VELESBİTTE ACEMİ OLMAK

Son zamanlarda bisiklet merakı hayli artmaya başladı. Yeni bisiklet edinip bisiklet öğrenmeye çalışanlar giderek artıyor.

Filiz Uzun

İlk kez yapıyor olduğu şeyin acemisidir insan.  Kendi bildiğinizin dışına çıkmak ve yeni birşeyler öğrenme aşaması yaş ilerledikçe zorlaşıyor. “Ağaç yaşken eğilir” demiş atalarımız, haklılar. Ancak yaş ilerledi diye yeni şeyler öğrenmekten geri kalacak değiliz.  Yetişkinler için öğrenme aşaması bazen çok sancılı, bazense komik olabiliyor.  Mesela koskocaman insanların yeni öğrenmeye çalıştığı bir dili bebek gibi konuşması  ya da dans dersi alan çiftlerin figürleri yanlış yapması gibi. Ama kaç yaşında olursanız olunuz yeni deneyimler edinmek ve yeni birşeyler öğrenmek çocuk gibi hissettiriyor insana. Mutluluk ve heyecan verici bir durumdur ayrıca. Hormonlarınız canlanıyor adeta.

ÖĞRENMEK GENÇLEŞTİRİYOR

Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptığım yıllarda yeni bebeği olan bir anneydim. Ve yeni mezun gençlerle giriyordum derslere. Sınav kaygısı, sabah kalkıp okula gitme, kantinde çay içme resmen 10 yaş genç hissediyordum kendimi. Elbette iyi yanları olduğu gibi zorlu yanları da  yok değil. Fakat o yaşlarda daha sistemli olduğunuzdan daha iyi çalışıyor, daha iyi programlıyorsunuz her şeyi. Yorucu ama keyifli. Bu yüzden öğrenmekten asla vazgeçmemek gerekir. Bu hızlı çağda durağan olmak, her gün aynı bilindik şeyleri yapmak , kısır döngü bir hayat, yaşlandırıyor insanı hem bedenen hem de ruhen. Bilimsel olarak da kanıtlanmıştır hergün yeni bilgiler öğrenmenin sinir hücreleri üzerinde olumlu  etkileri. Alzheimer hastalığından korunmak için de önemlidir.  Yalnız bu yeni öğrenilenler keyif vermeli, sadece iş odaklı olmamalı.

YAŞASIN! BİSİKLETLİLER ÇOĞALIYOR

Son zamanlarda bisiklet merakı hayli artmaya başladı. Yeni bisiklet edinip bisiklet öğrenmeye çalışanlar giderek artıyor. Bu durum beni nasıl mutlu ediyor anlatamam. Bu sayfalardan yazdığım bisiklet yazılarının bir kişiyi bile etkilemesi beni son derece sevindiriyor. “Filiz ile Velesbit” yazılarının ilk gününden itibaren çok sayıda mail aldım. Kimisi nereden bisiklet alabileceğini soruyor, kimisi bu yaşta öğrenebilir miyim, çokça da benimle sürmek isteyenler oluyor. Olabildiğince kırmadan sürmeye çalışıyorum açıkçası. Bir kişinin bile yeni bisiklet alıp arabasından inmesi beni son derece mutlu ediyor.

Bisiklet öğrenilebilecek en zevkli spor dallarından biridir. Aynı zamanda sosyal aktivitedir de. Ancak bisikleti daha önce hiç sürmemiş biri için ilk başlar hayli zor ve tehlikeli olabiliyor. Kendi alanında uzman olan, yaptığı işi çok iyi şekilde yapan biri  bile ilk kez yaptığı şeyin acemisidir. Bilinmelidir ki acemilik geçici bir durumdur. Pes edilmez ve emek harcanırsa acemisi olduğunuz her şeyin bir gün profesyoneli olabilirsiniz. İstenirse tabii.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Bisikletin acemiliği bazen tehlikeli olabiliyor, bunun için bazı püf noktalarını öğrenerek başlamakta fayda vardır. Öğneğin bisiklet seçimi bedene göre seçilmelidir. Boyuna göre ayarlanmalıdır bisiklet. Güvenlik önlemleri alınmalıdır. Kask eldiven gibi. Frenlerin nasıl kullanılacağı hakkında bilgi sahibi olunmalıdır en mühimi. Bisiklette fren kullanımı önemlidir. Sağ fren arka tekerleği, sol fren ön tekerleği durdurur. Tek başına ani basılan ön fren sizi ön tarafa savurup bisikletten düşmenize sebep olacaktır.

