“Su altında bambaşka bir yaşam var”

Dalış eğitmeni Yankı Karadağlı, kendini bildi bileli su sporlarıyla ilgileniyor. Scuba eğitmeni olarak çalışan Karadağlı, adalıların denize ve suya daha yakın olması gerektiğini savunarak, yüzmeyi öğrenmelerini öneriyor.

Yankı Karadağlı, çocukluğundan beri hep yüzmeye, suya ve denize meraklıymış. 2007’de su altı dalış (scuba) eğitmeni olarak çalışmaya başlayan Karadağlı, her gününün denizde geçtiğini söylüyor.

Denize karşı ilgisinin gittikçe arttığını, tüplü dalışlara başladığını ifade ediyor.

Başlarda balık avlasa da, sonrasında balık nüfusunu korumak ve deniz altı canlılarına zarar vermemek için avlanmayı bıraktığını, hatta hasta ve yaralı canlılara yardım ederek tekrardan suya bıraktıklarını da anlatıyor. “Önceden balıklara yem de verirdik, ancak zıpkınla avlanan kişilerden korumak için, insanlara alışmasınlar diye yem vermeyi de bıraktık. Balıklara yardım edebileceğimiz bir akvaryumumuz da var” diyor.

40 metre derinliğe kadar dalan Karadağlı, yeni dalış noktaları da keşfediyor.

 

“Adada yaşasak da ne yazık ki yüzmeyi bilmeyen, hatta sudan korkan insanlar var”

Farklı yaş gruplarına, farklı derinliklerde dalış öğreten Karadağlı, “Adada yaşasak da ne yazık ki yüzmeyi bilmeyen, hatta sudan korkan insanlar var. Tabii ki su tehlikelidir, riskleri vardır. Özellikle kötü hava şartlarında, tehlikeli noktalarda ne kadar tecrübeli olsak da bizler de denize girmeyiz. Çünkü yaşamımızı riske atmayız. Ancak güvenli, ne yaptığını bilerek suda olmanın hiçbir zararı olmaz” diye konuşuyor.

Denizlerdeki insan atığının yoğunluğuna da değinen Karadağlı, insanları da daha duyarlı olmaya çağırıyor.

“Bizim işimizde, özellikle deneme dalışı önemlidir. Gelen kişi stres olursa ve kötü bir tecrübe yaşarsa elimizden geldiğince yardım edip, kimi zaman ücret almadığımız bile oluyor. Karşımızdaki insana dalışı sevdirmek, güvenliklerini sağlamak da işimizin bir parçası... Ancak genelde dalışlarımızın çoğunda insanlar beklediklerinden çok daha iyi vakit geçiriyor…” diyor.

 

“Dışarının stresinden uzak, temiz, kimseyle konuşmak zorunda kalmadığınız bir yaşam var…”

Su altında bambaşka bir hayat olduğunu vurgulayan Karadağlı, sözlerine şöyle devam ediyor: “Su altında, insanlardan, dışarının kaosundan, trafik ve gürültüden uzakta olmak bambaşka bir dünya. Dışarının stresinden uzak, temiz, kimseyle konuşmak zorunda kalmadığınız bir yaşam. Bu yüzden daldığımda bile, kuru mayolar, yüzünü kapsayan maskeler giymek istemem, çünkü su bana değsin, hissedeyim isterim. O kadar çok severim suyu…”

Kültür & Sanat Haberleri