“23 ülkeden turist geliyordu, bugün yerli pazara kaldık”

Turizm sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimiyle dikkat çeken Olive Tree Otel Direktörü Erhan Özerden, hem otelin kuruluş hikâyesini hem de Kıbrıs’ın kuzeyinde turizmin geldiği noktayı YENİDÜZEN’e anlattı.

Berivan BABAHAN

Turizm sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimiyle dikkat çeken Olive Tree Otel Direktörü Erhan Özerden, hem otelin kuruluş hikâyesini hem de Kıbrıs’ın kuzeyinde turizmin geldiği noktayı YENİDÜZEN’e anlattı. Olive Tree’nin kendisi için “ilk göz ağrısı” olduğunu söyleyen Özerden, turizmin plansızlık, altyapı eksiklikleri ve “casino adası” algısı nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadığını vurguladı.

1990 yılında kapılarını açan Olive Tree Otel’de ön büro müdürü olarak göreve başladığını anlatan Özerden, yıllar sonra sekiz kişilik bir ekiple oteli yeniden ayağa kaldırdıklarını söyledi. Misafirlerine aile ortamı sunmayı hedeflediklerini belirten Özerden, otelde çocuk etkinliklerinden gala gecelerine, düğün ve organizasyonlardan günübirlik hizmetlere kadar geniş bir yelpazede faaliyet yürüttüklerini ifade etti.

Turizm sektörünün en büyük sorunlarından birinin pazar çeşitliliğinin sağlanamaması olduğunu dile getiren Özerden, geçmişte Avrupa’nın 23 farklı ülkesinden turist ağırladıklarını ancak bugün daha çok Türkiye ve yerli pazara kaldıklarını kaydetti. KKTC’nin yalnızca casino ile anılan bir destinasyona dönüştüğünü söyleyen Özerden, bu algının alternatif turizmin gelişmesini engellediğini belirtti.

Altyapı eksiklikleri, yüksek maliyetler ve plansızlığın sektörü olumsuz etkilediğini kaydeden Özerden, “Misafirlerimizin yolda yürüyecek kaldırım bile bulamadığı yerde turizmi canlandırmak zor” dedi. Özerden, turizmin yeniden ayağa kalkabilmesi için kısa vadeli değil, gelecek 20 yılı kapsayan planlamalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.

“Olive Tree benim her zaman ilk göz ağrımdı”

Olive Tree Otel Direktörü Erhan Özerden, otelin 1990 yılında Nobel Hotel Zincir Grubu adı altında, Fehim Nevzat ile Bilge Nevzat Nadir öncülüğünde faaliyete başladığını anlattı. Açılıştan iki ay sonra ön büro müdürü olarak göreve başladığını söyleyen Özerden, 1996 yılına kadar otelde görev yaptığını belirtti.

Nadir ailesinde yaşanan sıkıntıların ardından otelin Dedeman Grubu’na satıldığını ifade eden Özerden, daha sonra meslek hayatına Antalya’da devam ettiğini söyledi. Olive Tree Otel’in kendisi için “ilk göz ağrısı” olduğunu dile getiren Özerden, “Bana bu mesleği sevdiren ve aşılayan yer olduğu için hep güzel anılar ile andığım bir yerdi” dedi.

2009 yılında ülkeye dönüş yaptığını söyleyen Özerden, Olive Tree Otel’i yeniden ayağa kaldırma fikrinin o dönemde ortaya çıktığını anlattı. Otelin atıl durumda olduğunu gördüklerini belirten Özerden, sekiz kişilik bir ekiple yola çıktıklarını ve 2012 yılında oteli satın aldıklarını ifade etti.

Yaklaşık 11 aylık yatırım ve tadilat sürecinin ardından otelin yeniden hizmete kazandırıldığını söyleyen Özerden, 2012 yılından bu yana Olive Tree Otel’in direktörlüğünü yürüttüğünü kaydetti.

