Nedir bu garavolli? Cittaslow – Sakin / Yavaş Şehirler

Cittaslow, gelişmeye karşı çıkmak değil, tam tersine gelecek nesilleri de düşünerek planlı ve sürdürülebilir gelişmeyi savunmaktır. İşte bu yüzden ; ‘Yavaşlayın Sakin Şehirdesiniz’ sloganını önemsemektir...

İtalyanca citta (şehir) ve İngilizce slow (yavaş) kelimelerinin birleştirilmesinden oluşan, Cittaslow Türkçe’de, 'yavaş şehir veya sakin şehir' anlamında kullanılıyor. İtalya'da başlayan Cittaslow hareketinin ana amacı, acele etmeden her şeyi doyasıya ve tadında, geçmişin getirdiği tarihsel kültürel ve çevresel mirası hissederek, daha insani, daha çevreci, düne bugüne ve gelecek nesillere saygılı olarak yaşamaktır. Yaşadığınız kenti, orada yaşayan veya ziyarete gelen insanları önemsemek, çevreyi korumak, yerel özellikleri ve ürünleri öne çıkarmak, tüm şehirlerin aynılaşmasına karşı çıkmak ve her bir şehri kendi özgünlüğü ile desteklemek bu düşüncenin temelini oluşturuyor. Cittaslow, aslında bir düşünce yöntemi ve bir yaşam şekli olarak, geleceğe dair umut veriyor.

NEDEN YAVAŞ YAŞAM! CİTTASLOW NEDİR? NE DEĞİLDİR?

Tüm sakin şehirler, yavaş ve iz bırakarak ilerlemeyi anlatan salyangoz logosunu kullanıyor. Salyangozun yavaş ilerleyişiyle bıraktığı izini sürmek demek, sakinliğin ve huzurun izini takip etmek anlamında, derin bir felsefeyi barındırıyor. Salyangozun (garavollinin ) izini takip etmeye değer.

Bu hareketin temelleri, slow food akımından esinlanerek, 1999 senesinde İtalya’da atıldı.  7 ana başlık ve 72 kriterden oluşan cittaslow, zamanın yavaş akacağı, sade ve hep özlenen, yerel kültüre, geleneklere ve doğaya saygılı huzurlu bir başlangıç öngörülüyor. Cittaslow, çocuk, genç, yaşlı, engelli herkesin mutlu olacağı, tüketen değil üreten bir felsefe ve doğa ile kültürün korunarak, gelecek nesillere taşınabileceği bir anlayışı hedefliyor. 

Farklı kıtalardaki 32 ülkeden 235 şehir Cittaslow’a üye. Türkiye’de 15 şehir ülkemizde ise 2013 senesinde Yeniboğaziçi, 7 Kasım 2015 tarihinden itibaren Lefke, 2016 senesinde Mehmetçik ve 2018 yılında üyelik kazanan Geçitkale Belediyeleri bu uluslararası ağa üye olmaya hak kazandı. Dört belediye 2016 Aralık ayında bir araya gelerek, Kuzey Kıbrıs Cittaslow Ulusal ağını kurarak, siyasetin yapamadığı bir etkiyle, uluslararası bu kuruma üyeliğini perçinledi. Dört Belediyemizin ortaya koyduğu inanç ve cittaslow kardeşliği, örnek alınması gereken bir birliktelik... Yavaş yaşamı destekleyen özel ilgi turizminin yeni bir çeşidi olarak kabul gören Cittaslow Turizmi, yerel tohumları destekleyen doğal veya organik üretimin adresi cittaslow tarımı ve her yaş grubunun cittaslow değerleri ile eğitilmesini hedefleyen cittaslow eğitimi, cittaslow’un gelecek hedefleri durumunda...

Dünyamızda bize dayatılan statükoya ve kapitalist anlayışa karşı, devrimci bir  duruşun başarılı bir yansıması olan Cittaslow ruhu, başkalaşan dünyamızda, çöl içinde bir vaha gibi geleceğe dair umut veriyor...

CİTTASLOW NE DEĞİLDİR?

