Tanzanya’da Safari Macerası

Tanzanya’da Safari Macerası


Dr. Mehmet Tufan

Yoğun bir çalışma temposu insan beyninde farklı düşüncelerin oluşmasında en büyük etkenlerden biridir.

Yoğun çalışma dönemi içerisinde,  insan vücudunda hücrelere ve dokulara zararlı etkileri olan pozitif iyonların birikmesi sonrasında, zihinsel stres ve yorgunluğun yarattığı dinlenme arzusu, onu farklı düşüncelere veya maceralara yönlendirmektedir. İnsan bedeninde birikecek bu zararlı pozitif iyonların negatif iyonlarla (nötürleştirmenin) dengelemenin yolu, sürekli olarak olmasa da belirli aralıklarla stresli ortamdan uzaklaşmak, olumlu ortamlarda bulunmak, gördüklerinle ve duyduklarınla mutlu olmak ve sevinmek, doğa ile buluşmak, deniz havasını solumak gibi davranış biçimleridir.

İşte ben de, bedenimde oluşacak pozitif iyonları, vücuduma zarar verecek düzeye gelmeden dengelemenin yöntemini, bu seferlik Tanzanya’da safari macerası yaşayarak ve dünyaca ünlü güzel Zanzibar kıyılarında doğa ile baş başa 5-10 günlük bir zaman geçirerek dinlenmede buldum.   Böylece ülkemizdeki hem iş ve hem de çevre koşullarından uzaklaşarak başka duygular yaşamak mümkün olacaktı. Kış ve yaz aylarını hiç sevmediğim için, güzel bir zamanlama ile oralarda bana uygun olan hava koşullarının olduğu zamanı tercih ettim. Tabii ki bu macera üç ay önceden iş ortamının oluşturacağı stres ve yorgunluk düşünülerek planlandı. Tarih, Şubat ayı. Gün 14 Şubat sevgililer günü. Havayolu; Türk Hava Yolları. Zaman; Sabah uçuşu, İstanbul bir saat on beş dakika,  gece uçuşu, yedi saat süre ile sevgililer günü gecesinde havada ve yerel saat ile 03.00’de  Dar Es Salaam uluslararası hava alanına iniş. Bir ülkeye gitmeye karar verirken sorun yaşamamak için,  o ülke koşulları için gerekli bilgileri edinmek zorunluluğu vardır.

TANZANYA DÜNYANIN NERESİNDE

Tanzanya doğu Afrika kıyılarında yer alan bir ülke. Birleşik Tanzanya Cumhuriyeti 1964 yılında Tanganika ve Zengibar adlı iki bağımsız ülkenin birleşmesi ile oluşturulmuştur. Başkenti Dodomo’dur. En büyük kenti eski baş şehir Dar Es Salaam’dır. Yüzölçümü 945000 kilometre karedir. Türkiye’den yaklaşık olarak 150 kilometre kare büyük.  Nüfusu 36 milyon civarındadır. Kişi başına gelir 1999 yılı verilerine göre 550 dolardı. Ortalama ömür süresi 52 yıl olduğu yazılır. Nüfusun büyük çoğunluğu Bantu olarak bilinen Afrikalılardan meydana gelmiştir. Ayrıca az sayıda Arap, Hintli, Pakistanlı ve Avrupalı vardır. Tanzanyalıların büyük çoğunluğu kabileler halinde yaşarlar. En kalabalık kabile Sukuma kabilesidir. Resmi dili İngilizce ve Swahili’dir. Tanzanya Birleşmiş Milletlere, Afrika Birliği Teşkilatına ve İngiliz Milletler Topluluğuna üyedir. Tanzanya ekonomisi tarıma dayalıdır. Ülke topraklarının yarısı ormanlık alanlarla kaplıdır. Ülkenin üçte bire yakın bölümünü ise tropik ağaçlar kaplar. Başlıca ticaret bitkileri sisal keneviri, pamuk, kahve, çay ve tütündür. Zengibar dünyanın ana karanfil kaynağıdır. Başlıca doğal kaynakları elmas, altın ve nikeldir. Gıda ve dokuma üretimi gelişmiştir. Tanzanya’da halkın %60’ı okuma yazma bilmektedir. Orta dereceli okullarda ve üniversitelerde yabancı öğretmenlerden istifade edilmektedir. Resmi para birimi Tanzanya şilini (Bir dolar, bin beş yüz Tanzanya şilini)olan ülkede %33 İslamiyet, %44 Hıristiyanlık ve putperestlik dinleri yaygındır. Tanganika, kuzeyde Kenya, Uganda, kuzeybatıda Rwanda ve Burundi, batıda Kongo, güney batıda Zambia, güneyde Malawi, Mozambik, doğuda Hint okyanusu ile çevrilidir. Zanzibar, Tanganikanın kuzey kıyısında 40 km uzaklıktaki Zengibar ve Pemba adalarından meydana gelmiştir.

