Üreterek mutlu olmak, mutlu etmek

Üreterek mutlu olmak, mutlu etmek

Tanju KONURALP

Ülkede üretmek, artık alışılmışın dışında bir kavram niteliği taşır oldu. Özellikle genç nüfus, meslek hayatına atılırken; birincil olarak memurluk ve sonrasında ise yine garanti maaş getiren iş arayışına girmiş durumda.  Geçmişte var olanın aksine bu gün, ihtiyaç duyulan her şey, plastik kutular içerisinde, tabiri caizse ruhsuz bir edayla bizlere sunulmakta. Bizler de tam bir tüketen toplum haliyle, önümüze sunulan konforu afiyetle tüketmekte ve kaybolan kültürümüzü bir an için bile düşünmemekteyiz.
Ancak her durumda olduğu gibi, bu konuda da istisnaların hakkını yememek gibi bir vazifemiz bulunuyor. İşte bu sayımızda, üreterek insanları mutlu etmeyi ve kültürümüzü yaşatmayı öncelik haline getirmiş, genç bir dostumuz ile söyleşi gerçekleştirdik. Müzisyen kimliği ile ülke basınında birçok kez yer alan Mehmet Çoban’ı bu kez, tarihi Büyük Han’da bulunan dükkânında ziyaret ettik ve kepenklerini yeni açtığı “Cobi’s Ledder Work Shop” ile ilgili bilgiler aldık.

GİTAR, KEMAN, UD VE CÜMBÜŞ

Çocukluğundan itibaren müziğe büyük bir yatkınlığı olan Mehmet Çoban, ilk olarak gitarla başladığı müzik hayatına, birçok enstrümanı da katarak devam ediyor. Folklor yıllarında Ud, ardından ise Cümbüş çalmayı öğrenen Çoban; son olarak enstrüman listesine kemanı da ekleyerek, yeteneklerini ve müziğe olan yatkınlığını birçok kez ispatlama şansı buluyor.

ÜNİVERSİTE’DEN SONRA ESNAFLIK

Uluslararası İlişkiler ve Halkla İlişkiler üzerine üniversite eğitimini tamamlayan Çoban, Askerlik sonrasında ise kendini mutlu edecek bir iş kurma düşüncesine giriyor.  Tam da bu noktada, tesadüfî bir şekilde ortaya, özel üretim deri işleri yapmak fikri çıkıyor. Kendisi için tasarlamış olduğu bir tütün cüzdanını, önce arkadaşının beğenmesi ve daha sonra ise kulaktan kulağa yayılarak insanların bu cüzdanları talep etmesi üzerine Çoban, mesleki kararını vererek, esnaflık yolundaki ilk adımını atıyor.

BÜYÜK HAN

Verdiği karar üzerine, döşemecilerden, artık deri ve süet kumaşları toplamaya başlayan Çoban, öte yandan Büyük Han’da bulunan dükkanlardan birisini kiralıyor. Burada 1937 üretimi dikiş makinesi ile işe koyulan Çoban, gelen siparişleri dikerken, bir taraftan da el işi özel üretimlerine devam ediyor. Büyük Han’da bulunmakla ilgili düşüncelerini dile getiren Çoban “Burası huzuru, sanatı, pozitif enerjisi ile buram buram Kıbrıs kokan bir yer. Sanırım buradan başka bir yerde mesleğimi sürdürmek istemezdim” şeklinde konuşuyor. 

KETEN KIYAFETLER

Deri cüzdan, çanta ve el işi takıların yanı sıra Çoban, burada ülke iklimi içinde oldukça elverişli olan keten kıyafetlerin de üretimini yapmaya hazırlanıyor. Güney Asya desenlerinin ağırlıkta kullanıldığı kıyafetlerin, ülkede de ilgi görmeye başladığını ifade eden Çoban, bu yönde de talepler geldiğini ve bu sebeple önümüzdeki günlerde, bu kıyafetlerin de raflarda yerini alacağını belirtiyor.

Dergiler Haberleri