Umut Arayışında Bir Film ve Bir Dizi: "Drive My Car" ve "The Last of Us"

İçini kemiren sırrı dillendirmek suretiyle Ellie, kafasındaki canavarları dizginler.

Evren İnançoğlu

evreninancoglu55 @gmail.com

İmgeler ormanında yürürken kelimeler saçtık, iz bıraksınlar da kaybolmayalım diye

Çatlaktan saçılan Gerçek'i kelimelerle kuruladık.

Hayatı kelimelerle katetmeyen huzur bulamaz

Japon yönetmen Ryûsuke Hamaguchi, bir Murakami öyküsü olan “Drive My Car”ı 2021 yılında sinemaya uyarladı. HBO yapımı “The Last Of Us” isimli bilgisayar oyunundan aynı isimle televizyona uyarlanan dizi ise 2023 yılının en çok izlenenleri arasındaydı. Konu ve tür olarak birbirinden çok farklı olan bu iki yapımı, gelin belirsizlik, dayanışma, sevgi, dönüşüm ve umut gibi kavramların lensinden birlikte ele alalım:

“Drive My Car”da tiyatro yönetmeni Bay Kafuku önce oğlunu, sonra da karısını kaybeder. Yaşadığı kayıplar, Bay Kafuku’nun yaşamını altüst eder. “The Last of Us” dizisindeyse salgın bir hastalığın insanları bir çeşit zombiye dönüştürmesi neticesinde dünyada dengeler altüst olur. Hem “Drive My Car”ın hem de “The Last of Us”ın karakterleri, hayatlarındaki köklü değişimlerin sonucunda yeni çelişki ve sorunlarla mücadele etmek zorundadırlar. İki yapımda da karakterler için şimdi karmaşa zamanıdır, gelecek belirsizdir ve geçmişin karanlık gölgesi onları takip etmektedir.

“Drive My Car”daki Bay Kafuku ve Watari ile “The Last of Us”daki Ellie ve Joe’nun tesadüfi karşılaşmaları, hayatlarının dönüm noktalarından biri olur. “The Last of Us”ta, Ellie, işlemek zorunda kaldığı ilk cinayeti Joe’ya anlatana kadar dışarıdaki zombilerin yanında içindeki canavarlarla da mücadele etmektedir. Dizinin sezon finalinde tempo düştüğü bir anda gelen itiraf, Ellie’yi rahatlatır. İçini kemiren sırrı dillendirmek suretiyle Ellie, kafasındaki canavarları dizginler. “Drive My Car”da da benzer bir durum vardır. Hem tiyatro yönetmeni Bay Kafuku, hem de şoförü Watari, sakladıkları sırların ağırlığı altında ezilirler. Bay Kafuku, karısının ölümünden, Watari ise annesinin ölümünden kendilerini sorumlu tutmaktadırlar. Sırlarını birbirleriyle paylaşmaları, ikisini de rahatlatır ve aralarında bir bağ oluşturur. Hem dizinin hem de filmin karakterlerinin paylaştıkları, sahip oldukları değil, mahrum kaldıkları bir şeydir: Hiçbirinin huzuru yoktur. Sırların paylaşılması, karakterler arasında bir bağ kurar. Bu, sadece dil aracılığıyla sağlanabilen bir bağdır. Karakterlerin arasında adı konmamış bir dayanışma vardır artık. Dayanışma sevgiyi yeşertir.

Karısının ölümünden sonra Bay Kafuku, Anton Çehov’un “Vanya Dayı” adlı oyununu yönetmek üzere bir tiyatro festivaline seçilir. Çehov’un oyunundaki Vanya Dayı’nın hayatı, emekli Profesör Serebriyakov ile genç ve güzel karısı Yelena’nın köydeki büyük çiftlik evine gelmeleriyle birlikte altüst olur. Oyundaki karakterler, filmdeki karakterler gibi hayatlarında çalkantılı bir dönemden geçmektedirler. “Vanya Dayı”nın finalinde Profesör ve eşi çiftliği terk eder ve karakterler eski hayatlarına dönerler.

“The Last of Us”taki Joe ve Ellie’nin zombilerle ve geçmişleriyle mücadeleleri ilk sezon boyunca devam eder. İzleyiciler, karakterlerin dönüşümünü görmek için gelecek sezonları beklemek zorundadır. “Drive My Car”ın sonundaysa, hem Bay Kafuku hem de Watari, yeni bir hayata adım atarlar. Hayatlarının çıkmazlarıyla yüzleşirken birbirlerine destek olmuş iki karakter, öznel dönüşüm geçirirler. Karakterlerin dönüşümü, dayanışmanın ve sevginin zaferidir. Bu anlamda, film “Vanya Dayı”ya göre iyimserdir. Vanya Dayı’nın karakterleri zorluklar karşısında dayanışma gösterip öznel bir dönüşüm geçirmezler; Profesör gittikten sonra eski hayatlarına geri dönerler.

Hem “Drive My Car”ın hem de “The Last of Us”ın mesajı, umudun her zaman var olduğu yönündedir. Umut, ancak, bize direkt gelmez, öncesinde mutlaka bir başkasına uğramak zorundadır.

Dergiler Haberleri