Tayfun Çağra: Normal bir hayatı özlüyorum

Tayfun Çağra: Normal bir hayatı özlüyorum

İÇİMİZDEKİLER/ Ülviye Akın Uysal


(Gazeteci)

Kendimi tek kelime ile tanımlayacak olsam… İnsanın kendi kendini tanımlaması çok zor ama ‘hümanist’ diyebilirim.
Şu an yaptığım işi yapmasaydım… Mimar olurdum, çevreci evler yapardım,
Benim gündemimi en fazla meşgul eden… İşim,
Kayıtsız kalamadığım şey… Sorumsuzluk,
En büyük pişmanlığım… ‘Yok’ demem gerekiyor çünkü o kelime yerine ‘tecrübe’ kullanıyorum,
En büyük sevincim… Kızlarım, ailem…
Hayatımın dönüm noktası… Tabii ki 74 savaşı,
Beni en çok etkileyen yazar… Klasik Rus yazarları,
Başucumdaki kitap… Hem ondan, hem bundan… Elif Şafak, Ayşe Kulin ve Halil Sadrazam’dan birer kitap,
En keyif aldığım müzik… Ruh halime bağlı,
En son izlediğim film… 8 Saniye
Kendim için son aldığım şey… Fotoğraf makinesi,
Dolabımdaki en gereksiz şey… Kullanmadığım çok şey var, hepsi…
Benim için alınabilecek en güzel hediye… Sürpriz bir tatil! (Tatil planladım, hade gel gidiyoruz dese birileri ne güzel olur!!!)
Kendimle ilgili değiştirmek istediğim şey… Birazcık umursamaz olmak isterdim!,
Kendimde beğendiğim özellik… Bilmem,
Olmasa da olur… Ukalâlık,
Olmazsa olmaz… Sağlık,
En iyi yaptığım yemek… Pilav,
Hayalimdeki dünya…  Bencilliklerin olmadığı, bireysel çıkar uğruna başkasının ezilmediği, paylaşımın arttığı, özgürlük adı altında kuralsızlığın büyümediği ama sevginin büyüyerek dağıldığı, birinin yeyip diğerinin bakmadığı,  herkesin gönlünce ama başkasına zarar vermeden yaşadığı bir dünya,
Aşk benim için… Heyecan, çok istemek, kazanmak veya kaybetmek,
Onunla çok tanışmayı isterdim… Bir isim yok çünkü her dönemde tanışmak isteyeceğim isim çok, hangisini yazsam ki! Özellikle bilimde ve sanatta… Yine de Leonardo da Vinci diyebilirim.
Görmek istediğim yer… Norveç, Uzak Doğu, Latin Amerika… Uzatmaya gerek yok; Dünya.
Mutlaka yapmak istediğim… Plansız, programsız, zamansız yaşamak…
Son olarak söylemek istediklerim… Normal bir hayatı özlüyorum… Politikada artık sadece ekonominin nasıl daha ileriye gideceği, refahın nasıl daha bir üst seviyeye çekileceği planlarının konuşulacağı günleri özlüyorum. Sıradan vatandaşın artık “ne olacak bu memleketin hali!” demeyeceği günleri özlüyorum. Aslında o günleri arıyorum demek daha doğru çünkü ‘özlemek’, eskiden olanı yeniden aramak anlamına geliyor ki bu talep ettiğim şeyler hiç yaşanmadı ki!..

Dergiler Haberleri