“Misafirlerimize aile ortamı sunuyoruz”

İş insanı Erhan Özerden, Kıbrıs’ın kuzeyinde otelciliğin 1990’lı yıllardan sonra büyük değişim yaşadığını belirterek, yüksek yıldızlı tesislerin daha çok casino odaklı misafir profiline yöneldiğini söyledi.

“Olive Tree olarak bizim buradaki en büyük hedefimiz, misafirlerimizin sadece casino ile kendisini mutlu etmek istemeyen, daha nezih bir ortamda ve kaliteli hizmet ile var olabileceğini ortaya koymaktır” diyen Özerden, bu anlayışla yola çıktıklarını ifade etti.

Otelde aile ortamı oluşturduklarını dile getiren Özerden, çalışanların büyük bölümünün uzun yıllardır birlikte görev yaptığını belirterek, “Tekrar gelen misafirlerimiz aynı çalışma ekibi ile karşılaştıklarında ayrı bir keyif aldıklarına tanık oluyoruz” dedi.

Misafirlerin aile ortamı ve şefkat içerisinde tatil yapabildiğini söyleyen Özerden, otelde büyük yüzme havuzu, kapalı havuz, zengin kahvaltı ve akşam yemeği büfeleri bulunduğunu kaydetti. Spa merkezinin de yenilendiğini belirten Özerden, ay sonunda yeni spa alanıyla hizmet vermeye başlayacaklarını söyledi.

“Havuz başı etkinliklerden aile organizasyonlarına kadar geniş hizmet sunuluyor”

Özerden, Olive Tree Otel’in yalnızca yatılı misafirlere değil, yerli halka yönelik günübirlik programlar ve organizasyonlarla da hizmet verdiğini söyledi.

Hafta sonları çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirten Özerden, özellikle pazar günleri çocuklara yönelik aktiviteler gerçekleştirdiklerini ifade etti. Özerden, “Çocuk aktivitelerinin içerisinde kaydıraklar, şişme balonlar ve yüz boyamaları gibi etkinlikler yer alıyor” dedi.

Otelde havuz başında gala yemekleri ve canlı müzik organizasyonları gerçekleştirdiklerini söyleyen Özerden, bu etkinliklerin misafirlerden yoğun ilgi gördüğünü kaydetti.

Dışarıdan gelen talepler doğrultusunda kahvaltı organizasyonları da yaptıklarını belirten Özerden, nişan, düğün ve kutlama gibi etkinliklere de ev sahipliği yaptıklarını ifade etti.

Yaz sezonunda yerli turistlere yönelik günübirlik havuz ve açık büfe hizmetleri sunacaklarını dile getiren Özerden, misafirlerin havuz, spa, sauna ve kapalı havuz hizmetlerinden yararlanabileceğini söyledi. Masaj ve hamam hizmetlerinin de sunulacağını belirten Özerden, havuz başındaki cafe barda öğle yemeği servisi yapılacağını kaydetti.

Yatılı misafirlere tam pansiyon hizmet verdiklerini ifade eden Özerden, kahvaltı ve akşam yemeklerinin açık büfe, öğle yemeklerinin ise menü üzerinden servis edildiğini söyledi.

Bayram tatiliyle birlikte mayıs ayı sonunda sezonu açacaklarını belirten Özerden, bayram haftasında bingo gecesi, gala organizasyonu ve canlı müzik etkinlikleri düzenleyeceklerini ifade ederek, “Bayramda çocuklarımızı da unutmuyoruz ve onlara eğlenceli oyunlar ve aktiviteler düzenleyeceğiz” dedi.

“Avrupa’dan 23 ülkeye ulaştık, bugün sadece Türkiye ve yerli pazara kaldık”

Özerden, turizm sektörünün en büyük sorunlarından birinin pazar çeşitliliğinin sağlanamaması olduğunu söyledi. 2009 yılında acente olarak sektöre girdiklerinde İngiltere ve Türkiye dışındaki pazarlarda yeterli verim alınamadığını belirten Özerden, Almanya pazarına yönelerek önemli bağlantılar kurduklarını ifade etti.

