Akansoy: Bu basiretsizliğin arkasında durmayacağız

Akansoy,  limanda emeklilik yaşı ile ilgili atılan adımı “sorunların ötelenmesi, uzatılması, hükümetin limana gerekli önemi vermemesi” olarak değerlendirdiklerine dikkat çekerek “Bunun kabul edilemez olduğunu belirtmek isterim.” dedi.

CTP Milletvekili Asım Akansoy Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada 65 olan liman işçilerinin emeklilik yaşının 68’e çıkarılmasıyla ilgili hükümet yetkililerine soru sordu, "Orada zaten bir problem mevcuttur. Bu yaraya bir çare üretmemiz gerekmektedir. Şimdi de 66 değil 68 yaş diyorsunuz. Biz bu üç yıl konusuna sıcak bakmamaktayız" dedi.

Akansoy,  limanda emeklilik yaşı ile ilgili atılan adımı “sorunların ötelenmesi, uzatılması, hükümetin limana gerekli önemi vermemesi” olarak değerlendirdiklerine dikkat çekerek “Bunun kabul edilemez olduğunu belirtmek isterim.” dedi.

"Otorite sorunu var, limanda kaos"

Mağusa Limanı’nda otorite sorunu olduğuna dikkat çeken Akansoy “Liman kaos içerisinde. Yönetsel sorunlar ve kirlilikle karşı karşıya. Oradaki yük boşaltma işlemlerinden dolayı Mağusalılar zehirleniyor. Hastalık yayıldı Mağusa’ya. Orası ötelenebilecek bir alan değil” dedi.

Akansoy’un konuşması şöyle: “Geçtiğimiz hafta görüştüğümüz bu konu bir hafta aradan sonra değiştirilerek tekrardan Genel Kurula geldi. Biz geçtiğimiz hafta yaptığımız tartışmalarda 65 yaşın 66 yaşa çıkarılmasıyla ilgili olarak Sayın Bakanla çeşitli değerlendirmeler yapmış ve Sayın Bakan bize çok açık ve net şekilde bir yıllık bir süreye ihtiyaçları olduğunu ve bu bir yıllık süre sonunda gerekli adımları rahat rahat atabileceklerini ifade etti. Bu konuyla ilgili tutanaklar ortada. Ben sabah tekrar okudum. Sayın Bakanın çok net ifadeleri var. Bu bir yıllık sürenin bile yaratacağı anomalileri ortaya koymuştuk. Dedik ki 65 yaş olan liman işçileri şirketi ortaklarının emeklilik yaş haddinin 66’ya çıkarılması geçmişte emekli olan kişiler açısından ciddi bir problem oluşturmaktadır. Bir adaletsizlik yaratmaktadır. Dolayısı ile bu bir yıllık süre bile bizim için sıkıntılıdır. Zaten Mağusa Limanı’nın bundan sonra nasıl şekilleneceğine, nasıl bir modele oturtulacağına dair net bir görüş olmadığına göre bu konuyla ilgili ciddi hassasiyetler içerisinde olduğumuzu ifade etmiş ve bu bir yıllık süreyle ilgili bile tamam demiştik. Günün sonunda bu bir yıllık çalışma tamamlanır ve yola çıkılır.”

Limandaki sorunlar öteleniyor

“Liman işçileri şirketi ilk kurulduğunda 285 kişiyle başlayan bir kapasiteyle çalışıyorlardı ve oldukça da verimli çalışıyorlardı. Bu zaman zarfında liman işçilerinin biraz da hükümetlerin bu alandaki yeterli inisiyatifi almamalarından dolayı bu ortaklar 285’ten 4’e 5’e düşmüştür. Bu kişiler kendi yanlarında gündelikçi işçiler çalıştırmaktadır. Yaklaşık 150 kişiyi buluyor diye biliyorum. Orada zaten bir problem mevcuttur. Bu yaraya bir çare üretmemiz gerekmektedir. Şimdi de 66 değil 68 yaş diyorsunuz. Biz bu üç yıl konusuna sıcak bakmamaktayız. Bunu limandaki sorunların ötelenmesi, uzatılması, hükümetin limana gerekli önemi vermemesi olarak değerlendirmekteyiz. Bunu kabul edilemez olduğunu belirtmek isterim.”

