1. YAZARLAR

  2. Halil Karapaşaoğlu

  3. Naci Talât’ın Siyasal Hayatı Gerşegden Biterdi?
Halil Karapaşaoğlu

Halil Karapaşaoğlu

YENİDÜZEN PAZAR

Naci Talât’ın Siyasal Hayatı Gerşegden Biterdi?

A+A-

Atilla Operasyonundan tam bir yıl soğra Bozkurt gazeddasının ön sayfasında “Kurucu Meclisin bir üyesi Londrada Rum gösterilerine katıldı” başlı’ıynan bir havadis yayınnanır. Londura'daki Kıbrıs Türk Cemiyeti Saray Otel'de bir basın toblantısı yapar. Basın toblantısında Kıbrıs Türk Cemiyeti Asbaşkanı Ali M. Seyfi, cemiyetin genel sekreteri Necmi Hasan, cemiyetin Gıprız'a geri dönüş komitesi başganı Derviş K. Besim katılır. Basın toblantısında Londura'da bulunan bazı Gıprızlı Türglerin Türg davasına ters düşen davranışları oldu'u belirtilir. Cemiyed başganı Seyfi, “Davamıza ters düşen bu kişiler 20—25 kişi kadardırlar. 20 Temmuz'da Türk Ordusu, Kıbrıs Türk Toplumunu Yunan zulmünden ve emperyalizminden kurtarmak için Kıbrıs’a çıktıktan sonra, Londra’daki bazı Rum kuruluşları protesto gösterileri tertiplemişlerdir. Davamıza ters düşen kişiler, Türk milletini, ordusunu ve barış harekâtını protesto eden bu gösterilere fiilen katılmışlardır. Hattâ Londra sokaklarında Rumlarla birlikte bayrak açıp yürüyen bu kişilerden birisi, bugün maalesef Kıbrıs Federe Türk Devleti Kurucu Meclis üyeleri arasında bulunmaktadır” açıglamasını yabmışdır ("Kurucu Meclisin”, 1975, syf.1).

Gipriyaga gonuşan Gıprızlıların düzenlediyi işgal garşıtı eyleme katılan kimleridi? Gazeddacılar bu soruyu Ali M. Seyfi’ye sorar ancag Ali M. Seyfi gazeddacılara bu gişilerin isimlerini vermez. Kimidi bu gişiler? Gerşegden böyle bir olay yaşandıydı? Yaşanmadıysaydı Ali M. Seyfi neçün bu açıglamayı yabdıydı?

29 Ağustos 1975 tarihli Bozkurt gazeddasında “Naci Talât, belge ve kanıt gösterilmesini istedi" deye başga bir havadis yayınnanır. İki açıglama arasında 15 gün vardır. CTP Genel Segreteri ve Kurucu Meclis Üyesi Naci Talât, ayni şekilde bir basın toplantısı yapar. Naci Talât, “Bizim, sözü edilen bu gösteriyle yakın uzak bir ilgimiz yokdur. Olamaz da. Bu tür ithamlar maksatlıdır. Amaç benim kişiliğimde partimizi ve daha geniş anlamda demokratik güçleri yıpratmak, onların mücadelelerine karşı halkta tereddüt yaratmaktır" açıglamasını yapar (“Naci Talât, belge”, 1975, syf. 1). Naci Talât açıglamasının devamında “Bu asılsız iddianın kaynağı, Londa Kıbrıs Türk Cemyeti'nin bazı üyeleridir. Belli ki bir dedikoduyu  hem de hiçbir delile dayanılmadan - gerçek olarak takdim etme uğraşı vardır. Bu uğraşı elbette Partimizin çökertilmesinden çıkar uman çevreler kışkırtmaktadır. Ancak  Londra'daki Cemiyetin bazı ileri gelenleri, önce kendi aleyhindeki ciddi iddiaları tatmin edici bir düzeyde cevaplayıp kendilerini temize çıkarsınlar, ondan sonra başkalarını lekelemeye kalkışsınlar. Ellerinde deliller, belgeler varmış. Buyursunlar göstersinler, yayınlasınlar. Madem ki politik hayatımıza son vermek istiyorlardı, bunun en emin yolu bu değil miydi?" deye gonuşmasını sonlandırır (“Naci Talât, belge”, 1975, syf. 1).