Hükümetin o dönem uyguladığı teşvik sistemiyle birlikte Avrupa’nın 23 farklı ülkesinden turist ağırlamaya başladıklarını anlatan Özerden, pandemi öncesine kadar Avrupalı turistlerin Kıbrıs’ın kuzeyine ciddi ilgi gösterdiğini kaydetti.

2019 yılında teşviklerin kaldırılmasıyla sektörün düşüşe geçtiğini söyleyen Özerden, pandemi ve ardından yaşanan ekonomik sıkıntılar ile savaş ortamının turizmi daha da olumsuz etkilediğini ifade etti.

“KKTC sadece casino ile anılıyor”

Artan maliyetler nedeniyle Avrupa pazarında rekabet şansının azaldığını belirten Özerden, bugün daha çok Türkiye ve yerli pazara hizmet verebildiklerini söyledi. Casinosuz işletmelerin daha fazla zorlandığını dile getiren Özerden, “Türkiye’den bakıldığında KKTC casinolar ile anılan bir destinasyon olarak akıllarda kalıyor” dedi.

Bu imajın kültürel organizasyonlar ve farklı turist gruplarını ülkeye çekme konusunda ciddi sıkıntı yarattığını vurgulayan Özerden, “Casino harici müşteri kazanmakta zorlanıyoruz. Türkiye pazarını oluşturmamız için öncelikle bu imajı ortadan kaldırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Turizm Örgütü’nü 30 yıldır kuramadık”

Turizm sektörünün yıllardır plansızlık ve altyapı eksiklikleriyle mücadele ettiğine dikkat çeken Özerden, gelmiş geçmiş hükümetlerin sektöre gereken önemi vermediğini söyledi. “Turizm sektörü olarak öncelikle hükümetlerle ve mevcut UBP-DP-YDP hükümeti ile bir türlü barışamadık” diyen Özerden, turizmin kendi kendine ilerleyen bir sektör gibi görüldüğünü ifade etti.

Turizm alanında uzun yıllardır aynı sorunların konuşulduğunu kaydeden Özerden, 1992 yılında katıldığı Otelciler Birliği toplantısında da “Turizm Örgütü kurulması” konusunun gündemde olduğunu, 2026 yılında hâlâ aynı başlığın tartışıldığını söyledi. Özerden, “Benim turizm ömrüm kadar konuşulan yapıyı 30 yıldır kuramadık” dedi.

“Pahalıyız, altyapımız yok, doğamızı koruyamadık”

Avrupa’dan turist getirmekte zorlandıklarını belirten Özerden, Kıbrıs’ın kuzeyinin artık pahalı bir destinasyon haline geldiğini söyledi. Kıbrıs Cumhuriyeti’nde, Antalya’da ve Ege bölgesindeki otellerin daha uygun fiyat sunduğunu ifade eden Özerden, “Maalesef doğamızı koruyamadık, çarpık kentleşmişiz, altyapılarımız yok” dedi.

Özerden, “Misafirlerimizin yolda yürüyecek bir kaldırım bile bulamadıkları bu dönemde üzülerek söylüyorum ki turizmi canlandırmak ne yazık ki çok da mümkün değil” ifadelerini kullandı.

“Günü değil, gelecek 20 yılı planlamamız gerekiyor”

Turizmin yeniden canlanabilmesi için eğitim ve turizm sektörlerinin öncelikli alan olarak ele alınması gerektiğini söyleyen Özerden, kısa, orta ve uzun vadeli planlamaların yapılmasının şart olduğunu vurguladı.

“Artık bugünü kurtarmak için değil, önümüzdeki beş yılı hatta sonraki yirmi yılı kurtaracak planlar yapılmalı” diyen Özerden, destinasyon markasının oluşturulması gerektiğini ve bu politikaların hükümet değişikliklerinden etkilenmeden sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Konuşmasının sonunda YENİDÜZEN’e teşekkür eden Özerden, casinosuz ve küçük otellerin yaşadığı sorunların kamuoyuna taşınmasının önemli olduğunu belirterek, dünyaya barış gelmesi temennisinde bulundu.

Özel Haber Haberleri