Önce otorite ve çevre sorununu çözün

“Mağusa Limanı’nda otorite sorunu var. Liman kaos içerisinde. Yönetsel sorunlar ve kirlilikle karşı karşıya. Oradaki yük boşaltma işlemlerinden dolayı Mağusalılar zehirleniyor. Hastalık yayıldı Mağusa’ya. Orası ötelenebilecek bir alan değil. Orası bizim uluslararası alana ticaret yaptığımızdan dolayı çok önemli. Mutlaka paydaşlarla görüşülerek adım atılmalı. Orada faaliyet gösteren çok ciddi ekonomik aktörler var. Mağusa Limanı’nı eğer doğru yola sokacaksak önce otorite ve çevre sorununu ortadan kaldırmak gerekiyor. Ve o model üzerinden kamu yararını gözeten bir model üretmek görevimizdir. ‘Kamu kaynakları yetersizdir, bütçemizde bu konuya yönelecek bir kaynak yoktur’ gerekçesi kabul edilebilir değildir. Öncelikle Mağusa Limanı’nın yönetsel sorunlarının çözülmesi ve ardından kendi kendini yönetecek kapasiteye gelmesi gerekmektedir. Limanlar otoritesinin tesis edilmesi için hükümet otoritesine ihtiyaç vardır. Böyle zaman kaybına yol açacak sürüklenmelere gerçekten ihtiyaç yoktur. Bu nedenle ‘4 kişinin emeklilik yaş haddini biz 65’ten 68’e çıkararak oradaki sistemi 3 yıl daha bir bilinmeze doğru itiyoruz’ demektir. Burada Sayın Bakanın ortaya koyduğu taahhütler vardır. Bizim de bu öneriler arasında tartışılabilir bulduğumuz bir deniz müsteşarlığı meselesi de vardır. Buna oldukça yapıcı yaklaşmaktayız ancak bu var olan durumun sürdürülemezliği üzerinden 3 yıl daha zaman kaybetmek bizim için kabul edilebilir değildir. Komitedeki arkadaşımız da bu konuya güçlü bir vurgu yapmış ve bunun kabul edilemeyeceğini ortaya koymuştur. Biz CTP olarak bu denli bir gecikmenin bu denli bir basiretsizliğin arkasında olmayacağız ve bu yasa önerisine oyumuz olumsuz olacaktır.”


K.T. Liman İşçileri Şirketi (Değişiklik) Yasa Tasarısı onaylandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Kıbrıs Türk Liman İşçileri Şirketi (Değişiklik) Yasa Tasarısını oyçokluğuyla onayladı. 

Genel Kurul’da İç tüzüğün 62. maddesine göre yapılan konuşmalar ardından, Dilekçe ve Ombudsman Komitesi’nin, “Sayın Mehmet Ümit Bahşi'nin başvurusu üzerine hazırlanan denetçi raporu”na ilişkin raporu okundu. 
Genel Kurulda daha sonra, Kıbrıs Türk Liman İşçileri Şirketi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ele alındı.

 

Gündüz: "Mağusa Limanı gelişen denizcilik sektörüne hizmet verecek bir düzeyde değil"

UBP Milletvekili Menteş Gündüz, yaş değişikliğindeki temel düşüncenin önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle zaman kazanmak olduğunu ifade ederek, şirkette özelleştirilme yapılıp yapılmayacağının araştırılması için süre kazanmanın amaçlandığını söyledi.  

Liman işçilerinin yaşının 66’ya gelmiş olması nedeniyle süreç içinde oluşabilecek kaosu ortadan kaldırmak amacıyla bu yaşın 68’e yükseltilmesinin düşünüldüğünü, burada art niyet olmadığını vurguladı. 

Gelinen aşamada, Mağusa Limanı’nın gelişen denizcilik sektörüne hizmet verecek bir düzeyde olmadığını belirten Gündüz, bunun Mağusa Limanı’nın kapatılacağı anlamına gelmediğini söyledi.

Menteş Gündüz, “Bugün artık Mağusa Limanı tekerlek yüke bile cevap veremiyor. Şu anda konteyner yerleştirecek alanımız bile yok. Yük limanının kaydırılması gerekiyor” dedi.

 

Arıklı: “Yapamayacağınız şeyi niye protokole koyuyorsunuz?”

