“Meşruluğu olmayan bir hükümeti neden destekleyelim?”

CTP Milletvekili Akansoy, “Meşruluğu olmayan bir hükümeti neden destekleyelim?” diye sordu, “Yarın meclise herhangi bir yasa geldiğinde örneğin, kamu yararını zarara uğratacak hayat pahalılığı gibi konular olabilir meclis içinde mücadele edeceğiz" dedi.

CTP Milletvekili Asım Akansoy, son zamanlarda Kıbrıs Türk demokrasisine ciddi anlamda müdahalelerin yapılmakta olduğunu belirterek, bunun çok uzun yıllara dayanan bir istikrarsızlaştırma tavrının devamı olduğuna vurgu yaptı. Akansoy, bunun kaynağının ise Ankara hükümeti olduğunu belirterek, bunun Kıbrıslı Türkler üzerinde ciddi bir tahribat yarattığına dikkat çekti. Akansoy, TC-KKTC ilişkilerinin iyileştirilmesi anlamında bu sorunları çözmek istediklerini ifade ederek, diyaloğun önemli bir yöntem olduğunu kaydetti. Akansoy, gereken tavrı gerek sokakta gerekse mecliste göstermekte olduklarını belirterek, bunun için çalışacaklarını söyledi. “Bizim meselemiz kısa günün karı değil” diyen Akansoy, var olan sorunları çözebilmek için yönetme makamında olmanın gerektiğini bilmekle birlikte sadece bu yönde sorunların aşılamayacağının bilincinde oldukların belirtti.

Akansoy, bu açıklamaları BRT'de yayınlanan 18. Saat  programında yaptı.

 

Ortada bir istikrar problemi vardır”

Asım Akansoy, bu topraklarda belirsizliğin ortadan kalkmasını isteyen, istikrar isteyen, demokrasi, barış isteyen her kesimi bugün yapmış oldukları yürüyüşe ve eylemlere davet ederek, bu eylemliliğin aslında demokrasi için, varolma için, kendi kendini yönetmek için bir çağrı olduğunu kaydetti. Akansoy, meclise yürüdükleri gibi meclisten de sokağa yürüyeceklerini belirtti. Akansoy, müdahalelerin artık açık bir şekilde yapıldığını belirterek, “ortada bir istikrar problemi vardır. Sayın Faiz Sucuoğlu’nun birileri tarafından neden istenmediğinin gizlenmesi kabul edilemez. Yüzde 60 oyla bir partinin başkanı seçilen kişinin istenmemesi, demokratik bir düzende söz konusu olamaz” diye konuştu.

 

Meclis bir siyasi alan, bir mücadele alanıdır”

Akansoy, siyasi bir partiye yapılan müdahalenin demokrasi alanını tehdit ettiğini ifade ederek, şöyle devam etti, “bizim sahip çıkmamız gereken demokrasi alanının korunmasıdır. Bu noktada meclis bizim için önemlidir. Son tartışmalarda CTP meclisten çekilsin de denildi. Meclis bir siyasi alan bir mücadele alanıdır. Sokak da aynı şekilde bir mücadele alanıdır. Biz bu alanları terk etmek yerine halk yararına kullanma taraftarıyız. Hükümet programını meclise girerek eleştirmedik çünkü biz bu hükümetin meşru bir hükümet olmadığını düşünüyoruz. Bu hükümetin halkın şekillendirmesiyle kurulan bir hükümet olmadığını, halka dayanmadığını düşünüyoruz. Müdahale ile kurulmuş yapay bir hükümet ile karşı karşıyayız. Aynen Cumhurbaşkanlığı makamındaki kişi gibi.”

 

Meşruluğu olmayan bir hükümeti neden destekleyelim?”

Asım Akansoy, “biz bunları söylerken bir kurumu yıpratmak adına söylemiyoruz” diyerek, bu gerçeklerin konuşulmaması durumunda çare bulunamayacağını kaydetti. Akansoy, “meşruluğu olmayan bir hükümeti neden destekleyelim?” diye sorarak, “yarın meclise herhangi bir yasa geldiğinde örneğin, kamu yararını zarara uğratacak hayat pahalılığı gibi konular olabilir meclis içinde mücadele edeceğiz, karşı çıkacağız” dedi. Akansoy, duruşlarını bozmayacaklarını, meclisi de sokağı da sonuna kadar kullanacaklarını kaydetti. Akansoy, sine-i millet konusunda ise şöyle devam etti, “Biz çekilirsek başkaları o alanları kullanacaktır. Neden çekilelim, yapacaklarımızı yapmak yerine, konuşmak yerine, halkın sesi olmak yerine neden oradan kaçalım? Bugünkü şartlarda bana pek mantıklı gelmiyor. En ağır koşullarda bile tek adam rejimlerinde bile diktatörlüklerde bile sol siyasi partiler ve demokrasi güçleri meclisi terk etme gibi bir tavır içine kolayca girmezler. Sürdürülebilir, güçlü, etkili sonuç alıcı bir alternatif doğmadan siyaset alanını daraltmamak gerekir. Biz terk etmek yerine meclisi daha iyi kullanmak gerektiğinde oraları da eylem alanına dönüştürmek düşüncesindeyiz.”

 

Toplum örgütlerine yüzümüzü çevirdik”

 “Biz sokağa yüzümüzü çevirdik” diyen Akansoy, “bunun toplum örgütlerine yüzümüzü çevirdik, bu ülkenin haysiyetli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini düşünen insanlara yüzümüzü çevirdik demek olduğunu” belirtti. Akansoy, “yeni bir süreci yaratacağız” diyerek, “Sonuçta mutlaka ki bir seçim olacak. CTP ağırlığını koyacak ve bu dönüşüm Kıbrıs Türk halkının bütünlüklü dönüşümü olacak” diye konuştu. Akansoy, CTP’ye hayatın her alanında ciddi bir desteğin olduğunu belirterek, burada meselenin salt tepki koymak olmadığını, halkın çok ciddi sorunları olduğunu, bu sorunları çözebilecek yaklaşımı, alternatifleri ortaya koymak gerektiğinin altını çizdi.

 

Bir siyasi partinin ana ekseni yönetme üzerine kuruludur”

Akansoy, CTP’nin var olan sorunları çözmek için hükümete geleceğini, bunun iş ola olmayacağını söyledi. Akansoy, bir siyasi partinin ana ekseninin yönetme üzerine kurulu olduğunu anımsatarak, CTP’nin sadece içte değil Kıbrıs sorunu ile ilgili de güçlü tezleri olduğunu hatırlattı. “Toplumsal bir orak akıl yaratmamız gerekiyor” diyen Akansoy, bunu ancak CTP’nin yapabileceğini söyledi. Akansoy, şunları belirtti, “sürekli halkın içinde olduklarını, halk kitlelerinden bugüne kadar kimse bize sizi artık mecliste görmek istemiyoruz demiyor. UBP-DP-YDP’nin yarattığı bir sosyal girdap var ve bu hepimizi işin içine çekiyor. Bu ortamda her şey genelleştiriliyor. Başkaları gibi bir koltuk için bu memleketi satmayacağımız bilinci toplumda bize karşı ilgiyi artırıyor.”

 

Taş taş üstüne koymadılar, bu dönemde farklı olacağını düşünmüyorum”

Akansoy, hükümet programının en sonunda vadelendirmenin söz konusu olduğunu, vadelerde çalışmaların yapılacağını ifade edildiğini, bunun mümkün olmadığını kendilerinin de bilmekte olduğunu kaydetti. Akansoy, üç ayık tatilde komiteleri çalıştıracaklarını düşünmediğini ifade ederek, “geçen dönem taş taş üstüne koymadılar bu dönemde farklı olacağını düşünmüyorum” dedi. Asım Akansoy, ölü bir dönem olacağını belirterek, ekonomik konularda ciddi bir değişiklik olacağını düşünmediğini, daha da bozulma ihtimali olduğunu söyledi. Akansoy, yerel yönetimler konusunun olduğunu hatırlatarak, seçimlerin ertelenmesinin gayrı meşru ve gayrı yasal olduğunu belirtti. Akansoy, “seçimlerin Haziran sonu yapılması yetiştirilebilir de ama CTP dışında kimsede böyle bir irade, hava yok” diyerek, diğer siyasi partilerin aday belirleme gibi bir durumunun da olmadığını, siyasi atmosfer bakımından geri kalındığını kaydetti.

 

Anayasa çatır çatır deliniyor”

Akansoy, 26 Hazirandan sonra yerel yönetimlerde yetki sorununun ortaya çıkacağını belirterek, “eski Ombudsman Başkanı Sayın Dizdarlı, dava açılması durumunda ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacağız, yetki sorunları doğacak diyor. Birileri irade ortaya koymalıdır. Yüksek mahkeme bunu yapabilir çünkü anayasada hüküm var. Bu nedenle sürece anayasa mahkemesinin başkanı da sahip çıkmalıdır hepimiz kadar” diye konuştu. Akansoy, “anayasa çatır çatır deliniyor” diyerek, “bugün bu maksatla anayasayı delenler yarın hangi maksatla ne yapar? Bir sürüklenme halindeyiz. Ve en erken zamanda çalışmamız gerekir. Belediyeler yasası ve birleştirme nasıl olmalıdır diye çalışmalıyız, ancak seçimin Haziran sonu yapılması zorlanmalıdır” şeklinde konuştu.

 

Kamunun zararına yol açacak bir adımı atmalarına izin vermeyeceğiz

Akansoy, bir ülkede bir hükümetin çoğunluğu almış olması o ülkede her şeyi yapabileceği anlamına gelmediğini söyleyerek, toplumun bütün örgütlerinin dikkate alınması gerektiğini kaydetti. “Hükümeti kurduranlara mı borcumuz var yoksa halkınıza mı borcunuz var?” diye soran Akansoy, “ben milletvekiliyim ve beni seçene hesap veririm. Dolayıyla bizim siyaset alanını terk ettiğimiz yok, günü geldiğinde tartışacağız, hesap soracağız. Kamunun zararına yol açacak bir adımı atmalarına izin vermeyeceğiz” dedi.

 

Biz hükümet programını dinlemek istemiyoruz, biz protokolü öğrenmek istiyoruz”

Akansoy, protokolün içeriğinin tartışılmamasının dikkat çekici olduğunu belirterek, Kıbrıs Türk toplumunu memnun etmeyecek unsurların olduğu yönünde bilgi aldıklarını söyledi. Akansoy, başbakanın güven oyu aldıktan sonra kamuoyuna bunları açıklaması gerektiğini belirterek, “biz bu derleme hükümet programını dinlemek istemiyoruz, biz protokolü öğrenmek istiyoruz” diye konuştu. “Her sorduğumuzda ben baktım, bir şey yoktur” denildiğini belirten Akansoy, “siz kimi kandırıyorsunuz? O halde açıklayın. Hayat pahalılığı askıya alınıyor mu alınmıyor mu? Sendikaların zayıflatılması için üyelerden kesilen aidatları ile ilgili işlem durduruluyor mu? Toplumun alım gücünü zayıflatacak herhangi bir madde var mı yok mu?” diye sordu.

Haberler Haberleri