Özgür eşekler diyarı ‘Karpaz’

Özgür eşekler diyarı ‘Karpaz’

Ali Yüksek (Jawa Ali)

Sonbahar havalarının hüküm sürdüğü bu günlerde 13 Kasım 2016 Pazar günü, uzun zamandır ziyaret etmediğimiz özgür eşekler diyarına, Karpaz’a doğru uzanmaya karar verdik…
Lefkoşa’dan gelen arkadaşlarla Girne Lemar’da buluşup yola koyulduktan sonra Tatlısu Zambak Tesislerinde verdiğimiz kahve molası esnasında Mağusalı birkaç arkadaşımızın da katılmasıyla Karpaz’a doğru demiratlarımızı sürdük...
Dipkarpaz köyünde benzin vb. ihtiyaçlarımızın yanı sıra eşeklere ikram etmek üzere aldığımız yeşilliklerle yola koyulduk... Karpaz Koruma bölgesi girişinde sürekli görmeye alıştığımız ve adeta girişleri kontrol eder vaziyette bekleyen ve eskiden ancak dürbünle görebildiğimiz eşeklerin araçlara ve insanlara bu kadar yakınlaşması görülmeye değerdi...  İkram edilen yiyecekleri memnuniyetle kabul etmeleri ve gün geçtikçe insanlarla iç içe olmayı yeğleyen eşeklerin artık tarlalarda değil de ziyaretçilerin olduğu bölgelerde toplanmaları oldukça ilginçti...

ŞİFALI SU

Yaklaşık iki yıldır restorasyonu devam eden Apostolos Andreas Manastırı, bu kez çoğunluğu güneyden gelen ziyaretçilerin akınına uğramış gibiydi... Manastırın çevre düzenlemesinin henüz bitirilmemiş olması ve dolayısıyla çok sayıda otobüsün yol üzerinde beklemesi manastır girişini bir o kadar da zorlaştırıyordu... Çok sayıda hediyelik eşya standının kurulu olduğu alana, demiratlarımızla  bile ilerlemekte zorlanmış olsak da, uygun bir yerde park edip etrafı dolaşmaya başladık... Motor çantalarımızda taşıdığımız marul ve salatalık gibi yeşillikleri, bir anda kalabalığın arasından çıkıp etrafımızı saran özgür eşeklere ikram edip bir süre oyalandıktan sonra, birkaç fotoğraf çekerek standları dolaşmaya başladık...
Hemen hemen buraya gelen tüm ziyaretçilerin, manastırın deniz tarafında yer alan ve şifalı olduğuna inanılan çeşmeden su içmeleri ziyaret amaçlarının bir başka göstergesi olabilir... Burası henüz restorasyon çalışmaları nedeniyle tellenerek ziyarete kapalı olan Manastırın açık olan tek bölümüydü…

HAVUÇ DİLİMLİ FISTIKLI BAKLAVA

Manastır çevresindeki gezimizin sonrasında guruldayan midelerimizin sesine kulak vererek soluğu, bir kilometre ilerdeki Sea Bird Restaurant’ta aldık... Kasım ayı ortalarında pek de alışık olmadığımız manzaralardan birini burada görmek mümkündü; Henüz ılıman bir havaya sahip Karpaz’ın bu bölgesinde denize giren yabancıları görmek içimizi ısıtsa da güneşin batmaya başlaması, yola koyulma vaktinin geldiğini haber veriyordu...
Dönüşte, İskele yolu üzerindeki Petek’te günün yorgunluğunu ve kaybettiğimiz enerjiyi geri almak üzere yediğimiz havuç dilimli fıstıklı baklava ve dondurma ile günü noktalamış olduk.
Farklı gezi ve etkinliklerde buluşmak dileğiyle,
Kaskınız takılı, farınız ve yolunuz hep açık olsun…

Dergiler Haberleri