SUYUN YENİDEN BELEDİYELEŞTİRİLMESİ ÖRNEKLERİ

SUYUN YENİDEN BELEDİYELEŞTİRİLMESİ ÖRNEKLERİ

Feminist Atölye (FEMA)
feministatolye2016@gmail.com


Grenoble, FRANSA
Bir yolsuzluk sonucu Suez’in bağlı kuruluşlarından biri ile 1989 yılında yapılan uzun süreli kira sözleşmesi, bölgesel denetim birimi tarafından ekonomik açıdan kusurlu olmakla eleştirildi. Yeniden yapılan müzakereler sonucunda işletme kontratı 1996’da yerel yönetim ile birlikte oluşturulan bir ortak girişime devredildi, fakat bu yeni kontrat da tartışmalıydı. Yeni kontrat işletmecinin, yönetim ve diğer hizmetleri Suez’e taşere etmesine izin veriyordu ve ek işletme risklerinin oluşmaması durumunda bile işletmecinin hizmet bedeli almasını garanti altına alıyordu. Üstelik mahkeme kararları, belediye kararlarını ve kontratları iptal etti. Suyun yeniden belediyeleştirilmesi kararı Mart 2000’de verildi ve Suez’in bağlı kuruluşu ile yapılan özel kontratın yolsuzluk, şeffaflığın olmayışı ve aşırı yüksek fiyat gibi gerekçelerle iptal edilmesinin ardından 2001’de hayata geçirildi. Önceki özel işletmeci ile karşılaştırıldığında, belediye işletmecisi Régie des Eaux de Grenoble (REG) ücretleri daha düşük ve sabit seviyede tutarken bakım ve altyapı yatırımlarını üç kat artırdı. Yeni kamu girişimi, karar alma sürecine kamunun katılımını sağlayan gelişmiş bir model benimsedi ve yönetim kurulunun üçte biri sivil toplum temsilcilerinden ve geri kalan üçte ikisi şehir meclisi üyelerinden oluşturuldu (Lobina ve Hall, 2007).

Paris, FRANSA
1984’de Paris’teki su hizmetlerinin sağlanması iki adet uzun sureli kira sözleşmesi aracılığıyla 25 yıllığına Veolia ve Suez’e verildi (her bir şirket, şehrin bir yarısının su hizmetlerini karşılayacaktı). 2000’de kontratlar bölgesel denetim birimi tarafından, mali şeffaflığa sahip olmamakla eleştirildi ve 2002’de Paris şehrinin görevlendirdiği bir denetçi, kontrat işletmecileri tarafından uygulanan fiyatların ekonomik olarak haklı görülebilecek fiyatlardan %25-30 daha yüksek olduğunu tespit etti. 2003’de, ulusal denetim birimi işletmeciler tarafından şebeke bakımı amacıyla ayrılan mali rezervler ile gerçekte verilen etkin hizmet arasında büyük ve giderek artan bir fark olduğunu buldu. Bu taktik, fiyatların artması ve altyapı bakımının ertelenmesi sonucunu doğurmuştu. Üstelik işletmecilerin ana şirketleri, çeşitli teknik uzmanlık ücretleri almışlardı. İki kontrat işletmecisi, verilecek hizmetleri ve bakım işlerini aynı grubun alt kuruluşlarına taşere etmişlerdi, dolayısıyla ana şirketler ek kârlar elde etmişlerdi. Kontratlar 2003 yılında yeniden görüşüldüğü halde bu durum yıllarca devam ettiği için, Paris şehri su rezervinin kontrolünü yeniden kendi eline almaya karar verdi. Suez ve Veolia ile yapılan kontratların geçerlilik süresinin bitmesinin ardından, Ocak 2010’da Paris’teki su hizmetlerinin yönetimi yeniden belediyenin eline geçti. Defalarca kamu denetim birimi tarafından eleştirilmiş olmasına rağmen finansal şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlanmadığı için özel kontratlar yenilenmedi. Su yönetiminin yeniden belediyeleştirilmesinin ardından ilk yıllarda, yeni belediye işletmecisi Eau de Paris 35 milyon Euro verimlilik tasarrufu gerçekleştirdi ve bunun sonucunda suyun ücretinde %8’lik bir azalma yaşandı. Bugüne kadar Paris’teki su ve hıfzıssıhha fiyatları, büyük bir şehirde güvenli içme suyu sağlamanın getirdiği belirli teknik zorluklara rağmen, Fransa’daki ortalamanın altında oldu. Eau de Paris ayrıca dayanışma eylemleri de gerçekleştirdi: Şehrin konut dayanışma fonuna yaptığı katkıyı artırdı (175.000 €’dan 500.000 €’ya çıkardı), şehirdeki 44.000 yoksul aileye su dayanışma payı ödedi, su tasarrufu kampanyası başlattı ve gecekondu bölgelerindeki su kesintilerini önledi (Pigeon ve ark., 2012). Yeni Eau de Paris yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik güçlendirildi (Sinaï, 2013). Şehir, Eau de Paris’e yurttaş katılımını artırmak için Şehir Su Gözlemevi kurdu. Karar verme sürecine halkın katılımı ile ilgili olarak, Eau de Paris’in yönetim konseyinin 11 üyesi şehir meclisi üyelerinden, iki tanesi işçi temsilcilerinden ve beş tanesi de sivil toplum temsilcilerinden (bir tane Gözlemevi’nden, su ve hıfzıssıhha uzmanları, çevre ile ilgili bir STK’dan bir kişi ve bir tüketici örgütü) oluşuyor. Eau de Paris’in önceki CEO’su Anne Le Strat, “Gözlemevi modeli bu kamu su şirketi için, yurttaşlardan doğrudan geri bildirim alma ve yurttaşların Eau de Paris’in stratejik yönetimine katılımını sağlama olanağı tanıyan yeni bir model” dedi.