KLİMANJARO DAĞI

Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 900 metredir. En yüksek dağı kuzey bölgesindeki Klimanjero dağı Afrikanın en yüksek noktasıdır. Ülkede üç tane büyük göl vardır. Bunlar, Malawi, Tanganika ve Viktoria Gölleridir. Ülkede iki yağışlı mevsim vardır. Ülke sürekli olarak Muson rüzgarlarının etkisi altındadır. Tanzanya’da tropikal iklim hüküm sürer. Yüksek bölgelerde yıl boyunca 10-20 derece santigrat arasında olmasına rağmen, diğer bölgelerde en sıcak aylar kasım- şubat( 25-31 C)arasında olup en soğuk aylar(mayıs-ağustos 15-20 C ) arasındadır. Kıyı bölgelerinde ise ılıman (20-30 derece santigrat)iklim hakimdir. Değişik iklim bölgeleri ülkede çok çeşitli bitkilerin yetişmesine imkan verir. Tanzanya’da bol miktarda vahşi hayvan vardır. Ülkede bulunan başlıca hayvanlar ceylan, zebra, yaban sığırı, fil, Habeş maymunu, gergedan, aslan, zürafa ve timsahtır.
Tanzanya’ en önemli sağlık sorunu sarı humma, malarya ve uyku hastalığı’dır.

“KIZIMIZIN TUTKUSU BİZİ ORALARA GÖTÜRDÜ”

Ailece Tanzanya’da safari macerası yaşamak ve Zanzibar’da tabiat güzelliklerini bir süreliğine yaşama tercihi, psikolog ve yoga eğitmeni olan kızım İpek’in Zanzibar’ın Jambiani kıyılarında bir süreliğine kaytsörf sporu yapma tutkusu ve oralara gelen turistlere yoga sporunu yaşatma hizmetleri vermek üzere Zanzibar’da bulunmuş olmasındandı.

Yabancı bir ülkeye turist veya görevli olarak giden bir insanın, o ülkede karşılaşabileceği en büyük sorun kanaatimce sağlık sorunudur. Bir diğeri, olabilecek hırsızların gazabına uğraması ve bu tür olumsuzluklarda yeterli paraya olan ihtiyaç. Böyle olumsuzluklarla yabancı bir ülkede ailemle birlikte mağdur olmamak için önce gerektiği şekilde ailece sağlık sigortası yaptırdık, parasal gereksinimleri planladık. Fakat sağlık önlemleri konusunda bizim memleketin Sağlık Bakanlığının Temel Sağlık Hizmetleri Müdürlüğünün, insan sağlığı açısından sorunlu olan ülkelere seyahat edecek vatandaşlarına gerekli aşıları uygulama servisi olmadığı için sarı humma aşısı uygulaması mümkün olmadı. Zaman darlığımız olması nedeni ile Güney Kıbrıs’ta mevcut olan aşılama servisinden de yararlanamadık. (Sarı humma aşısı uygulandıktan 10 gün sonra bağışıklık oluşmaya başlamaktadır). Malarya hastalığından korunma konusunda da önerilen sözde koruyucu ilaçların insan bedenine verebileceği zararları da göz önünde tutarak, çareyi on günlük bir zamanda bize yetebilecek kadar sinek öldürücü ve sinek kovucu spreyler alarak maceramıza başlamayı tercih ettik.

