"Açılığın, savaşların olmadığı bir dünya hayal ediyorum"

Portre / Naciye Aşıksoy

Muhabir:  Sonay Demirpençe

Kendimi tek kelime ile tanımlayacak olsam…  “Neşeli” olarak tanımlardım. Gülmeyi çok seven, pozitif birisiyim ve etrafımdan sürekli güler yüzlü olduğumla alakalı çok güzel yorumlar alıyorum.

Şu an yaptığım işi yapmasaydım... Büyük ihtimalle parfümle alakalı bir mesleğe adım atardım. Güzel kokular küçüklüğümden beridir son derece dikkatimi çekiyor. Bir parfümün içeriğini incelemekten çok hoşlanırım.

Benim gündemimi en fazla meşgul eden…  Kesinlikle müzik. İngilizce öğretmenliği zaten ana mesleğim olduğundan dolayı hep gündemimde. Bunun dışında vaktimin büyük bir bölümünü müziğe harcamayı tercih ediyorum. Şarkı çıkarma, sahneye hazırlanma gibi süreçler bana çok heyecan veriyor. Hiçbir yere hazırlanmasam bile evde sürekli olarak şarkı söylemek bana inanılmaz güzel bir enerji veriyor. Günün yorgunluğunu bu şekilde atıyorum diyebilirim.

Kayıtsız kalamadığım şey… Konu ne olursa olsun birilerini ezmeye çalışan insanlar. Hepimiz insanız ve farklı hayatlar yaşıyoruz. Yarın kimin ne durumda olacağı belli değil. Hiçbir şeyin garantisi yok bu hayatta. En sevdiğim cümlelerden biri “ne oldum değil, ne olacağım demeli”.

En büyük pişmanlığım…  Bir pişmanlığım olduğunu söyleyemem. Yaptığım her doğru da, her yanlış da bugünkü beni oluşturan en temel noktalar. Yapılan hayatlardan ders alıp kenini geliştirmek bence büyük bir artı.

En büyük sevincim… Ailem. Aile kavramına çok önem veriyorum. Sevdiklerimle vakit geçirmek, onların her zaman, her koşulda yanımda olacaklarını bilmek benim en büyük şansım.

Hayatımın dönüm noktası… İlkokul 3. Sınıfta ilk kez sahnede solistlik yaptığım gündü. O günden sonra şarkı söylemeyi bırakamayacağımı anlamıştım.

Beni en çok etkileyen yazar… Tek bir yazar yok tabii ki ama beni ilk etkileyen yazardan bahsedecek olursam Gary Chapman. Beş Sevgi Dili kitabı beni çok etkilemişti. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ben sanırım lise son sınıfken okumuşum.

Başucumdaki kitap... Doğan Cüceloğlu – “Öğretmenim bir bakar mısın?” Bu kitap her öğretmenin okuması gereken bir kitap bence. Bir öğretmenin küçücük bir hareketinin bile çocukar üzerindeki dev etkilerini anlatıyor. Bunları öğrencilerin ağızlarından okumak da bir o kadar derinden etkiliyor insanı.

En keyif aldığım müzik..  Bu sanırım en zorlandığım soru oldu. Bu aralar yine yeniden Still Got the Blues’a kafayı takmış durumdayım. Eski şarkılar bana daha sıcak hisler veriyor.

En son izlediğim film… “The Woman in Cabin 10”. Bir sonraki adımı tahmin edemeyeceğim filmleri izlemeyi çok seviyorum. Bulmaca çözüyormuşum gibi geliyor.

Kendim için son aldığım şey… Fotoğraf makinesi! Fotoğraf ve video çekmeye bayılırım. Anılarımı kayıt altına alıyormuşum gibi geliyor ve sonradan da yüzümde hep bir tebessümle izliyorum hepsini.

Dolabımdaki en gereksiz şey…  Kişisel dolabımda olmasa da evde olan en garip şey dondurma yapma makinesi olabilir. Alındığından beri bir defa kullanıldı ve sonuç çok kötü olduğu için bir daha kullanılamadı :D

Benim için alınabilecek en güzel hediye… Manevi ya da beklenmedik sürpriz hediyeler. Bir anısı olan, daha önce görüp beğendiğim şeyleri hediye olarak almak çok mutlu eder beni. Mesela anısı olan bir çorap, anahtarlık, çiçek olabilir. Kırmızı gül ve beyaz zambak çok severim.

Kendimle ilgili değiştirmek istediğim şey…  Yüz ifadelerim olabilir. Mesela yüzüme bakarak çok rahat o ortamdan memnun olup olmadığımı anlayabilirsiniz. Bunu biraz daha saklayabilmeyi dilerdim.

Kendimde beğendiğim özellik… İnsan gözlemimin iyi olması. Yeni girdiğim bir ortamda genelde fazla konuşkan değilimdir. Mesela genelde bir kişiyle alakalı kötü bir hissim varsa, zaman içerisinde bunu destekleyecek bir harekette bulunur.

Olmasa da olur… Lüks bir hayat, inanılmaz pahalı arabalar, evler...

Olmazsa olmaz… Sevdiğim kişiler.

En iyi yaptığım yemek… Sanırım sütlü tavuk ve soslu makarna. Kişisel favori yemeklerim arasında bu ikili, hem pretik hem lezzetli. Ne zaman yapsam da herkes tarafından beğenilerek yeniyorlar. Meyhane pilavı dediğimiz salçalı biberli bulgur pilavımı da yiyenler cidden beğenerek yiyor.

Hayalimdeki dünya… Açlığın, savaşların olmadığı bir dünya. Hayat bence insanların canlarıyla oynamak için çok kısa.

Aşk benim için… Yaşayana kadar var olduğuna inanmadığım bir duyguydu. Tarif etmesi güç, en güzel hiserin toplamı diyebiliriz. Aşık olduğunda insan bence kendini bile tanıyamıyor. Cıvıl cıvıl bir duygu.

Onunla çok tanışmayı isterdim… Atatürk. Tanışmayı geçtim, aynı devirde yaşabilmek bile yeterdi...

Görmek istediğim yer… Dünya turu yapmak zaten en büyük hayallerimden ama bu ara en ilgimi çeken yer Prag. Daha önce gitmediğim fakat en yakın zamanda gitmeyi istediğim bir yer.

Mutlaka yapmak istediğim.. Kesinlikle dünya turu, gidebildiğim kadar yere gidip görebildiğim kadar yer görmek.

Son olarak söylemek istediklerim... Çok keyifli bir röportajdı. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Yakında yepyeni projelerim olacak. Siz dinleyicilerimle yeniden buluşmak için sabırsızlıkla bekliyorum!!

Haberler Haberleri

“Sonuç alana kadar grevdeyiz”