Bisiklet öğrenmeye başlarken mutlaka ilk sürüşlere iyi sürebilen biriyle çıkılmalıdır. Tek başına yollarda olmak tehlikelidir.

Eğer bisikletin üstünde dengede kalmayı başarmışsanız tamamdır. Bisiklet sürebilirsiniz ve sürdükçe de daha iyi olacaksınız demektir, asla pes etmeyiniz. Bisiklette illa ki profesyonel olmak zorunda değilsiniz. Geze geze de gidebilirsiniz. Önemli olan ayakçaları çevirmek ve bisikletin keyfine varabilmektir. Molalarda bir kahve içip sohbet etmektir. Bırakınız sürati yarışçılar yapsın. Biz sosyal sürücüler için en önemlisi yaptığımız şeyden keyif almaktır. Ne yalan söyleyeyim keyif almadığım hiçbir grupla sürmüyorum ben. Zamanım da keyfim de değerlidir  benim.

GEL BİZE KATIL/SİZİNLE SÜRMEK İSTİYORUM

Geçtiğimiz haftalarda iki farklı deneyim yaşadım bisiklette. Çok uzun zamandır grupla sürmüyordum ben. İkili ya da yalnız sürmeyi tercih ediyordum birkaç yıldır. Sevgili Hüseyin Ekmekçi’nin (henüz kendisiyle süremesek de) davetiyle Cumartesi sabahları bir grupla sürmeye başladık. Daha önceden tanıdıklarım da vardı bu grupta yeni tanıştıklarım da oldu. Bisikletin acemileri de var, iyi sürücüleri de. Hayatın en güzel deneyimlerinden biridir ekip halinde birşeyler yapabilmek. Farklılıkları içinde barındırmak, orta noktayı bulmak ve aynı yolu uyum içinde birlikte gidebilmek. Ülkede en büyük eksikliğimizdir bana göre bu. Ekip ruhu. Başarabilecek gruplar bulmak çok zordur. Bireysel farklılıklara saygı duymak.

Diğer mutlu olduğum deneyimse aldığım mesajdı: “Tüm bisiklet yazılarınızı okuyorum. Bisiklet aldım fakat bu konuda çok fazla bilgim yok, Sizinle sürmeyi çok istiyorum. Benimle sürebilir misiniz?”. Mesaj, Bülent Ecevit Anadolu Lisesi öğretmenlerinden Fatoş Tuncay’dan gelmişti. Çok sevindim bu mesaja. Henüz yolda ve trafik arasına karışacak kadar deneyime sahip olmadığından benim köyümde 1 saatlik sürüş yaptık birlikte. Fırsat buldukça yine süreceğimizi kararlaştırdık. Benim için güzel bir deneyimdi. Bir kişiye bisikleti sevdirmiş olmak inanılmaz keyifliydi benim için. Fatoş ile tanışmak da.

Yeni şeyler öğrenmekten korkmamak lazım. Bizi hayata bağlayan ne var ki başka bu ülkede? Kendi kendimize mutlu olmanın yollarını bulmak şart oldu. Aynı şeyleri döndür dolaş yaşıyoruz hergün. Biraz heyecan katmak lazım hayatlarımıza. Alın bir bisiklet ve yeni insanlarla tanışın. Yeni gruplara katılın. Yeni yollar öğrenin. Sokakta olun, hareket edin. Kim bilir belki yollar size çok güzel yerlere çıkaracaktır…

 

Dergiler Haberleri