İstanbul’da Tanzanya uçağını beklerken önceden planladığımız gibi bir taksi kiralayarak Florya Akvaryumunda bir gezinti yaptık. Akvaryumda çok çeşitli deniz hayvanlarını izleme fırsatı yakaladık. Onlarla resimler çektik. Gerçekten görülmeye değer. Tanzanya’ya gidecek uçağımızın kalkış saati 19.00 olduğu için böyle yaptık. Akvaryum Restorant’ında Marmara Denizine karşı bir de öğle yemeği yedikten sonra tekrar Atatürk Hava Limanına giderek pasaport işlemlerimizi Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu ile yaptık. Çünkü KKTC Pasaportu ile ne Türkiye’den Tanzanya’ya çıkış, ne de Tanzanya’ya giriş mümkün değildir.

7 SAATLİK UÇUŞ

Saat tam 19.00’da yine Türk Hava Yolları’nın Boing 737 tipi uçağı ile ve yaklaşık 200 yolcu ile beraber yedi saat sürecek Tanzanya maceramıza yolculuğumuza güzel bir kalkışla başladık. Nihayet ekrandaki gösterge uçuş süresinin son dakikasını gösterirken uçağımızın tekerleklerinin yumuşak sesleri Dar Es Saleem hava alanına inmiş olduğumuzun haberini veriyordu. Tanzanya İngiliz Milletler topluğuna üye olduğundan Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlarına vize istemiyor. Bu nedenle pasaport işlemlerimizi çabucak tamamlayarak saat 04.00 civarında bizi Dar Es Salaam hava alanında karşılayan kızım İpek’in önderliğinde bizim için önceden reserve ettiği oteldeki odalarımıza yerleştik. Biraz uyuma ve dinlenme fırsatı bulduktan sonra sabah kahvaltımızı Tanzanya usulü tropikal meyve ağırlıklı olarak yaptık. Bize göre farklı fakat güzeldi. Saat 08.30’da daha önceden safari gezisi için reservasyon yaptığımız Waterbuck safari şirketinin şöförü Jeyfort’la tanıştık. Eşyalarımız arabaya yüklendi. Yola koyulduk. Safari alanı, yani vahşi ve yaban hayvanlarının yaşamlarını sürdürdükleri alanlardan biri olan ve Tanzanya Cumhuriyeti hükümeti tarafından milli park olarak kabul edilmiş MKİUMİ National Park. Dar Es Salaam’dan yaklaşık 300 km uzakta ve güney bölgesinde. Etrafı seyrederek gidiyoruz. Tanzanya’da trafik bizde olduğu gibi soldan, arabaların dümenleri ise sağda. Yol iki şerit yani bir geliş bir gidiş.  Güzel çizilmiş yolun her iki tarafında bisiklet veya motor yolu mevcut. Yol boyunca radarlı veya radarsız trafik kontrolü oldukça yoğun. Hız kontrolü ve denetim yapan polisler nedense hep güler yüzlü. Bizdekilerden farklı. Yol boyunca hiçbir kazaya rastlamamış olmamız ilginçti. Herhalde sıkı trafik kontrolü etkili oluyor.

MUZ YAHNİSİ

Yolun yarı mesafesinde öğle yemeği için durduğumuz lokantada yemekler ilginçti. Muzdan yahni yemek yapılabildiğini görünce güldüm kendi kendime. Tadına baktım, gerçekten hem güzel, hem de besleyici imiş. Zevkle yedik. Tabii ki sıtma ve sarı humma hastalığını taşıyor olabilecek sineklerden korunabilmek amacı ile beraberimize aldığımız sinek kovucu spreylerimizi de arada bir üzerimize sıkmayı ihmal etmiyoruz. Bununla birlikte bulunduğumuz bölgelerde sivrisinek hiç görmedik diyebilirim. Kara sinek sayısı ise, yaz mevsimi olmasına rağmen bizdekilerden daha az gibi görünüyordu.  Yol boyunca köyler var. Şehirden uzaklaştıkça evler bizim çocukluk zamanımızdaki(1955-1960) eski zaman evlerine benzemeye başladı. Bizim çocukluk zamanımızda (50-60 yıl önce) bizim evlerin damları hep topraktan yapılmıştı. Duvarları ise kerpiçten. Buradaki evlerin çoğu topraktan ve tuğlalardan yapılmış, fakat damları çinko saç ile örtülmüş. Yoldan gördüğüm kadarı ile evlerin çoğunda elektrik yok.  Evlerde su da yok. Çünkü hemen her evin önünde dolu veya boş olabilecek su bidonları ve su kovaları var. İnsanlar genellikle yalın ayak veya pabuç giyerek dolaşıyorlar. Binek aracı olarak oldukça az olan arabalara karşın motosikletler oldukça rağbette, bisiklet kullanımı da oldukça çok.

