Yıllardır farklı nesillerden esnaflar Bandabuliya’nın tarihini oluşturuyor: “Bu ruha sahip çıkalım”

Farklı nesillerden birçok esnaf, Lefkoşa Suriçi bölgesinin önemli tarihi mekanlarından olan ve yıllardır birçok kişiye ev sahipliği yapan Bandabuliya’nın kültürünü yaşatmaya devam ediyor, ‘Bu ruha sahip çıkalım’ çağrısı yapıyor…

Derya ULUBATLI

Farklı nesillerden birçok esnaf, Lefkoşa Suriçi bölgesinin önemli tarihi mekanlarından olan ve yıllardır birçok kişiye ev sahipliği yapan Bandabuliya’nın kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Birçok farklı sektörden işletmenin bulunduğu bu tarihi pazar hem yerli halkın hem de turistlerin ilgisini çekiyor. Hediyelik eşyadan kıyafete, gıda dükkanından dövmeciye parasını farklı işlerle kazanan kişiler burayı bir ‘yaşam kaynağı’ olarak görüyor, gençlerin bu kültürü devam ettirmek için harekete geçmesi gerektiğini düşünüyor. Yıllardır Bandabuliya’da dükkan sahibi olan kişiler burada çok huzurlu olduklarını ve Kıbrıs kültürünü yaşatmaktan mutluluk duyduklarını aktarırken, çarşıyı yeni yeni sahiplenen genç nesil ise “buranın en etkileyici yönü kolektif ruhu” yorumunu yapıyor.

 “Burada bir aile gibiyiz” ifadelerini kullanan esnaf, yetkililerin de bunun devamını sağlamak için teşvik vermesi gerektiğini savunuyor.

 

Ali Katırcı: “Beni en çok etkileyen bu kolektif ruh”

Yaklaşık 4 aydır Bandabulya’da esnaflık yaptığını söyleyen Ali Katırcı, kendisi gibi başka gençlerin de bu çarşıya sahip çıktığını ve burada olmaktan mutluluk duyduğunu dile getiriyor. El baskısı ürünler yaptığını söyleyen Katırcı neden bu çarşıyı tercih ettiğini şöyle anlatıyor: “Burası hem tarihi açıdan çok değerli, hem de turistlerin ilgi odağı olan bir yer. Eskiden burada çok daha fazla el işi ve el sanatlarına yönelik yerler vardı ancak son dönemlerde bunlar biraz azaldı. Ben de bu kültürü yaşatmak istediğim için el sanatlarına yönelik dükkanımı Bandabuliya içerisinde açmak istedim. Zaten buradaki dükkanlarda bir kısım esnaf ayrıldı ya da vefat etti. Yerlerine de ya biri gelmedi ya da çocuklarına ve torunlarına devrettiler. Bu açıdan genç nesillerin buraya gelmesini değerli buluyorum”.

Linor baskı tekniğini kullandığını belirten Katırcı, bununla ilgili üniversitede ders de verdiğini, dükkanını da gelen kişilere öğretebilmek için atölye olarak da düzenlediğini anlatıyor.

Burada bir Pazar ve esnaf kültürü olduğuna dikkat çeken Katırcı, herkesin birbirini tanıdığını ve birbirine saygı duyduğunu ve yardımcı olduğunu, Bandabuliya’da kendisini en çok etkileyenin bu kolektif ruh olduğunu ifade ediyor.

Genç neslin buraya sahip çıkması gerektiğini kaydeden Katırcı, “bizim niyetimin buradaki eski nesli kovmak değil, birlikte burayı güzel bir pazara çevirmek” şeklinde konuştu.

