Atanmışlığın iradesi…
9 günlük El-Sen grevi geçtiğimiz gün biterken, günlerce elektriksiz kalan bölgeler de elektriğe kavuştular.
Grev biterken El-Sen Başkanı Ahmet Tuğcu, “Başbakan’ın yanlış yönlendirildiğini” söyledi. Yani 9 gün süren grevde neredeyse her gün açıklanan Sendika’nın haklı ve yasal taleplerinin ne olduğunun Başbakan tarafından yanlış anlaşılmasının imkânı var mı?
Hiçbir şeyden haberi ve bilgisi olmayan sıradan bir vatandaş bile iş güvenliği istenmesinin KIB-TEK’in yapması gereken doğal bir şey olduğunu anlardı.
Seçime bir kala terfi ve istihdam yapılmasının yasal ve etik olmadığını da yine o sıradan vatandaş bilirken Başbakan’ın bu konuda yanlış yönlendirilmesi olabilir mi?
Başbakan olarak atanan Ünal Üstel’in sanırım ki bu taleplerin yasal ve yapılması gereken talepler olduğunu anlaması için birilerinin yönlendirmesine ihtiyacı yoktur. Eğer öyleyse, yani bu maddeleri birinin anlatması gerekiyorsa vay halimize! diyebilirim ancak.
Sonuçta Sendika Başkanı Tuğcu grevin bittiğini açıklarken, taleplerine olumlu yanıt verdiği için Başbakan’a teşekkür etmek durumunda kaldı diyebilirim.
Bu teşekkür bana ilginç geldi çünkü... Zaten oradaki gazeteci arkadaş da sordu diye duydum; Taleplerin olduğu haberleri okumadı mı, yanlış yönlendirilme olabilir mi diye…
Tuğcu, Başbakan’ın sürecin yasal olduğuna ikna edildiğini söyledi yine… Grevin bitirilmesine, taleplerinin kabul edilmesine bir zarar gelmesini önlemek ister gibi…
Ancak biz buradan sormak isteriz, anlamak isteriz yine de; Acaba diyorum Ünal Üstel Paşa Otel’de seçim vaatlerini sıralarken El-Sen üyelerinin Otel önünde “Başbakan dışarı” sloganlarını duydu da arkadaşlarına “N’oluyor yahu, konu ne?” diye sorunca mı grevden haberi oldu?
O güne kadar ne grevden ne taleplerden haberi olmadı mı? Seçim gezileri nedeniyle ülkedeki diğer olaylara kulaklarını tıkamış olabilir mi?
Sonuçta ilginç bir durum; Grevin 9. gününde Başbakan’ın grevin farkına varması, Tuğcu’nun deyimiyle “Başbakan’ın irade ortaya koyması, taleplere olumlu yanıt vermesi”nin takdir edilmesi gerçekten ilginç.
Tabii bu arada El-Sen yönetimi ve üyelerinin dirençlerini, mücadelelerini ve çok haklı grevlerini takdir etmemek mümkün değil.
***
El-Sen’in grevi biterken Kalecik’te süresiz grev başladı. Dev-İş’e bağlı Petrol İş, K-Pet’e bağlı 9 işçinin işten durdurulmalarına yönelik girişimler nedeniyle süresiz greve gitti.
Dev-İş Başkanı Semih Kolozali uzlaşıya açık olduklarını ama grev süresince bayilere akaryakıt aktarımının yapılmayacağını söyledi.
Yani akaryakıt arzı bu sürede kabaca yarı yarıya düşmüş olacak. Bir özel şirketin bayilerinde akaryakıt bulunacak, o bayilerde belki kuyruklar oluşacak.
Şimdi düşünüyorum; Bu sürede de acaba Üstel, yanlış bilgilendirilmiş olacak mı? Sonuçta irade ortaya koyup, 9 işçinin evine ekmek götürmesine izin verecek mi? Akaryakıt sıkıntısına engel olacak mı? Yoksa yine ancak “Başbakan dışarı” sloganları atılınca mı süreçten bilgisi olacak?
***
Bitmedi; Türk Maarif Koleji’nde Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası dün yaklaşık 1.5 saat grev yaptı.
Neden?
Çünkü Türkiye’den gönderilen Din Hocası 7. Sınıf öğrencilerine ölünün nasıl yıkanacağını anlatmış ve çocukların dehşet yaşamalarına neden olmuştu. Veliler tepki göstermiş, Sendika Bakanlığa şikayette bulunmuş ama Bakanlık, söz konusu öğretmeni hiçbir inceleme ve soruşturma yapmadan yine ders vermesi için okula göndermişti.
Ve yine aynı soru; Başbakan’ın bu konuda bilgisi olursa acaba o süper ‘iradesi’ni gösterebilecek mi? O öğretmeni görevden aldırabilecek mi?!