MOTOR LASTİĞİNDEN AYAKKABI

Uzun ve zevkli bir yolculuktan sonra yaban hayvanlarının yaşadığı MİKUMİ NATİONAL PARK’a geldik. 3230 kilometre kare büyüklüğünde olan (yaklaşık KKTC yüzölçümü büyüklüğünde) bu park alanında her taraf ağaçlarla, otlarla kaplı.  Bol miktarda su göletleri ve akan sular var. Saat dört sularında gün batımına kadar seyahat ettiğimiz özel safari arabası içerisinde yaban hayvanların serbest ve korkusuz olarak dolaştığı alanları gezdik. İlk olarak maymunları gördük. Sonra leylekler, kartallar, çeşitli kuşlar, geyik sürülerini ve geyiklerin koşarken derelerin üzerinden süzülerek, yani uzun atlama yaparak süzülerek geçişleri görülmeye değerdi.  Aynı televizyonda National Geografic filmlerinde oluğu gibi. Ama daha güzel.

CANLI CANLI DOĞAL YAŞAM

Akşam olunca park alanı içerisindeki özel dinlenme tesislerinde konakladık. Burada kaldığımız yer bir çadır. Fakat çadır içerisinde her türlü konfor var. Tuvalet, duş ve temiz yataklar. Gece restorant’da güzel bir yemek yedik, dinlendik. Sonra bir güzel uyumuşuz. Burada mevsim yaz. Hava ılık, bugün iki kez oldu gök gürültülü yağmur yağıyor.  Sabah kahvaltısını orman içerisinde güzel ve rahat bir yemek salonunda yaptık. Servis alanının bekçisi Masai kabilesinden güler yüzlü bir yerli, Adı Panett. Ayaklarında çorap yok. Ayakkabıları motor lastiğinden yapılmış. Onunla resimler çektik. Kulak kepçelerinde oldukça büyük delikler var. Kahvaltıdan sonra valizlerimizi arabamıza yükledikten sonra yine yaban hayvanlarının yoğun olarak yaşadıkları bölgeye gittik. Oldukça çok zebra, zürafa, bufalo, yaban domuzları, filleri ve göletlerdeki timsah ve gergedanları gördük. Fakat aslanları bulmak oldukça zor oldu. Onları koşarken değil de, avlandıktan sonra dinlenirken bulduk. Yanlarına giderek onları yakından seyrettik, resimlerini çektik. Aslanlar gerçekten görüldükleri gibi değil. Rahatsız edilmedikleri sürece kimseye zararları olmaz ve saldırmazlar. Ama acıktıkları zaman kendilerine mutlaka hareket eden bir av bulurlar.  Aslanı, zürafayı, zebrayı ve gergedanı veya diğerlerini hayvanat bahçesinde televizyonda izlemek güzel ama onları yakından izlemek ve onların fotoğraflarını çekmek daha da güzel. Mikumi milli parkında mevcut hayvanların hemen hemen her türünün doğal yaşamlarını zevkle izledikten sonra bedenimdeki pozitif iyonların (zararlı elektrik yüklerinin) negatif iyonlarla (hücrelerimiz için yararlı elektik yükleri) yer değiştiğini hisseder gibi oldum. İyi bir gezinti yapmıştık. Akşam olurken bu sefer rotamız geriye dönüştü. Yaklaşık dört saatlik bir yolculuktan sonra Dar Es Salaam’daki ötelimize döndük. Akşam yemeğinden sonra otel odalarımızda bir güzel uyuduk.
17 Şubat sabahı, otel restorantında bol tropikal meyveli bir kahvaltı yaptıktan sonra beş günlük ikinci dinlenme ve gezi bölgemiz olan Zanzibar adasına gitmek üzere hazırlıklara başladık.

 

Haftaya devam edecek

Dergiler Haberleri