Diler Ertuğ: “Orijinal işler yapan gençler teşvik edilmeli”

Bandabuliya içerisinde bir dövmeci dükkanı olan Diler Ertuğ, burayı Gölge Oyunları sanatçısı amcası Mehmet Ertuğ’dan devraldığını söyleyen Ertuğ, 4-5 yıldır burada dövmecilik yaptığını dile getiriyor. Bulundukları sokağa kendi aralarında ‘sanat sokağı’ adını verdiklerini belirten Ertuğ burada çok mutlu olduğunu ve bu pazarda olmaktan sevinç duyduğunu anlatıyor. Ertuğ şunları aktrıyor: “Zaten dükkan açacağım zaman aklımda hep Suriçi vardı. Amcam burayı bana devredince çok mutlu oldum. Gençler buraya gelmek için daha fazla teşvik edilmeli. Sürekli gelip soranlar, isteyenler var ancak maddi anlamda bazı sıkıntılardan dolayı gençler bazen dükkan tutmakta zorlanıyor. Biz genç nesilde burayı sahiplenme hevesi görüyoruz. Orijinal işlere teşebbüs edenler oldukça fazla ancak bunun için bazı teşvikler yapılması gerektiğine inanıyorum”.

Behice Sönmez Biran: “En büyük amacım el sanatlarını gelecek nesillere aktarmak”

El sanatları öğretmeni olduğunu söyleyen Behice Sönmez Biran, 2012’den beri Bandabuliya’da el işi ürünleri sattığı bir dükkanı olduğunu ve bu kültüre sahip çıkmaktan mutluluk duyduğunu anlatıyor. Yıllarca Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak kadınlara elişi kursları verdiğini belirten Biran, emekliliğin ardından dükkan açmaya karar verdiğini ve kendini ‘surlariçi çocuğu’ olarak tanımladığı için bu pazarı tercih ettiğini söylüyor. Biran şöyle devam ediyor: “Benim çocukluğum burada geçti. O yüzden dükkanımı burada açmak istedim. Burada sadece satış yapmıyorum, aynı zamanda daha önceki eğitimci yaşamımın bir uzantısı olarak kurslar da veriyorum. En büyük amacım bu el sanatlarını gelecek nesillere aktarmak ve Kıbrıs kültürünü yaşatmak”.

Bandabuliya içindeki esnaf dayanışmasından çok mutlu olduğunu dile getiren Biran, genç neslin de buraya gelmesi için çaba gösterdiğini ifade ediyor. Biran şunları söylüyor: “Ben Kıbrıs kültürünü yaşatmak ve bu mirasa sahip çıkmak için buradayım. Gençlerin de bu amaçla buraya gelmesini istiyorum. Bunun devamı için devletin ve halkın bizi desteklemesi, birilerinin bu gelişimi teşvik etmesi gerekiyor. Ben kendimi bu kültürü yaygınlaştırmaya ve bu işi devam ettirecek elemanlar yetiştirmeye adamış bir insanım”.

Ekram Tayfur: “Burası benim yaşam kaynağım”

1983 yılından beri Bandabuliya esnaflığı yaptığını söyleyen Ekram Tayfur, ilk olarak konfeksiyon dükkanı olduğunu ancak yenilemenin ardından daha turist odaklı bir işe yönelerek sektör değiştiğini anlatıyor. Kıbrıs kültürünü yaşatmaktan mutluluk duyduğunu belirten Tayfur, “ben zaten eski kültürleri yaşamayı ve yaşatmayı çok seven bir insanım, yapacağım işin de bununla bağlantılı olmasını istediğim için bu işe yöneldim” diyor. Tayfur Bandabuliya’dan “burası benim yaşam kaynağım” şeklinde söz ediyor.

Bu esnaflık kültürünün genç nesillere de aktarılması gerektiğine inandığını ifade eden Tayfur, “bizden sonra da buradaki kültürü yaşatacak gençler gelmeli, yeni nesiller burayı boş bırakmamalı” yorumunu yapıyor.

İsmail Yumurtacıoğlu: “Gençlere buranın hayatlarımızdaki önemini anlatmalıyız

Pazarda bir lokum dükkanı çalıştıran İsmail Yumurtacıoğlu bu mesleği babasından devraldığını ve yaklaşık 30 yıldır Bandabuliya esnafı olduğunu anlatıyor. Yumurtacıoğlu şunları söylüyor: “Babam 1959 yılından beri burada ancak ben 1992 yılında işleri devraldım. Sattığımız ürünler çoğunlukla turistlere yönelik olduğu için bu pazarı tercih ettik ancak burayı çok sevdik. Burası Kıbrıs kültürü için çok önemli bir değer”.

