Girne’de eğitim gören yabancı uyruklu bir lise öğrencisinin, karne dağıtımının ardından yalnızca İngilizce dersinden geçer not alabildiğini görerek okul binasının ikinci katından atlaması tüm toplumu derinden sarstı.
Eğitim sistemindeki zafiyetleri acı şekilde ortaya koyan bu trajik olay, UBP-YDP-DP Hükümeti'nin ilgili bakanlıkları tarafından adeta görmezden gelindi.
Eğitim Bakanı, yalnızca çocuğun sağlık durumuyla ilgili kısa bir bilgi verip, "okul yatırımlarını" överken, Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ise karne günü dolasıyla yayınladığı mesajında trajik olayı görmezden geldi, Bakanlığa bağlı Sosyal Hizmetler Dairesi’nin çocukların güvenliği ve mutluluğu için çalıştığını savundu.
Çavuşoğlu kendini övdü, muhalefeti "kıskançlıkla" suçladı
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda kürsüye çıkan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, CTP Milletvekili Şifa Çolakoğlu'nun sorusu üzerine konu hakkında konuşmak zorunda kaldı, sadece çocuğun sağlık durumuyla ilgili bilgi vermekle yetindi, sorumluluk üstlenmedi.
Çocuğun sağlık durumu hakkında "Kritik değil" ifadesini kullanmakla yetinen Çavuşoğlu, konuşmasının devamında konuyu kendi hükümet dönemindeki okul yatırımlarına getirdi.
Yardımsever iş insanları aracılığıyla inşa edilen okulların sayısıyla övünen ve muhalefeti kendisini kıskanmakla suçlayan Çavuşoğlu, meclis kürsüsünden şu ifadeleri kullandı:
"4 buçuk yıllık icraat dönemimizde hiçbir hükümete nasip olmayan bir performans sergiledik. Bunun küçültülmesi kabul edilemez."
Sosyal Güvenlik Bakanı trajediyi görmezden geldi
Sorumluluktan kaçış ve sessizlik halkasına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu da katıldı.
Olayın yaşanmasından yalnızca birkaç saat sonra karne günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayınlayan Hasipoğlu, Girne’deki trajik olayı tamamen yok saydı.
Bakanlığa bağlı Sosyal Hizmetler Dairesi’nin çocukların güvenliği ve mutluluğu için çalıştığını savunan Hasipoğlu’nun uzun açıklamasında; dijital güvenlikten aile içi ilişkilere kadar pek çok konuya değinilirken, karne gününe gölge düşüren ve bir çocuğun hayatını karartan trajediden tek bir kelimeyle dahi söz edilmedi, hiçbir geçmiş olsun dileğinde bulunulmadı.
Kurdele keserken en önde, hesap verirken sessiz
Okul binaları inşa edilirken ve açılışlar yapılırken başarıyı sahiplenenlerin, o okullardaki denetimsizlik ve güvenlik açıkları nedeniyle bir çocuk hayati tehlike atlattığında sessiz kalması veya konuyu propaganda malzemesi yapması tepkilerin odağına yerleşti.