1. YAZARLAR

  2. Ödül Muhtaroğlu

  3. 6 aylık enflasyon oranının tümü, çalışanların, emeklilerin maaşlarına yansıtılmalıdır…
Ödül Muhtaroğlu

Ödül Muhtaroğlu

6 aylık enflasyon oranının tümü, çalışanların, emeklilerin maaşlarına yansıtılmalıdır…

A+A-

KKTC’de, 2026 Haziran  ayı enflasyonu, yüzde 2.29 olarak açıklandı. Yıllık enflasyon ise, (Geçen  Haziran’dan bu Haziran’a) yüzde 38.46’ ya ulaştı. Böylece, yılın ilk 6 aylık toplam enflasyonu da yüzde 16.95 olarak gerçekleşti.

Bölgemizdeki savaşın başladığı günlerde, enflasyonun çok yüksek çıkacağı endişeleri de gerçekleşmedi. Hatta, geçen yılki 6 aylık enflasyonun da altında kalındı. Bu bağlamda, açıklanan oranın, kamu çalışanlarına, emeklilere ve asgari ücretlilere, maaş artışı olarak yansıtılması gerekmektedir.

Hükümetin oluşacak hayat pahalılığın sadece yarısını vermek amacıyla hazırladığı yasa tasarısı, Meclis komitesinde aylardır beklemektedir. Bu konuda, bir gelişme olmamış ve meclis kapanmıştır.

Hükümetin yapması gereken, çalışanları, sendikaları, muhalefeti ve toplumu germeden, Haziran sonunda oluşan 6 aylık hayat pahalılığı oranının tümünü maaşlara yansıtmak olmalıdır.

Hayat Pahalılığı ödeneğinin yarısını şimdi, geri kalan yarısını 6 ay sonraya ötelemek, yani taksitle maaş artışı vermek, halkın büyük tepkisini çekecektir. Seçim tarihinin yaklaştığı bu dönemde, taksitle maaş artışı vermek, Hükümetin yapacağı en büyük stratejik hata olacaktır.

Türkiye’de ise, Haziran ayı enflasyon oranı yüzde 0.99, yıllık enflasyon oranı ise, yüzde 32.11 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyon rakamlarında, şu anda Türkiye’den yaklaşık yüzde 6 daha fazla enflasyon oranına sahibiz. Güney Kıbrıs’ta ise, yıllık enflasyon yüzde 3,06  düzeyindedir.

Öte yandan, mal ve hizmetlere devamlı zam yapılması, kısa sürede, artan asgari ücreti ve diğer maaşları da  eritmekte ve satın alma gücü yeniden düşmektedir. Ülkemizde, yıllık gıda enflasyonu da şu anda yüzde 42’yi geçmiştir. Genel enflasyon oranında ve gıda enflasyonunda Avrupa’da birinciyiz.

Yıllık enflasyonda, eğitim ana grubunda yaklaşık yüzde 53, Sağlık ana grubunda ise yaklaşık yüzde 43.5 fiyat artışları olmuştur. Sağlık ve eğitimdeki enflasyon oranları, genel enflasyon oranının (yüzde 38.5) üstünde seyretmektedir.

Piyasamızda, dövizle fiyatlandırılmayan neredeyse mal ve hizmet yoktur. Yurt dışından gelen tüm malların fiyatlanmasından tutun, kiralardan, araçlara, evlere, okul harçlarına kadar, pek çok yerde döviz kullanıldığı için, tüm bunlar enflasyonu da tetiklemektedir. Neyse ki, bu dönemde kurlar, çok fazla yükselmemiştir.

Avrupa’nın en pahalı ülkesi olmamız ile birlikte, Rumların kuzeyden alışverişlerinin azalması ve Türklerin, güneyden alışverişlerin artması sonucunda, Maliye çift taraflı  gelir kayıplarına uğramakta ve bütçe hedefleri de tutmamaktadır.

Akaryakıtın girdi maddesi olması nedeniyle, yapılan mazot ve diğer akaryakıt  zamları, toplu taşıma ücretleri, halkın yakıt giderleri ve başta tarım olmak üzere pek çok sektörde kullanılan bir çok mal ve hizmete zam olarak yansımaktadır. Bu da, hayat pahalılığı oranını yükseltmektedir.

Haziran ayında, elektriğe ve gaza yapılan zamlar, enflasyon oranının daha yüksek çıkmasını sağlamıştır. Hükümet‘in piyasa denetimlerini düzenli olarak gerçekleştirmemesi, pahalılık ve enflasyonu  da günden güne artırmaktadır.

Elektriğe yüzde 22 zam yapılması ve  yaz aylarının gelmesiyle birlikte, klima kullanımının artması, elektrik faturalarını kabartmış ve vatandaşların bütçesi sarsılmıştır. Ayrıca, elektrik zammı, tüm sektörlerin girdi maliyetlerini artırdığı için, tüm  mal ve hizmetlere zam olarak yansımakta ve bu durum, enflasyonu daha da artırmaktadır.

Pahalılık, çalışan maaşları, emekli maaşları ve asgari ücrete yapılan artışları kısa sürede eritmekte, insanlar geçinemeyince, kredi kartlarına yüklenmekte, sadece asgari tutarı ödediği zaman ise, kalan yüzde 80 bakiye, faizle birlikte borç rakamını büyütmektedir.

Yüksek enflasyon, devletin yılda 2 defa uygulanan hayat pahalılığı ödeneğini de artırmaktadır. Bu bağlamda, devletin bu artışı verebilmesi için, aldığı borçları da çoğalmaktadır.

Enflasyon, pahalılık ve geçim derdi, ülkemizin en büyük sorunu haline gelmiştir. Hükümet ise, 4 yıldır bu sorunu görmek istemiyor. Enflasyonu düşürecek, pahalılığı azaltacak ekonomik ve mali politikaları hayata geçirmediği için hayatı ucuzlatamıyor.

Hükümet, enflasyon ve pahalılığı önlemek için, özellikle gıda, ilaç, temizlik malzemelerinde ithalat vergileri, KDV ve fonlarda, devlet gelirlerinin düşeceği gerekçesi ile indirim yapmamaktadır. Bu görüş de, enflasyonla mücadeleyi sekteye uğratan başlıca etkenlerden biridir.

Türkiye’de yıllardır devlette tasarruf  tedbirleri alınırken, KKTC’de ise pek alınmamaktadır. Son dönemde alınan  tasarruf tedbirleri ise yeterli görülmemektedir.. Ülkenin kıt kaynaklarının, doğru zamanda, doğru yerlere harcanması, halkın, hakkı olan hizmetleri layıkıyla alabilmesi şarttır.

Bölgemizdeki savaşın sona ermesiyle birlikte,  petrol fiyatları düşmeye başlamış ve savaş öncesi düzeye gelmiştir. Bu bağlamda, ülkemizde akaryakıt fiyatlarına da indirim yapılmalıdır. Türkiye’de bu indirimler yapılmıştır. Ama, bizim hükümet, bütçe açıkları ve borçlanmalar nedeniyle, indirime gitmemektedir.

Bu yazı toplam 599 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar