“2017’nin 10 ayı için ENFLASYON %11.32”

YENİDÜZEN’e konuşan Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, 2016’da toplam enflasyonun %10.2 olduğunu hatırlatarak, yıl sonunda 2017’nin enflasyon rakamlarını açıklayacaklarını belirtti 

Ödül ÂŞIK ÜLKER

   Başbakanlık Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, 2016’da toplam enflasyonun %10.2 olduğunu hatırlatarak, yıl sonunda 2017’nin enflasyon rakamlarını açıklayacaklarını belirtti.

   “Ekim ayı itibarıyla, 2017’nin ilk 10 ayı için enflasyon %11.32. 2016’da toplam enflasyon %10.2 idi, iki ay sonra 2017’nin enflasyon rakamlarını da açıklayacağız” diyen Muhtaroğlu,   Ekim ayında Kuzey Kıbrıs’ta Türkiye’de daha düşük enflasyon açıklanması konusunda da

Türkiye ile enflasyon değerlerini yıllık bazda karşılaştırdıklarını kaydetti. Ödül Muhtaroğlu, Ekim 2016-Ekim 2017 dönemi değerlendirildiğinde Kuzey Kıbrıs’taki enflasyon oranının %16.05, Türkiye’de ise %11.9 olduğunu söyledi.

   Muhtaroğlu, 2016-2018 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program’da hedeflenen %5’lik büyüme hedefine ulaşmanın uzak ihtimal olmadığını belirtti.

   Nüfus konusunda spekülasyona gerek olmadığını söyleyen Muhtaroğlu, bilimsel bir çalışma ile, 2016 yılı projeksiyon nüfusunu yaklaşık 340 bin olarak belirlediklerini, 2017 yıl sonu itibarıyla da yaklaşık 351 bin nüfus tahmin ettiklerini söyledi.

“2016 yıl sonu itibarıyla tahmini, projeksiyon nüfusu yaklaşık 340 bin olarak belirledik. Bunları aldığımız verilerle gerçeğe yakın düzeye getirmeye çalışırız, bu dejure nüfustur... Bazen 500 bin, 700 bin, 1 milyon nüfus diye söylemleri duyarız. Bunların bilimsel bir dayanağı yoktur...”

2016 yılsonu itibarıyla tahmini nüfus: yaklaşık 340 bin

  • Soru: Seçim yaklaştıkça nüfus tartışmaları da artmaya başladı. DPÖ, Aralık 2011’de bir nüfus sayımı yapmıştı. Şu anki nüfusla ilgili sizde tahmini bir rakam var mı? Nasıl hesaplıyorsunuz?
  • Muhtaroğlu: 2011’deki sayımda belirlediğimiz nüfus 286 bin 257’idi. Bu dejure olarak nitelendirilen nüfustur, bu da bir yıl ve daha uzun süre ülkede ikamet edeni kapsar. De facto nüfus da sayım günü ülkede bulunan herkesi kapsar. BM parametreleri ve literatüre göre dejure yani ikamet nüfusu kullanılır. Ülke nüfusunda zaman içinde değişmeler olur. Biz de dünyada da uygulanan, bilimsel bir çalışma olan nüfus projeksiyonu yapıyoruz. Bu çerçevede 2016 yıl sonu itibarıyla tahmini, projeksiyon nüfusu yaklaşık 340 bin olarak belirledik. Bunları aldığımız verilerle gerçeğe yakın düzeye getirmeye çalışırız, bu dejure nüfustur. Turistler, Barış Kuvvetleri askerleri buna dahil değildir. Bazen 500 bin, 700 bin, 1 milyon nüfus diye söylemleri duyarız. Bunların bilimsel bir dayanağı yoktur. Sokakların kalabalık olmasını örnek gösterirler. Lefkoşa suriçine gittiğinizde sokakları kalabalık görebilirsiniz, Lokmacı’dan binlerce turist geçer ama bunlar nüfusu temsil etmez. İngiltere, Fransa, İtalya ve İspanya Avrupa’nın en fazla turist çeken ülkeleridir ve nüfusları da 50-60 milyon civarındadır. Nüfuslarından fazla turist gelir, kimse bunu nüfusa eklemez.