Berlin, ALMANYA
1999’da Berlinwasser Holding AG’nin (BWH) – Berlin’in su işletmecisi Berliner Wasserbetriebe Anstalt öffentlichen Rechts’in (BWB) sahibi – %49,9’u RWE ve Veolia’nın da içinde yer aldığı bir konsorsiyuma satıldı. Gizli anlaşma, özel konsorsiyumun BWB’nin yönetimini, CEO ve Finans Direktörü’nün atanması yoluyla kontrol etmesini sağlıyordu. RWE ve Veolia ile yapılan kontrat, özel hissedarlar için özsermaye kârlılık oranının 8% olmasını garanti altına alıyordu ve bu karlılık oranı 28 yıl boyunca Berlin eyaleti tarafından garanti ediliyordu. Kontrat, yetersiz yatırım ve yüksek fiyatlara neden olduğu için oldukça tartışmalıydı. Bu durum 2011 yılında kontratın şartlarının açıklanması için referandum yapılmasına yol açtı. Özel kontrat o kadar gözden düşmüştü ki Eylül 2011’de yapılan belediye seçimlerinde, yeniden belediyeleştirme dört büyük politik partiden üçünün programında yer alıyordu. Berlin eyaletinin Nisan 2012’de RWE’nin ve Eylül 2013’de Veolia’nın elindeki hisseleri satın almasıyla kontrat iptal edildi. Bu süreç yeniden belediyeleştirme ile tamamlandı. Hisseleri bu şirketlerden geri almak vergi mükelleflerine 1,3 milyar Euro’ya mal oldu ve bu miktar önümüzdeki otuz yılda aslında olabilecek olandan daha yüksek su faturaları yoluyla ödenecek. Bu mali yük, yeniden belediyeleştirmeye rağmen su işlemlerinin sürdürülebilirliği konusunda şüphelere neden oluyor.

(Kaynak: Public Services International Research Unit (PSIRU), Transnational Institute (TNI) ve Multinational Observatory)

------------------------------------------


 SISTER SPEAK TO ME 3

 Feminist Atölye olarak her yıl 8 Mart haftasında düzenlediğimiz Sister Speak to Me söyleşi dizisinin bu yılki konuğu Erato Kozakou Markoulli. Kıbrıslırum kız kardeşlerimizin Kıbrıs Sorunu başta olmak üzere, ortak olarak yaşadığımız ve deneyimlediğimiz sorunlara  dair düşüncelerine ve görüşlerine ses vermek amacıyla düzenlediğimiz Sister Speak To Me söyleşisinin bu yılki başlığı “Birleşik Kıbrıs’ta Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Kadınlar Geleceği Kuruyor”. Söyleşinin çevirisini FEMA aktivisti ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği  Teknik Komitesi üyesi Doğuş Derya’nın yapacağı bu söyleşimize hepinizi bekleriz.
 Since 2014, we have been organizing “Sister Speak to Me” conferences to give voice to our Greek Cypriot sisters’ perceptions about peace and gender . This year, Mrs. Erato Kozakou Marcoullis (ex Minister of the Foreign Affairs of the Cyprus Republic) will take  the floor and talk about “Gender equality in a reunited Cyprus: Women of Cyprus working together for a future of peace”. Once again, we will come together to share our thoughts about peace and to find an avenue for building a Federal State. As the members of  the Feminist Atelier, we are glad to invite you to our conference.
 Tarih: 7 Mart 2016
 Saat:19.00
Yer: KTAMS

 

 

------------------------------------

Dergiler Haberleri