Cittaslow, gelişmeye karşı çıkmak değil, tam tersine gelecek nesilleri de düşünerek planlı ve sürdürülebilir gelişmeyi savunmaktır. İşte bu yüzden ; ‘Yavaşlayın Sakin Şehirdesiniz’ sloganını önemsemektir...

Cittaslow, sadece tüketerek yaşamak değil, aksine yerel değerlere sahip çıkıp, üreterek, bunu gelecek nesillerle paylaşmaktır. İnsan için, insani üretim ve ‘Yerel Üret Yerel Tüket ‘ anlayışını benimsemektir...

Cittaslow, trafiğe karşı çıkmak değil, lakin araçların giremeyeceği bisiklet kullanımı gibi çevre dostu ulaşım araçlarını teşvik etmektir. Korna sesleri değil, trafikteki saygı ve anlayıştır...

Cittaslow, popüler kültür ve fast food alışkanlıkları değil, doğal, organik ve sağlıklı yemek anlayışına özendirmektir. Toprak Ana’ya saygı ile unutulmaya yüz tutmuş tohumları, inadına toprağa ekmektir...

Cittaslow, aydınlatmaya karşı çıkmak değil. Hava, gürültü ve ışık kirliliğini oluşturacak tehditleri ortadan kaldırıp, aydınlık, çevre dostu, yenilenebilir enerjinin ışıldadığı, tünelin ucundaki ışıktır...

Cittaslow, teknolojiye ve internete  karşı çıkmak değil,  Belediye ve işletmelerin öncülüğünde halka bilgiye, doğru zeminde sosyal bir anlayışla ulaşmasını sağlamaktır. Sanallıktan, gerçeğe dönüştür...

Cittaslow, AVM ve beş yıldızlı casinolu oteller değil, Ahmet amcanın manav dükkanını, Ayşe teyzenin bakkalını, Cemal abinin küçük otelini ve Fatma teyzenin yerel macun üretimi ile el sanatlarını desteklemektir...

CİTTASLOW HİSSETMEKTİR!

Emperyalist dünyanın bize dayatmış olduğu sanal mutluluk yerine, samimiyeti, pasif tüketici olmak yerine, üretmeyi, hızlı yemek yerine, yavaş yemek kültürünü, AVM ve popüler kültür denilen dayatma yerine yerel seçenekleri, bir biri ile iletişimden kopan hayatlar yerine sosyalleşmeyi öne kaymayı hedefleyen bu anlayışın temelinde, geçmşin güzel değerlerini, geleceğe taşımak ve sevgi yatıyor...

Bazı toplumsal özelliklerimizi yitirmek üzere olsak da,  Kuzey Kıbrıs, cittaslow felsefesi için halen biçilmiş kaftandır.   Ülkemizde organik üretimin, ekolojik tarım uygulamalarının ve doğal üretimin gelişerek bir yaşam şekli olması hayal değildir. Bunun yolu, önce inanmaktan sonra  toprağa, üretime ve üretene sahip çıkmaktan geçiyor...

Cittaslow, insanların birbirini sevdiği, önemsediği, şehirlerde altyapı sorunlarının olmadığı, yenilebilir enerjinin kullanıldığı, elsanatlarına, gelenek ve göreneklere sahip çıkıldığı, teknolojinin doğru kullanıldığı, sosyalleşmenin ön planda olduğu, topluma dayalı bir gelişimi öngörüyor... İşte bu yüzden cittaslow...

Ülkemizde, cittaslow  felsefesini ve slow food anlayışını yaygınlaştırmak, bize hiç bir şey kaybettirmez, aksine çok şey kazandırır. Çünkü, cittaslow hissetmektir...

Kısaca, cittaslow, bizi biz yapan kültürel değerlere sarılmak, samimiyet ve sakinliğin verdiği huzuru hissetmektir. Şehirde yaşayan, çocuk, genç, yaşlı, engelli harkesin, üreterek  mutlu olacağı bir yaşam özlemidir.

Güzelliklerin paylaşılarak, çoğalmasını kim istemez ki! İşte bu yüzden, çare; Cittaslow...Yavaşlayın!

Sakin şehirlerin simgesi, salyangozun (garavollinin) izini takip etmeye değer...

Dergiler Haberleri