     

“İki ülke arasındaki karşılaştırma değerlerini yıllık bazda yapmayı tercih ederiz. Ekim 2016-Ekim 2017’yi değerlendirdiğimizde enflasyon bizde %16.05, Türkiye’de %11.9 olmuş. Yani bizde, yıllık bazda Türkiye’den 4.15 puan daha yüksek enflasyon olmuş...”

2017 yılsonu itibarıyla tahmini nüfus: yaklaşık 351 bin

Yüksek Seçim Kurulu 230 binlik bir nüfus açıkladı, bu rakam sadece KKTC vatandaşı nüfustur. Bu sayı bizim çalışmamızdaki rakamlarla uyumludur ve örtüşmüştür. Bu konuda spekülasyona gerek yoktur, biz bilimsel bir çalışma ile tahmini sayıyı belirliyoruz. Bir dahaki nüfus sayımına kadar bu çalışma sonucunda elde ettiğimiz tahmini rakamı kullanırız. Ülkede üretilen ekmek sayısına göre nüfus bulmaya çalışanlar var. Çok değişik ekmek çeşitleri var, hangi ekmek baz alınacak. Bu bilimsel bir ölçü değildir. Elektrik ve su sayacına göre nüfus belirlemeye çalışanlar var ama bu da ölçü değil çünkü ülkemizde ikinci evler ve kira maksatlı evler var. Bu evlerde kaç kişi oturur belli değil. Nüfus konusunda bizim yaptığımız çalışmalar üzerinden konuşmak gerekir, diğerleri tamamen dayanaksızdır. 2017 yılsonu itibarıyla da yaklaşık 351 bin nüfus tahmin ediyoruz. Bu nüfusa yabancı öğrenciler ve çalışma izinli işçiler dahildir.

 

“Nüfus konusunda bizim yaptığımız çalışmalar üzerinden konuşmak gerekir, diğerleri tamamen dayanaksızdır. 2017 yılsonu itibarıyla da yaklaşık 351 bin nüfus tahmin ediyoruz”

“Eğitim harcamaları arttı”

  • Soru: Geçtiğimiz yıllarda yeni enflasyon endeksi ve sepeti için bir çalışma yapmıştınız. Daha önce kullanılanla bunun arasında nasıl benzerlikler ve farklar çıktı?
  • Muhtaroğlu: 2015 yılında, 3 bin 250 aile ile bir yıl süren Hane Halkı Bütçe Anketi yaptık. Her ay ailelerin tüketimleri hakkında bilgi aldık. Burada temel hedefimiz hayat pahalılığı endeksini ve sepetini yenilemekti. Bunun bir metodolojisi var, Avrupa’da ve Türkiye’de uygulanan bir metodoloji kullandık. Bu çalışma bilimsel bir çalışmadır. Hesaplanma şekli de web sitemizde mevcuttur. Çalışmalarımızı mesleki bağımsızlık ilkesi çerçevesinde ve şeffaf bir şekilde yürütüyoruz.
    Bir önceki hayat pahalılığı endeksini 1 Ocak 2010-31 Aralık 2016 tarihleri arasında kullanmıştık. Anket çalışmasını 2015’te yaptık, 2016’da bunun analizleri yapıldı ve 1 Ocak 2017’de yeni hayat pahalılığı endeksi ve sepetini uygulamaya başladık. Eski endekste 678 madde çeşidi vardı, yeni kullandığımız endekste 829 madde çeşidi oldu. 37 madde çeşidi sepetten çıktı, 188 yeni madde girdi. Son endekse göre ilk sırada %18.54 ile gıda ve alkolsüz içecekler var, bunu %15.84 ile ulaştırma takip eder, bunun içinde araç alımları, akaryakıt, uçak biletleri, gemi biletleri, otobüs taksi ücretleri var. Üçüncü sırada %14.61 ile su, elektrik, kira ve gazı kapsayan aylık harcamalar geliyor. Dördüncü sırada %10.39 ile yurtdışı turların, kitap, kırtasiye, sinema bileti ve bilgisayarın dahil olduğu eğlence-kültür var. Bunları %8.15 ile eğitim hizmetleri, sonrasında da %7.02 ile lokanta ve otellerdeki harcamaları takip ediyor.
    İki endekste de ilk üçte aynı harcamalar var. Diğer endekse göre ulaştırmada düşüş var. En dikkat çekici fark, eğitim hizmetlerinin oranının iki katına çıkmış olması oldu. Eski endekste %4.16 iken, %8.15’e çıktı. Dışarıda yemek yeme ve otellerdeki harcamalar da eski endekste %4.15 iken, yeni endekste %7.02 oldu. Eğitime özel okullardan dolayı daha fazla para harcamaya başladık, dışarıdan yeme alışkanlığı da arttı ve buna bağlı olarak gıda ve alkolsüz içeceklerin harcamalarında bir miktar düşüş oldu.

 

“İlerleyen aylarda özellikle döviz kaynaklı zamlar bizde de yapılabilir. Bazı eleştirileri yaparken, bekleyip görmek lazım”

“Ekim 2016-Ekim 2017 enflasyon oranı bizde %16.05, Türkiye’de %11.9”

  • Soru: Ekim ayında enflasyon oranı Türkiye’deki enflasyondan daha düşük olarak açıklandı ve çok da tepki aldı, “pek çok şey Türkiye’den gelirken, enflasyon nasıl daha düşük olur” diye.  Enflasyonun Türkiye’nin altında olmasını nasıl açıklarsınız? Yılsonunda 2017’nin enflasyon oranının ne olmasını bekliyorsunuz?
  • Muhtaroğlu: Her ay enflasyon ve hayat pahalılığı rakamlarını açıklıyoruz ve web sitemizde de kıyaslamalı olarak paylaşıyoruz. İki ülke arasındaki karşılaştırma değerlerini yıllık bazda yapmayı tercih ederiz. Ekim 2016-Ekim 2017’yi değerlendirdiğimizde enflasyon bizde %16.05, Türkiye’de %11.9 olmuş. Yani bizde, yıllık bazda Türkiye’den 4.15 puan daha yüksek enflasyon olmuş. Bir ayla değerlendirmek doğru olmaz. Ekim ayı içinde Türkiye’de akaryakıta 3 kez zam yapıldı, bizde yapılmadı. Süt ve süt ürünlerine, suya, elektriğe zam yapıldı, bizde olmadı. Türkiye’de tüp gaza %4.25 zam yapıldı ama bizde %1.55 oranında zam yapıldı. Türkiye’de doğalgaza, kömüre, oduna zam yapıldı, bizde yok. Türkiye’de bu zamlar bu aya rastlamış, elbette fazla çıkacak. Sadece bir aya bakarak yorum yapmak doğru değil. İlerleyen aylarda bazıları bize de yansıyabilir, özellikle döviz kaynaklı zamlar bizde de yapılabilir. Bazı eleştirileri yaparken, bekleyip görmek lazım. Ekim ayı itibarıyla, 2017’nin ilk 10 ayı için enflasyon %11.32. 2016’da toplam enflasyon %10.2 idi, iki ay sonra 2017’nin enflasyon rakamlarını da açıklayacağız.
    2017’nin ilk 6 ayında %7.68’lik bir hayat pahalılığı oluşmuştu. Bu, kamu görevlilerine ve kamu emeklilerinin maaşlarına yansıtılmıştı. Ocak ayında da, ikinci altı ayın hayat pahalılığı yansıtılacaktır. Temmuz-Ekim 2017 döneminde % 3.64’lük hayat pahalılığı birikti. Buna iki ay daha eklenecek ve 2017 sonunda, ikinci 6 aylık dönemin hayat pahalılığı belli olacak.

“Ekim ayı itibarıyla, 2017’nin ilk 10 ayı için enflasyon %11.32. 2016’da toplam enflasyon %10.2 idi, iki ay sonra 2017’nin enflasyon rakamlarını da açıklayacağız. 2017’nin ilk 6 ayında %7.68’lik bir hayat pahalılığı oluşmuştu”

“Döviz açığını turizm ve yükseköğrenimle dengeliyoruz”

  • Soru: İthalat ve ihracat rakamları arasındaki fark, yani dış ticaret açığının büyüdüğünü görüyoruz. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?
  • Muhtaroğlu:2016 sonu itibarıyla ithalat 1 milyar 557 milyon dolar, ihracat ise105.5 milyon dolar. Dolayısıyla yaklaşık 1 milyar 451 milyon dolarlık dış ticaret açığımız var. Bunu tamamen kapatamazsınız, birçok ülkede bu açık vardır. Ülkeler başka sektörlerden elde edilen gelirlerle bunu dengelerler. Biz de döviz açığını turizm ve yükseköğrenim gelirleriyle kapatıyoruz. Turizm net gelirleri 739.4 milyon dolar, yükseköğretim net geliri 694.8 milyon dolar. Ödemeler dengesi hesaplarında, cari işlemler dengesinde biz bu açığı kapatıyoruz. Yani turizm ve yükseköğrenim sektörlerinden gelen gelirle denge sağlanıyor, yurt dışından gelen yardımlar ve diğer gelirlerle cari işlemler dengemizde artıya geçiyoruz. Böylelikle ödemeler dengesinde sorun yaşanmamış olur. Dış ticaretten ortaya çıkan döviz açığını turizm ve yükseköğrenimle dengeliyoruz.
     
  • Soru: Geçmiş yıllara göre büyüme rakamları nelerdir?
  • Muhtaroğlu: 2016’da %3.6 oranında büyüme gerçekleşti. Sabit fiyatlar bazında ekonomide bir büyüme tespit ettik. Cari fiyatlarla, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla yaklaşık 11.6 milyar TL’ye ulaşmıştır. 2015 yılında 10.2 milyar TL idi.

“Reel büyüme hesabı enflasyon etkisinden arınmış bir işlem”

  • Soru: TL bazında bir yükselmeden bahsediyoruz ama pek çok malın fiyatının dövize endeksli olduğunu düşündüğümüzde, alım gücünde bir düşüş olduğu ve ekonomideki büyümenin insanların cebine yansımadığını söylemek doğru olmaz mı?
  • Muhtaroğlu: Ekonomideki reel büyüme hesabı enflasyon etkisinden arınmış bir işlemdir. Burada üretim artışı ve bundan sağlanan katma değer artışı ölçülür. Literatüre göre, büyümeyi sabit fiyatlarla yani enflasyondan arındırılmış fiyatlarla değerlendiririz. 2016 yılında sabit fiyatlarla %3.6’lık bir büyüme vardır ve bu bir realitedir.
    2016’da da sabit fiyatlarla %3.6’lık büyüme ile kişi başına düşen gelir 13 bin 902 dolardır. 2016 yılı büyüme rakamımız ülkedeki izolasyon ve ambargoları düşündüğümüz zaman iyi durumdadır.
     
  • Soru: 2016-2018 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programa göre reel büyümenin, 2017 ve 2018’de 5%, 2019 yılında ise 5.5% düzeyinde olması hedefleniyordu. Bu hedeflere ulaşılabilecek mi?
  • Muhtaroğlu: Son üç yıldır yaklaşık %4’lük ortalama büyüme trendinde seyrediyoruz. Dolayısıyla %5’lik büyümenin gerçekleşmesi çok da uzak bir ihtimal değildir, gerçekleşebilecek rakamlardır. %5 büyüme mümkün olabilecek bir seviyedir.

 

Röportaj Haberleri