YOKLUKTA YAŞAM!

80 yıllık kerpiç evde, kapısız, tavansız, penceresiz ve elektriksiz bir hayat

Fehime ALASYA

Elektriksiz evde esintiyle serinleyip, ay ışığıyla aydınlanıyorlar, kimi zaman ise akü ile elektrik ihtiyaçlarını karşılıyorlar… İskele Belediyesi’ne bağlı Ağıllar köyünde ikamet ediyor Memiş ailesi…

Ali Memiş, eşi Şerife Memiş ve 3 yaşındaki çocukları Himmet Kadir Memiş, üç yılı aşkındır üç göz derme çatma, kışın su akıtan 80 yıllık kerpiç evde, kapısız, tavansız, penceresiz ve elektriksiz yaşam mücadelesi veriyor.

Köylünün veya çevredeki duyarlı vatandaşların gıda veya kıyafet yardımı ile hayata tutunmaya çalışan ailenin en büyük sıkıntısı evin elektriksiz olması…

Çalmadık kapı bırakmayan aile, eve elektrik bağlanması için çok yüksek meblağda ödeme gerektiği ve birçok yasal prosedürü olduğu için elektriksiz yaşadıklarını anlattı.

Üç yıldır elektriği olmayan üç göz odada yaşam mücadelesi veren Memiş ailesi, kavurucu sıcaklarda içecek bir bardak soğuk suya muhtaç, yıllardır bu durumu gören duyan tek bir yetkili yok…

Ağıllar köyünde derme çatma bir evde yaşam süren aileye yardım edilmesi için çağrıda bulunan köy muhtarı Şenol Ay, köydeki duyarlı bazı kişilerin zaman zaman yiyecek yardımı yaptığı ailenin olumsuz şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, kuruluşlar ile hükümet yetkililerinin aileye yardım etmesini istedi.
Dönem dönem aileye sosyal yardımdan yiyecek yardımı yapıldığına işaret eden Ay, “Evin elektriği yok, yapılan yardımlar uzun vadeli olamıyor, Ali Memiş’in düzgün bir işi olsa, güvenli bir geliri olsa zorlukların üstesinden gelebilir.” dedi.

Ağıllar köyü sakini Memiş ailesi, olağanüstü bir yoksulluk içinde yaşam sürüyor, gerçek bir hayat mücadelesi veriyor… Tek istekleri evlerine bağlanacak elektrik ve daimi bir iş…

Tek istekleri eve elektrik bağlanması…

Üç yıldır bu şekilde yaşam savaşı veren aile her şeye rağmen mücadelesine devam ediyor. Bahçe işlerinde görev alan Ali Memiş, mevsimlik işçi statüsünde günübirlik para kazanarak evini geçindirmeye çalışırken, anne Şerife Memiş ise çocuğuna bakacak kimsesi olmadığı için çalışamıyor.

Evin aydınlatması için bir araba aküsünden elektrik sağlayan baba Ali Memiş, etraftan topladığı atık tahta parçalarıyla bahçeye koltuk yaparken, anne Şerife Memiş ise evin bahçesine ektiği mevsim sebzeleri ile mutfağın küçük ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.  

Şerife Memiş; “Süt alıyoruz, açıyor, o gün hemen bitiriyoruz, su bile soğuk içemiyoruz. Rüzgârın yönüne göre yataklarımızın yerini değiştirip duruyoruz.”

Evin önündeki küçük bahçe ve çiçekler göz alıyor. Patlıcan, biber, bamya, salatalık, marulun ekili olduğu bahçeden günlük sebze tüketimini sağlayan Şerife hanım, yemyeşil çiçekleri için “Çiçeklerle eve can katmaya çalışıyorum. Evde su sorunumuz yok, o yüzden çiçeklerime gözüm gibi bakıyorum, onlar evimi güzelleştiriyor” diyor…

Ev temizliğine, bahçesine ve çiçeklerine çok meraklı olan Şerife Hanımın tek istediği evlerine elektriğin bağlanması…

Tüm oyuncaklarında bir yaşanmışlık izi olsa da o yine de çok mutlu…

Evdeki meyve ve sebzeyi küçük çocuğun canı çektiği zaman alan aile, gıdalarını da bu şekilde temin edip günlük tüketiyor.

