak.
En büyük sevincim… Birçok ayrı durumda anda sevindim, seçmek çok zor açıkçası. Üniversite mezuniyetim olabilir belki.
Hayatımın dönüm noktası… Bu konuda sayfalarca yazabilirim belki de ancak kısaca ilkokul zamanlarımda beni engelimden ötürü hiç bir okul kabul etmezken bana şans verip bana güvenen ilkokul müdiremiz Judith Green ile tanışmam olmuştur. Beni o dönem okula kabul etmesi sayesinde bugün geldiğim noktanın temelleri atılmıştı. Kendisiyle bunca zaman iletişimimiz hiç kopmadı ve bunun içinde çok mutluyum.
Beni en çok etkileyen yazar… İnanılmaz çok kitap okuyan ve okumayı seven biriyim. Herkesin bir tane etkilendiği yazar vardır fakat ben sorunun dışına çıkarak üç yazar vereceğim. Birincisi Charles Dickens, ikincisi Antoni Doer, ve tToşikazu Kavaguchi diyebilirim. Bu üç yazarında kitapları bana çok şey kattı. Tabii ki daha onlarca yazar, görüş ve yüzlerce kitap söyleyebilirim. Şimdilik bu üçüyle yetinelim.
Başucumdaki kitap… Ben pek fiziksel kitap taşıyan biri değilim, dijital kütüphanem hali ile bayağı kalabalık. Soruya dönecek olursak tam başucumda olmasa da baş ucu kitabı olarak düşünebileceğimiz kitaplarımdan biri olarak Şeker Portakalı kitabını söyleyebilirim.
En keyif aldığım müzik… Burada müzik türü olarak kelt pop ve rönesans pop diyebilirim, bir şarkı olarak ta Cartouche Blackmore’s night grubundan. Tabii ki Kıbrıs ve dünyanın başka birçok ülkesinden ve yerinden daha nice müzik türleri ve şarkıları da dinliyorum.
En son izlediğim film… Açıkçası şuan aklıma gelmiyor, görme engelli olduğumdan ötürü filmden ziyade kitaplara odaklı yaşıyorum. Kitapların betimleme yeteneği çok daha iyi olduğundan ötürü, fakat genelde sesli betimleme seçeneği sunan filmleri tercih ediyorum. Betimleme seçeneği olmayan filmlerde konuşmalardan seslerden ve az olan görmem sonucu ne kadar takip edebilirsem, ya da benimle beraber filmi izleyen kişiden zaman zaman sahneyi betimlemesini istemem gerekiyor.
Kendim için aldığım son şey… Tişört.
Dolabımdaki en gereksiz şey… Giymediğim kıyafetler.
Benim için alınabilecek en güzel hediye… Beni seven, bana değer veren benimde sevdiğim, değer verdiğim biriyle geçireceğimiz kaliteli bir zaman.
Kendimle ilgili değiştirmek istediğim şey… Çok detaycı olmam. Bu özelliğimi değiştirmek isterdim, yani en azından daha az detaycı olabilmeği isterdim.
Kendimde beğendiğim özellik… Kendimde beğendiğim özelliğim özgüvenim.
Olmasa da olur… Şapka.
Olmazsa olmaz… Telefon.
En iyi yaptığım yemek… Tost.
Hayalimdeki dünya… Hiçbir insanın bir farklılığı sebebiyle dil, din, ırk, engelli ve düşünceleri sebebi ile dışlanmadığı, ayrımcılığa, zorbalığa, istismara ve benzeri durumlara maruz kalmadığı, barışçıl bir dünya.
Aşk benim için… İki beden ve ruhun, her koşulda birbirine yoldaşlık etmesi, birlikte büyümesi, gelişmesidir.
En çok tanışmak istediğim kişi... Burada yine birden fazla kişiyle tanışmak isterdim. Bunlardan ikisi benim alanımdan psikolog ve psikanalist Sigmund Freud ve Jin Piyage.
Görmek istediğim yer… İskandinav mitolojisi ve şiirlerinden ötürü Edda Dağı.
Mutlaka yapmak istediğim… Norveç’te yaz gün dönümünü ve ateş festivalini kutlayıp katılmak.
Son olarak söylemek istediklerim... Bir hayaliniz var ise mutlaka peşinden gitmeye çalışın. Eğer bir zorlukla, engelle karşılaşırsanız sakın pes etmeyin, mutlaka hedefinize ulaşmanın bir yolu vardır. Daha kapsayıcı, birbirimizi kucaklayıcı ve insanı insan olduğu için göreceğimiz günler dileklerimle. Tüm okuyucularımıza ayırdıkları zaman için ve size de beni konuk ettiğiniz için çok teşekkür ederim.