Makina Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner, trafikte hız ihlal kameralarının devre dışı olduğunu belirterek, “Trafikte hız ihlal kameraları devre dışı, trafik kör ve güvensiz. Karayolları başsız, Sayıştay ve Başsavcılık uzaktan uzağa seyrediyor. Yollar kan gölü. Sorumlular yemede içmede soygunda ve ihanette birlikte.” ifadelerini kullandı.
Son üç yılda 145 kişinin trafik kazalarında hayatını kaybettiğini belirten Yarkıner, bu ölümlerin en az yüzde 35’inin önlenebileceğini söyledi.
Yarkıner, hükümetin Meclis’e getirdiği düzenleme ile sabit hız tespit kameralarının veri üretmesini 2026 yılı sonuna kadar durdurmayı vurguladı.
Söz konusu düzenlemenin trafik denetimini askıya alacağını, caydırıcılığı ortadan kaldıracağını ve trafik güvenliği için gerekli verileri yok edeceğini kaydeden Yarkıner, yoğunluk sorunu varsa neden güncel ve muhtemel ihlaller yerine eski ihlallerin affedilmediğini sordu.
Eski trafik ihlallerinin bedelinin “yolları kan gölüne çevirerek” ödendiğini ifade eden Yarkıner, muhtemel cezaların affedilmesinin ihmallerin devamına yol açacağını belirterek bunun sağlıklı bir durum olup olmadığını sorguladı.
Düzenlemenin yalnızca Ulaştırma Bakanı’nın kararı olup olmadığını soran Yarkıner, Trafik Komisyonu ile Polis Genel Müdürlüğü’nün bu öneriye ilişkin görüşlerinin de kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.
Yarkıner, eski cezalar bahane edilerek 2026’ya kadar sistemin etkisizleştirilmek istendiğini belirterek, gerçek nedenin “hizmete elverişsiz” bir sistem olduğunu vurguladı.
Ulaştırma Bakanlığı tarafından hizmete elverişli devlet malının geçerli bir neden olmadan hizmet dışı bırakıldığını kaydeden Yarkıner, bunun devletin maddi zarara uğramasına, can kayıplarına ve trafik güvenliği verilerinin ortadan kalkmasına neden olduğunu ifade etti.
Bakanın kamuoyuna açık şekilde cevap vermesi gerektiğini belirten Yarkıner, kameraların hangi teknik standarda göre kurulduğunu, gece şartlarında güvenilir ölçüm yapıp yapamadığını, kalibrasyon belgelerinin bulunup bulunmadığını, üretilen verilerin mahkemede delil niteliği taşıyıp taşımadığını ve hangi verilerin toplandığını sordu.
Yarkıner ayrıca, cezaların tebliğinden kimin sorumlu olduğunu, 2026 yılına kadar ceza affı gerekçesinin hangi planlama ve hangi komite kararıyla ortaya çıktığını ve Polisin bu konuda ne söylediğini de sordu.
Kameraların tedariki için komisyon oluşturulup oluşturulmadığını da sorgulayan Yarkıner, bunun yasaya aykırı olduğunu bildiklerini ancak en azından kamu yararına bir süreç yürütülüp yürütülmediğini merak ettiklerini ifade etti.
“Devlet adamlılığı; hata ortaya çıktığında geri adım atmayı bilmek, kamu malını ve kamu güvenliğini korumaktır.” diyen Yarkıner, 145 can kaybının yaşandığı bir ülkede hız denetim sistemini etkisizleştirecek düzenleme yapılmasının devlet adamlığıyla bağdaşmadığını belirtti.
Yarkıner, yapılması gerekenin sorumluların yargı önünde hesap vermesi ve ortaya çıkan zararın durdurulması olduğunu ifade ederek, “Bunu yapabilecek tek insan kaynağı mühendislerdir. KTMMOB Makina Mühendisleri Odası bu kamusal ihtiyaç için desteğe hazırdır.” dedi.
Başsavcılığın bu düzenlemeye ilişkin hukuki görüş verip vermediğini ve devlet malına verilen zarara ilişkin Sayıştay’ın ne söylediğini de merak ettiklerini belirten Yarkıner, bu konuların kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini kaydetti.