Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin 9-11 Haziran 2026 tarihlerinde mülkiyet konusunu ele aldığı toplantıda alınan karara ilişkin kişisel sosyal medya hesabından önemli açıklamalarda bulundu. Erhürman, Sekretarya’ya AİHM’nin 2001 tarihli kararının yorumuna yönelik taslak çalışma yetkisi veren kararın tamamen "prosedürel" olduğunu vurgulayarak, bu durumun Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) etkililiğini asla sorgulatmayacağını belirtti.
"Karar içeriğe yönelik argümanlarımıza halel getirmez"
Erhürman, Delegeler Komitesi’nin kararın yorumundan kaynaklanan bir zorluk nedeniyle icranın engellendiği yönünde bir hüküm kurmadığına dikkat çekti. Alınan kararın esasa yönelik haklara zarar vermediğini ifade eden Erhürman, "Bu karar, mülkiyet ile ilgili içeriğe yönelik argümanlarımıza halel getirecek nitelikte olmadığı gibi, AİHM'den konuyla ilgili yorum istenilmesi anlamına da gelmemektedir" dedi.
"Haziran 2027’ye kadar hukuki pozisyonumuzu anlatmaya devam edeceğiz"
Oylama sürecine ilişkin detaylar paylaşan Erhürman, Sekretarya’nın yetkilendirilmesinin salt çoğunluk civarında gerçekleştiğini, ancak Haziran 2027’de AİHM’den resmi bir yorum istenebilmesi için en az 31 üyenin (nitelikli çoğunluk) oyunun gerekeceğini hatırlattı. Erhürman, oylamada bu çoğunluğun içinde olan bazı ülkelerin farklı karar tasarılarının her ikisine birden oy verdiğine de işaret ederek, "Konunun yeniden görüşüleceği Haziran 2027 tarihindeki toplantıya kadar Üye Devletler nezdinde yapacağımız girişimlerle hukuki pozisyonumuzu anlatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Kapsamlı çözüm vurgusu
Taşınmaz Mal Komisyonu’nun AİHM tarafından etkili bir iç hukuk mekanizması olarak kabul edildiğini ve bu kararla KKTC’deki mülkiyet rejiminde olumsuz bir değişiklik yaşanmadığını yineleyen Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs’ta mülkiyet sorununun tam anlamıyla çözümünün ancak Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüyle mümkün olabileceğini belirtti. Kıbrıs Türk tarafının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin gerek Annan Planı döneminde gerekse Crans-Montana’da bu doğrultuda yoğun çaba sarf ettiğinin uluslararası toplumca bilindiğini kaydeden Erhürman, hem Kuzey’deki hem de Güney’deki mülkiyet uygulamaları konusunda hukuki ve diplomatik çabaların artarak devam edeceğini sözlerine ekledi.