Bu tarihi ruhun sürdürülmesi için herkese görev düştüğünü savunan Yumurtacıoğlu, özellikle genç nesillerin bu pazara gelmesi, burayı tanıması ve ilerleyen dönemlerde de bu bölgeye sahip çıkması gerektiğine dikkat çekiyor. Yumurtacıoğlu şöyle devam ediyor: “Benim çocuklarım bile buraya gelmiyorlar ama bence kesinlikle özellikle genç neslin buraya gelmesi gerekiyor. Çocuklarımıza bu pazarın bizim için önemini ve kültürel değerini anlatmalıyız, onları buraya yönlendirmeliyiz çünkü benim yaşımdaki herkesin mutlaka burada bir hatırası vardır. Ben zaten burada büyüdüm. Gençlerin de buralarda anılar biriktirmesini sağlamalı, buranın hayatlarımızdaki önemini anlatmalıyız”.

Yavuz Umar: “Bandabuliya’da bir nostalji yaşanıyor”

Pazar içerisinde manavlık yapan Yavuz Umar, yaklaşık 20 yıldır manavlık yaptığını ancak son 4-5 yıldır Bandabuliya içerisinde dükkan açtığını söylüyor. Bandabuliya’da ‘nostalji’ yaşandığını savunan Umar, gerek yerli gerek turist birçok insanın bu bölgeden geçtiğini ve bu pazarın çeşitli insan hikayeleri barındırdığını belirtiyor. Umar şöyle devam ediyor: “Burası herkesin uğrak yeridir. Bu alanın bir ruhu var. Burada hepimiz yıllardır bir arada çalışıyoruz, bir aile gibi olduk”.

Yeni neslin buralara sahip çıkmaya başladığını söyleyen Umar, “gençler burada kendilerine bir alan oluşturmaya çalışıyor, buraya ait hissetmeye çalışıyor” yorumunu yapıyor.

Esra İkincisoy: “Tüm esnaf bir arada, bu çok değerli”

17 yıldır Bandabuliya içerisinde bir çantacı dükkanı olan Esra İkincisoy, hem tarihi dokusunu sevdiği hem de turistlerin uğrak yeri olduğunu düşündüğü için bu bölgeyi tercih ettiğini aktarıyor. Buradaki esnafın bir aile gibi olduğunu ve sürekli birbirine yardım ettiğini belirten İkincisoy, “çok sakin, çok güzel bir yer, tüm esnaf bir arada, çok değerli bir yer” diyor.

Bandabuliyanın ‘yılların çarşısı’ olduğunu ve gençlerin bu bölgeye sahip çıkması gerektiğini ifade eden İkincisoy, “bu kültür bilinmeli, öğrenilmeli… Gençler bu değeri ileriye aktarmalı” yorumunu yapıyor.

Rıdvan Arifoğlu: “Gençlere yüksek fiyatlar söyleniyor”

6 yıldır Bandabuliya'da kitapçı çalıştırdığını ifade eden Rıdvan Arifoğlu, daha önce dükkanının sur dışında olduğunu ancak hem kirası uygun olduğu için hem de farklı okurları bulabileceğini düşündüğü için burayı tercih ettiğini belirtiyor. Dükkanları doğru kişilere vermek gerektiğini ve pazar içerisinde mümkün olduğunca farklı sektörlerin çeşitliliği olması gerektiğini dile getiren Arifoğlu sözlerini şöyle sürdürüyor: “Gençler sürekli bana dükkan soruyor. Çoğunun Vakıflar'dan devralacak gücü yok. Belediye biz girdiğimizde ihaleyle dükkan verirken şimdi nedense bunu yapmıyor. Vakıflar gibi hava parası alıyor.  İşletmeyecek olanı çıkarıp işletecek insanı bulana kadar ihale yapılmalı. Bu da sadece ekonomik bir mesele değil, kültürel bir meseledir. Bizim zenginlerimizin bir kısmı malını kiraya vermiyor. Kimisi de gençlere dalga geçer gibi yüksek rakamlar söylüyor”.

Özel Haber Haberleri