Naci Talât bu açıglamaların hebsini reddeder. Bu iki havadisi birligde düşündüyümüzde ilginç bir durum ortaya çıkar. Naci Talât’ın son cümlesi Gıprızlıca gonuşan Gıprız solunun ruh halinin özeti gibidir. Naci Talât, “Madem ki politik hayatımıza son vermek istiyorlardı, bunun en emin yolu bu değil miydi?” deye sormagdadır. Bu ne anlama gelir? 1974’den soğra oluşdurulan siyasi admosferi annamag içün ve belki da 1974’den soğra böyüne gadar ki siyasi admosferi annamag içün bu cümle çog diggad çekicidir. Talât böyle bir eyleme katılmanın bedelinin siyasi hayatını sonlandıraca’ını itiraf eder. Başga bir ifadeynan böyle bir eyleme katılannarın kuzeyde siyased yabmaya devam edmesi imkansızdır. Naci Talât’ın sözlerinden yola çıkarag düşünecegsag, Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların Türkiya’yı işgalci görmeleri, Gibriyaga gonuşan Gıprızlılar’nan Türkiya’ya garşı ortag eylemlerde bulunmaları siyasi hayadlarını sonlandıracag düzeydedir. Bu insannarımızın siyasi hayatını sonlandıracag kimdir? Bu insannarımız neler yaşamışdır ki üsdlerinde bu gadar basgı vardır?

  Naci Talât bu açıglamayı yabma gereyini neçün duymuşdur? Naci Talât bu eyleme katılmadıysaydı, neçün kamusal alanda böyle bir açıglama yabmışdır? Naci Talât bu açıglamayı yabmag içün neden 15 gün beglemişdir? Naci Talât bu 15 günün içünde neler yaşamışdır? Koloni idaresi bu açıglamayı yabması içün Naci Talât’a ve CTP’ye basgı yabmış mıdır? Bu basgılar sonucu, siyasi hayatına devam edebilmeg adına mı Naci Talât bu açıglamayı yabma zorunlulu’u duymuşdur? Bu soruların cevabları Naci Talât’ın yol arkadaşlarında saglıdır. Ancag bu açıglamanın yapılma ihtiyacı bilem bize Naci Talât ve genel olarag sol hareketin üsdündeki basgının ne gadar güşlü oldu’unu anlamamızı sa’lamagdadır.

Peki ben neçün bu durumu 51 yıl soğra sorgularım? Gıprızlıca gonuşan Gıprızlı siyasilerin, solcuların özelliynan merkez solda duran siyasilerin veya aydınnarın, dün ve böyün, Türkiya’ynan gurdugları ilişgi biçimini annamaya çalışırım. Türkiya’yı işgalci olarag gören siyasilerin seçilme şansları var mıdır? Türkiya’yı işgalci gören gişilerin sömürge parlementosuna girme şansları var mıdır? Türkiya’yı işgalci olarag gören siyasilerin Gıprız’ın kuzeyinde siyasi akıbeti ne olur? Bu sordu’um soruları tersden sorarım şimdi. Neçün süregli olarag merkez solda duran siyasilermiz Türkiya’yı işgalci olarag görmediglerni, Türkiya’nın işgalci olmadı’ını kamusal alanda süregli dile getirme ihtiyacı içündedirler? 50 yıl önce Naci Talât’ın gullandı’ı “politik hayatımıza son vermek” ifadesi bu sorunun cevabı olabilir mi?

