Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu tarafından Meclis’e sunulan ve bugün ivedilik talebiyle Genel Kurul gündemine getirilen Seçim ve Halkoylaması Değişiklik Yasa Tasarısı, seçimlerin en büyük güvencesi olan sandık güvenliğini açıkça tehdit ediyor.
Hükümetin Meclis Genel Kurulu’na ivedilikle getirdiği ve oy çokluğuyla ivediliğini kabul ettiği yeni yasa tasarısı, demokratik seçim süreçlerinin temel taşı olan sandık güvenliğini ve şeffaflığı sarsma ihtimali bulunan, tehlikeli düzenlemeler içeriyor.
Kamuoyunda ve muhalefette büyük endişe yaratan tasarı, seçimlerin tarafsızlığına gölge düşürebilecek adımlar barındırıyor.
Sandık başkanlığında "kamu görevlisi" güvencesi kaldırılıyor
Tasarının en çok tepki çeken ve sandık güvenliğini doğrudan hedef alan maddesi, Sandık Kurulu Başkanlarının belirlenme kriteriyle ilgili.
Mevcut yasada sandık başkanlarının tarafsız ve hesap verebilir olması adına getirilen “kamu görevlisi olması” zorunluluğu tamamen ortadan kaldırılıyor.
Bu zorunluluğun kaldırılması, sandıkların yönetiminin liyakat ve tarafsızlık ilkelerinden uzaklaşarak siyasi müdahalelere ve partizan görevlendirmelere açık hale gelmesi riskini doğuruyor.
Seçmenin iradesinin namusu sayılan sandıkların, kamu güvencesi olmayan kişilere teslim edilmek istenmesi sandık güvenliğini açıkça tehlikeye atıyor.
Yasak delen anketlere af gibi hafifletme
Tasarının dikkat çeken bir diğer tehlikeli maddesi ise seçim yasaklarını ihlal edenlerle ilgili.
Seçim yasakları döneminde manipülasyonu engellemek adına uygulanan anket yayınlama cezalarının hafifletilmesi isteniyor.
Seçim suçlarında zaman aşımı kaldırılıyor
Tasarıyla getirilmek istenen bir diğer değişiklik ise seçim suçlarına yönelik dava açma süre sınırının tamamen ortadan kaldırılması.
İlk bakışta suçun takibi gibi görünse de, seçim süreçlerinin hukuki bir kesinlik ve takvim içinde netleşmesi ilkesine aykırı olan bu düzenleme, seçim sonuçları üzerinde ucu açık bir hukuki baskı ve belirsizlik yaratma potansiyeli taşıyor.
CTP lideri İncirli:
“Sandık güvenliği tehlikeye atılıyor”
Söz konusu değişiklik talebiyle ilgili Mecliste konuşan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, "Sandık güvenliği tehlikeye atılıyor" dedi.
İncirli, seçim güvenliğinin eksiksiz sağlanması için bu işlerin sulandırılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Seçim yasağı döneminde anket yayınlayanlara yönelik cezaların para cezasına çevrilerek hafifletilmeye çalışıldığını söyleyen İncirli, "Anket yayınlamak seçime müdahale anlamı taşır. 'Yayınlansın anketler, öderiz parasını gereğini yaparız' dediniz. Bu kadar da alçalmamak lazım" ifadelerini kullandı.
İncirli, mevcut yasada seçim sonuçlarının sonsuza dek tartışılmaması için kamu davası açma sürelerinin (12 ay ile) sınırlandırılmış olduğunu belirtti.
Hükümetin, 3 yıl ve daha fazla hapis cezası gerektiren seçim suçlarında süre sınırını kaldırmak istediğini ifade eden İncirli, amacın ne olduğunu şu sözlerle sorguladı:
"Birden çok seçim yenilgisi alacaksınız, bu seçim yenilgisini şimdiden hazmetmeyeceğinizi ve tartışma konusu etme niyetinizi apaçık söylüyorsunuz."