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, Liman işçileri şirketinin imtiyaz hakkının kaldırılmasını, TC ile imzalanan protokolde en önemli maddelerden biri olduğunu söyledi. 

Liman işçileri şirketinin imtiyazının bilinmeyen bir nedenle 1 yıl daha uzatılmasını öngören bir çalışmayla yaş sınırının 68’e çıkarıldığını anımsatan Arıklı,  protokolde yer alan çalışmanın yapılmadığının görüldüğünü kaydetti. 

Bunun neden ötelendiğini ve ekonomik protokolün öngördüğü maddenin yerine getirilmediğini soran Arıklı, protokole göre Kasım ayı sonunda teknik şartnamesi hazır olması gereken özelleştirme ihalesini de sorarak, “Yapamayacağınız şeyi niye protokole koyuyorsunuz”  dedi. 

 

Denktaş: "Mağusa Limanı'ndaki çevre kirliliği oradaki okulu ve halkı etkiliyor"

DP Milletvekili Serdar Denktaş da, yıllardır çözülemeyen iki konun Kıbrıs konusu ve Mağusa Limanı konusu olduğuna işaret ederek, burada şirket veya sendikadan emekli olacak birinin yaşının ne olacağının devleti ilgilendirmediğini, burada imtiyazın kaldırılması gerektiğini veya devlete gelir sağlayacak bir durumsa limana harcanabileceğini kaydetti. 

Denktaş, limanda büyük bir çevre kirliliği bulunduğunu, bu konuda talimat verdiğini ancak takip edecek ömürlerinin yetmediğini ifade ederek, çevre kirliliğinin oradaki okulu ve Mağusa halkını etkilediğini kaydetti. 

Mağusa Limanı’nda imtiyazın kaldırılması ve buradaki şirketi özel kabul edip, liberalleşmeye gidilmesi gerektiğini anlatan Denktaş, buradaki çalışan yaşının neden büyütülmeye çalışıldığını anlamadığını söyledi. Denktaş, “İlk önce bunun ne olduğun ortaya koymak lazım. KİT ise KİT, sendikaysa sendika, şirketse şirket olduğunu ortaya koymak gerekiyor” dedi.  

Denktaş, ivediliğine olumlu oy kullanacaklarını ancak yasa tasarısına ret oyu kullanacaklarını söyledi.

 

Atakan: "Mağusa Limanı’nda yıllardır hiçbir şekilde ilerleme sağlanmadı"

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan da, hassasiyetleri saygı ve anlayışla karşıladığını, burada Türkiye ile birlikte hareket edildiğini ve çalışmaların protokole uygun yürütüldüğünü söyledi. Atakan, buradaki düzenlemenin liman işçileriyle birlikte yapıldığını ve imtiyaz bulunmadığını, kaldırılacağını anlattı. 

Atakan, burada sağlıklı bir yapı oluşturulamadığını, ne olduğu belli olmayan bir yapı bulunduğunu ifade ederek,

“Ülkedeki pahalılığın sorumlularından bir tanesi de bu yapıdır” dedi. 
Dolayısıyla bu çerçevedeki çalışmanın bir “basiretsizlik” olmadığını ifade eden Atakan, limanda uluslararası bir ihaleye çıkılabilecek duruma geldiklerini söyledi. Mağusa Limanı’nda yıllardır hiçbir şekilde ilerleme sağlanamadığını, limanlar dairesi yapısının liman kadar kötü durumda olduğunu söyleyen Atakan, limanın daha güçlü bir yapıya getirilmesi için birlikte çalışmanın önemine işaret etti. 

Atakan, Mağusa Limanı’nda esas amacın buradaki yük limanının taşınması ve limanın sadece turist amaçlı kullanılması olduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından tasarının madde madde görüşülmesine geçildi. Tasarı oyçokluğuyla kabul edildi. 
Genel Kurul’da daha sonra bir daha görüşülmek üzere komiteye geri verilen Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasa Tasarısı ile Organize Sanayi Bölgeleri (Değişiklik) Yasa Önerisinin üçüncü görüşmesi yapıldı ve yasa tasarısıyla yasa önerisi oybirliğiyle onaylandı. 

İlgili Haberler

Haberler Haberleri