Bu olaydan tam 5 yıl soğra 8 Mayıs 1980 tarihinde Yenidüzen gazeddası bir manşed atar. Yenidüzen gazeddasının manşetinde “BAYRAK TARTIŞMASI 1 HAZİRAN'DA UBP'YE YOL AÇMAK İÇİN BAŞLATILDI” yazmagdadır.  1 Mayıs 1980’de düzenlenen 1 Mayıs eylemlerinde DEV-İŞ’in Türg bayra’ı taşımaması gündeme getirilir. DEV-İŞ tam 7 gün soğra konuynan ilgili açıglama yabmag zorunda bırakılır. Neçün 7 gün soğra? Neçün DEV-İŞ bu konuynan ilgili açıglama yabmag zorundadır? DEV-İŞ açıglamasında "UBP'nin ve yedek güçlerinin tüm çabası Türk Bayrağına saygı yaratmak değildir. Çünkü ortada Türk Bayrağına karşı bir saygısızlık yoktur" ifadesini gullanmışdır. DEV-İŞ, 1 Mayıs’ı 2 Mayıs’a ba’layan gecede, CTP’li bazı gişilerin Kufez’de bulanan ilkokuldaki Türg bayra’ın yırddı’ı iddiası üzerine da açıglama yapar. DEV-İŞ “UBP'nin ve yedek güçlerinin CTP'yi ve diğer ilerici güçleri bayrağa saygısı olmayan örgütler olarak karalama girişimleri kendi kara yüzlerini açığa vurmaktadır” demegdedir (“BAYRAK TARTIŞMASI”, 1980, syf 1.) Bu açıglamanın yanında DEV-İŞ Genel Başganı Hasan Sarıca’nın yabdı’ı başga bir açıglama “DEV-İŞ GENEL BAŞKANI HASAN SARICA 1 MAYIS'LA İLGİLİ YALAN VE SALDIRILARI YANITLADI: DEV-İŞ Türk Bayrağı ve Ulusal Değerlere Saygılıdır” başlı’ıynan yayınnandı bu açıglama (“DEV-İŞ GENEL”, 1980, syf.1). Yenidüzen’in o günkü sayısının ön sayfası bayrag tartışmasıynan doludur. Genç siyasedcilerden Ergün Vehbi ve Şevket Rado'nun Türg bayra’nın önünde gonuşma yaparkan fotorafları yayınnanmışdır. Ne gadar ilginç deyil? 2025 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşganlı’ı seçimlerinde CTP’nin seçim toblantılarında biz bu bayrag tartışmasını gene yaşamadıg? Tufan Erhürman bu tartışmalara sosyal medya hesabından “Eskiden ‘kalabalık yok’ yalanına sarılırlardı, şimdi onu söyleyemiyorlar ya, ‘bayrak yok’ yalanına sarılmaya başladılar???? Yalan değil yanlışsa, fotoğrafın sağ tarafına bakarak yanlışlarını düzeltebilirler...”  açıglamasını yabdı (“"Erhürman’dan 'bayrak yok'”, 2025).  1980’den 2024’e 44 yıl geşdi. 1975’den 2025’e 50 yıl geşdi. Bir yandan çog şey deyişirkan bir yandan da hişbir şey deyişmedi. Sömürge parlementosunda yer almanın goşulu Gıprız’ın kuzeyindeki Türkiya’nın varlı’ına itaad edmeg, saygı duymag, Türglüg sözleşmesine olan ba’lılı’ınızı dile getirmeg midir? Yerlilerin gendi anayurdlarında gendilerni zabdedenlere süregli olarag gendilerni ısbadlamag zorunda galması, gendilerine uygulanan şiddetin ne gadar korkunş düzeyde oldu’unu gösdermegdedir.