Televizyon ve buzluğu olmayan, derme çatma yatakları bulunan ailenin neredeyse tüm eşyaları elden düşmüş, ömrünü tamamlamış mobilyalar.

Elindeki plastik uçak ve makas ile oynayan küçük çocuk bugüne dek hiç oyuncakçıya gitmemiş… Tüm oyuncaklarında bir yaşanmışlık izi olsa da o yine de çok mutlu… 

İskele'deki sosyal hizmetlerden de kıyafet yardımı alan anne, sinek mumu yakarak küçük çocuğunu haşerelerden korumaya çalışıyor.

“Soğuk suyumuz yok, çocuğum televizyon izleyemez, kayınbabam açarsa televizyon izliyor”

“Üç göz de olsa biz yavaş yavaş yeniler, üstesinden geliriz ama elektriksiz çok zorlanıyoruz” diyen Şerife hanım, en çok da mutfağında taze gıdalar barındıramadığı için üzülüyor.

Yaşadıkları durumu kelimelere döken Şerife Memiş, evinizin en büyük eksiği ne sorusuna karşın, sahip olduklarını sayarak ve her şeye rağmen şükrederek söze başlıyor.

Şerife Memiş şöyle devam ediyor; “Çok şükür su sebilim var, serinliğimiz var, iyi kötü yataklarımız var ama elektriğimiz yok, televizyonumuz, buzluğumuz yok. Elektrik yokken elimiz kolumuz bağlı kalıyoruz. Buzluğumuz yok. Ne alırsak o gün bitirmemiz gerekiyor. Süt alıyoruz, açıyor, o gün hemen bitiriyoruz, su bile soğuk içemiyoruz. Oğlum için kayınvalideme şişeler götürüp su donduruyorum ve eve getiriyorum.

Kayınvalidemin evi hemen aşağı sokakta, onun da durumu da kötü, soğuk suyumuz yok, çocuğum televizyon izleyemez, kayınbabam açarsa televizyon izliyor. Üç yaşındaki Himmet Kadir, en çok da uçaklı çizgi film ve pepe izlemeyi seviyor. Kışın odun sobası ile ısınmaya çalışıyoruz.

“Rüzgârın yönüne göre yataklarımızın yerini değiştirip duruyoruz. Kışın akıtmayan bir odaya geçiyor, yazın serin odada yatıyoruz”

Eşimin iyi bir işi olsa, düzenli ve güvenli bir geliri olsa, elektriğimiz olsa bu durumda olmayız. Akşamları esintili gecelerde serinleyebiliyoruz. Esmiyorsa kan ter içinde uyanıyoruz, elektrik olmadığı için serinlik de yakamıyoruz… Rüzgârın yönüne göre yataklarımızın yerini değiştirip duruyoruz. Kışın akıtmayan bir odaya geçiyor, yazın serin odada yatıyoruz.

Çok şükür herkes duyup yardım ediyor ama buranın elektriği olmadan yapılan yardımlar da pek fayda etmiyor.

“Çocuğun canı çektikçe meyve alıyoruz. Alıp eve koyamıyoruz, bozuluyor…”

Eve meyve alamıyoruz, hemen bozuluyor, çarşıya inersek alıyoruz veya eşim iş dönüşü getiriyor. Çocuğun canı çektikçe meyve alıyoruz. Alıp eve koyamıyoruz, bozuluyor…

İki yıl önce de basında çıktı, ramazan ayı bitimine dek birçok yardımsever seferber oldu, fakat akabinde yardımlar durdu. Ara ara yardım edenler oluyor, çok şükür ama elektrik bağlanmadığı, buzluğumuz olmadığı sürece bu sorun çözülmez…” diyor…


Yatak odaları


Mutfak ve oturma odaları


Evin balkonundaki bulaşık Teknesi


Şerife Memiş: “Çiçeklerle eve can katmaya çalışıyorum. Evde su sorunumuz yok, o yüzden çiçeklerime gözüm gibi bakıyorum, onlar evimi güzelleştiriyor”

 

 

İlgili Haberler

Özel Haber Haberleri