“Meclis derhal toplanmalı, tüm sorular belgeleriyle yanıtlanmalı”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, “Yaşadığımız büyük acı, devletin insan hayatını korumak için kurması ve işletmesi gereken denetim mekanizmalarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir” dedi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, “Yaşadığımız büyük acı, devletin insan hayatını korumak için kurması ve işletmesi gereken denetim mekanizmalarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir” dedi. İncirli, Meclis’in derhal toplanması ve tüm soruların belgeleriyle yanıtlanması çağrısı yaptı.

Sıla Usar İncirli, Meclis’e verdikleri araştırma önergesiyle ilgili Cumhuriyet Meclisi’nde Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ile görüştü. İncirli’ye ziyaretinde Meclis Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Fazilet Özdenefe ile Milletvekili Ürün Solyalı eşlik etti. Görüşmenin ardından açıklamada bulunan İncirli, “Yapılması gereken belgeleri ortaya koymak, izin ve denetim zincirinin nasıl işlediğini belirlemek ve varsa idari ve kurumsal ihmalleri açığa çıkarmaktır. Meclis olağanüstü toplanmalı, araştırma komitesi kurulmalı ve cevaplanması gereken tüm sorular belgeleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır” ifadelerini kullandı. Açıklama sırasında Genel Sekreter Mehmet Kale Kişi de hazır bulundu. Açıklamasında hükümete 13 soru yönelten Sıla Usar İncirli, soruların yanıtsız kalamayacağını ve her birinin resmi ve teknik belgeleriyle cevaplanması gerektiğini vurguladı. İncirli’nin açıklaması tamamı şu şekilde;

“Bu sorular yanıtsız kalamaz

Girne açıklarında yaşanan ve insanlarımızı kaybettiğimiz facianın ardından, olayın tüm yönleriyle araştırılması için 3 Eylül’de Cumhuriyet Meclisi’ne araştırma önergemizi sunmuştuk.

Bundan kısa süre önce, ülkede yaşanan toplum güvenliği sorunlarını görüşmek üzere Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırmış, güvenliğin siyasi ve yönetim meselesi olduğunu söylemiştik. O gün bize, “Bu ülke güvenlidir” dediler. Güvenliği konuşmak için Meclis’e dahi gelmediler.

Bugün yaşadığımız büyük acı, devletin insan hayatını korumak için kurması ve işletmesi gereken denetim mekanizmalarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Güvenlik, insanın evinden çıktığında, yola koyulduğunda, arabasına, okul otobüsüne, gemiye, uçağa bindiğinde, hastanede, okulda, yaşamın her alanında devletin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğinden emin olabilmesidir.

Şimdi yapılması gereken peşinen suçlu ilan etmek ya da devam eden adli soruşturmanın alanına müdahale etmek değildir. Yapılması gereken belgeleri ortaya koymak, izin ve denetim zincirinin nasıl işlediğini belirlemek ve varsa idari ve kurumsal ihmalleri açığa çıkarmaktır.

Araştırma önergemizi verdik. Hükümet de Meclis Araştırma Komitesi kurulması yönünde irade ortaya koydu. O halde daha fazla beklemenin gerekçesi yoktur.

Meclis olağanüstü toplanmalı, araştırma komitesi kurulmalı ve cevaplanması gereken tüm sorular belgeleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır.

Burada sorgulanması gereken:

1. Geminin 2024 yılında yeniden seferlerine başlamadan önce uzun süre “laid up”, yani seferden çekilmiş durumda bulunduğu ifade edilmektedir. Geminin uzun süre seferden uzak kalmasının teknik, idari veya hukuki nedenleri nelerdir ve yeniden sefere başlamadan önce hangi kontrollerden geçirilmiştir?

2. Limanlar Dairesi bünyesinde gemilerin denetiminden sorumlu kurul fiilen çalışmakta mıdır? Son beş yıldır gerekli atamaların yapılmadığı iddiası doğruysa, bu süre içerisinde denetimler kim tarafından ve hangi yetkiye dayanılarak yapılmıştır? Son beş yıla ait denetim faaliyet raporları ne göstermektedir?

3. Geminin seyre elverişliliği, yapısal güvenliği ve teknik yeterliliği nasıl değerlendirilmiş ve hangi teknik raporlara dayanılarak kabul edilmiştir?

4. Geminin geçmiş hasarları, bakım ve onarımları incelenmiş midir? İncelenmişse kim tarafından ve hangi raporlara dayanılarak değerlendirilmiştir?

5. Geminin sigortalanması sırasında sigorta eksperleri tarafından yapılan incelemelerde geminin teknik durumuna ilişkin hangi tespitler yapılmıştır? İlgili denetim ve ekspertiz raporları ne söylemektedir?

6. 16 Mayıs 2026 tarihindeki sefer sırasında çekildiği belirtilen ve geminin su aldığı görülen görüntüler yetkili makamların bilgisine ulaşmış mıdır? Ulaşmışsa hangi işlemler yapılmış, ulaşmamışsa bu tür güvenlik sorunlarının bildirilmesi ve takibine ilişkin mekanizma nasıl işlemiştir?

7. Geminin Haziran 2026’da yıllık klas denetiminden geçtiği belirtilmektedir. Bu denetimde su alma veya buna yol açabilecek herhangi bir teknik sorun tespit edilmiş midir? Edilmişse hangi işlemler yapılmış ve geminin sefere devam etmesine hangi teknik değerlendirmeye dayanılarak izin verilmiştir?

8. Mayıs ayında görüntülere yansıyan su alma ile 30 Ağustos’taki facia sırasında görüntülerde görülen su alma arasında teknik bir bağlantı bulunup bulunmadığı araştırılmış mıdır?

9. Geminin kaptanı ve mürettebatının gerekli ehliyet, sertifika ve mesleki yeterlilikleri mevcut muydu? Bunlar kim tarafından ve hangi usulle kontrol edilmiştir?

10. Facianın yaşandığı gün gemi Girne Limanı’ndan ayrılmadan önce yapılması gereken kontroller yapılmış mıdır? Hangi kontrol listeleri doldurulmuş ve kimler tarafından onaylanmıştır?

11. Geminin Girne Limanı’ndan planlanan çıkış saati ile fiili çıkış saati nedir? Çıkışta bir gecikme yaşanmışsa bunun gerekçesi nedir ve bu durum gemi jurnaline nasıl kaydedilmiştir?

12. Facianın yaşandığı gün geminin Girne Limanı’ndan hareket etmesinden su almaya başlamasına, yan yatmasına ve tamamen batmasına kadar geçen sürenin kronolojisi nedir? İlk yardım çağrısı hangi saatte ve hangi kanaldan yapılmıştır?

13. İlk yardım çağrısından itibaren kurtarma operasyonunun kronolojisi nedir? İlgili kurumlar hangi aşamada haberdar edilmiş ve operasyonun koordinasyonu nasıl yürütülmüştür?

Bu soruların her biri resmi ve teknik belgeleriyle birlikte yanıtlanmalıdır.”

Haberler Haberleri