 Pütün bunnarı neçün annadırım? Pütün bunnarı neçün kamusal alanda gonuşma ihdiyacı hissederim? Türkiya’nın Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar üzerinde inşa eddiyi basgı ve korku mekanizmalarnın gonuşulması geregdiyni düşündüyüm içün. Ben Gıprızlıyım. Gıprız benim anayurdumdur. Neçün Gıprızlılar süregli olarag Türg bayra’ına, Türkiya’ya ba’lılıglarnı, saygı duyduglarnı ısbadlamag zorundadır? Neçün bunu başga bir devlete veya bayra’a yabmazlar? Türkiya ve Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar arasındakı “hegemonya” ilişgisi başga bir deyişinan “colonial domination” ilişgisi bu örneglerde görünmegdedir. Gıprızlı aydınnar ve yurdseverler çog böyüg bir şidded sarmalının içündedir. Şiddete maruz galırkan bile u’radıgları şiddeti dile getirmezler. Gendilerine şidded uygulayanı, bunu dile getirmeyereg aglamaya çalışırlar. Bu basgılara aracı olan Gıprızlıca gonuşan Gıprız sa’ının hesab vermesi gerekir. İnsannarımıza bu şiddetin uygulanmasından zevg almag, bu şidded ilişgisinden meded ummag hangı psikolojinin ürünüdür? Bu insannar ne zaman bu hale geldi? Hangı tarihsel koşullar onnarı bu gadar gaddar ve acımasız hale getirdi?

Her sömürgeci, işgal edib sömürgeleşdirdiyi tobrag parçasına bir sözleşme dayadır. Bu sözleşme sömürgecinin fededilen tobraglarda haglarnı savunan yazılı olan veya yazılı olmayan kurallar pütünüdür. Bu sözleşmenin dışında hareked edmeye başladı’ınız zaman pütün hayatınız deyişmeye ve dönüşmeye başlar. Siz süregli olarag bu sözleşmeye ba’lı oldu’nuzu ifade edmeg ve bu sözleşmeye ba’lı galdı’ınızı ısbadlamag zorundasıñız. Böyün bile sa’cısından solcusuna medyada görünür olan her insan Gıprız sorunu gonuşuldu’unda Türkiya’ya olan ba’lılını ifade edmeg zorundadır. Neçün, hangı zorunlulugdan? Medyada görünür olmanın en önemli yolu budur. Günün sonunda medya bu şidded ilişgisinin üretildiyi bir mekanizmaya dönüşmegdedir.

 Gıprızlı ilericiler birbirlernin düşmanı deyildir. Garşımızdakı güş korkunş böyüglügdedir. Buna garşı birleşmeg ve anti kolonyal zeminde ortag mücadele vermeg zorundayıg. Bunu yapamazsag Gıprızlılara aid olan pütün siyasal yapılarımız, insannarmız tamamen Türkiyalılaşacagdır. Çünkü Türkiya ve buraya daşıdı’ı nüfus gendilerden bunu taleb edmegdedir. Sevgili okuyucu seniñ, benim ve bizim cevab vermemiz gereken bir soru var; Naci Talât’ın siyasal hayatı bu eyleme katılsaydı ve kamusal alanda katıldı’ı bilinseydi gerşegden biterdi?

Yazının seslendirilmiş hali; https://youtu.be/QtKfggROy9s

Gaynag

1-“BAYRAK TARTIŞMASI 1 HAZİRAN'DA UBP'YE YOL AÇMAK İÇİN BAŞLATILDI”. Yenidüzen. 8 Mayıs 1980.

2-“DEV-İŞ GENEL BAŞKANI HASAN SARICA 1 MAYIS'LA İLGİLİ YALAN VE SALDIRILARI YANITLADI: DEV-İŞ Türk Bayrağı ve Ulusal Değerlere Saygılıdır”. Yenidüzen. 8 Mayıs 1980.

3-"Erhürman’dan 'bayrak yok' iddialarına yanıt: Eskiden kalabalık yok derlerdi, şimdi bayrak yok diyorlar". Kıbrıs Postası.24 Eylül 2025. https://www.kibrispostasi.com/c35-KIBRIS_HABERLERI/n576253-erhurmandan-bayrak-yok-iddialarina-yanit-eskiden-kalabalik-yok-derlerdi-simdi-bayrak-yok-diyorlar

4-"Kurucu Meclisin bir üyesi Londrada Rum gösterilerine katıldı". Bozkurt. 14 Ağustos 1975.

5-“Naci Talat, belge ve kanıt gösterilmesini istedi". Bozkurt. 29 Ağustos 1975.

Bu yazı toplam 387 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar