Budama ve bakım uygulamalarının zamanında yapılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Özge Özden, tomurcuklanma öncesi budama, çiçeklenme öncesi ve doğru dozda bordo bulamacı uygulaması, yüzeysel toprak işleme ve yaz öncesi su yönetimi planlamasının verim ve bitki sağlığı açısından belirleyici olduğunu vurguladı.
Mart ayı, ağaçlarda budama, ilaçlama ve toprak bakımı açısından kritik bir dönem olarak öne çıkıyor. Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’nin Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özge Özden, Akdeniz ikliminin etkili olduğu bölgemizde mevsim geçişlerinin erken yaşanması nedeniyle tarımsal uygulamalarda doğru zamanlamanın belirleyici olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Özden, budama, bordo bulamacı uygulaması, toprak işleme ve su yönetimi konusunda üreticilere önerilerde bulundu.
Ağaçlarda budama işlemlerinin zamanında yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Özden, budama sonrasında ağaçların ‘bordo bulamacı’ adı verilen, bakır ve kireç karışımı mantar önleyici çözeltisi ile korunmasının önemine vurgu yaptı. İlaçlamanın çiçeklenme döneminde uygulanmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Özge Özden, “Çiçeklenmeden önce uygulanması önerilir, yağmurlu ve rüzgarlı havalarda uygulama yapılmamalı” uyarısında bulundu.
Gençleştirme budamasına dikkat!
Özellikle sert çekirdekli meyve ağaçlarında budamanın doğru zamanda yapılmasının büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Özge Özden, şeftali, kayısı, nektarin, erik ve zeytin gibi türlerde budamanın, ağaçlar yaprak dökümünü tamamladıktan sonra ocak-şubat aylarında gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Özden, “Budama işlemi, ağaçlar henüz tomurcuklanma dönemine girmeden önce tamamlanmalıdır. Kıbrıs’ta ilkbahar erken başladığı için ağaçlar da erken tomurcuklanır ve çiçek açar, bu durum mutlaka dikkate alınmalıdır. Bunun yanında; şeftali ve kayısı gibi türlerde budama yoğunluğu ve kesim açıları farklılık gösterdiği için her meyve türüne uygulanacak yöntemler ayrı değerlendirilmelidir” dedi. Çiçeklenme sonrasında yapılan budamanın verim üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Özden, “Bu dönemde yapılan budama, ağacın enerjisinin yanlış yönlendirilmesine neden olur ve meyve tutumunu azaltarak ciddi verim kayıplarına yol açar” şeklinde konuştu.
Narenciye ağaçlarının ise kış budamasına çok fazla ihtiyaç duymadığını belirten Prof. Dr. Özden, buna karşılık bahçede yapılacak gençleştirme budamasının mart ayının sonuna doğru uygulanmasının daha uygun olacağını söyledi. Prof. Dr. Özden, “Gençleştirme budamasında narenciyede budama zamanı mevsimsel geçişler ve iklim olayları dikkate alınarak karar verilmelidir. Mevsimsel yağışlar ve meyve ağaçlarının genel durumu mutlaka dikkate alınmalıdır” dedi.
Bordo bulamacı ile hastalıklara karşı koruma
Budama sonrası yapılacak ilaçlamanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Özge Özden, ağaçların “bordo bulamacı” ile korunabileceğini belirtti. Prof. Dr. Özden, “Bakır sülfat, kireç ve su karışımından oluşan bordo bulamacı, budama sonrası uygulandığında mantari hastalıklara karşı etkili bir koruma sağlar” dedi. Özellikle “karaleke” ve “dal yanıklığı” etmenlerinin yayılmasını engellediğini vurgulayan Prof. Dr. Özden, “Budama sonrası oluşan açıklıklardan bakteriyel patojenlerin girişini de önlemeye yardımcı olur” ifadelerini kullandı. Bordo bulamacının doğru zamanda uygulanması gerektiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Özden, “Bu uygulama çiçeklenme döneminde yapılmamalı; çiçeklenmeden önce, yağışsız ve rüzgarsız havalarda gerçekleştirilmelidir” şeklinde konuştu.
Doz ayarı hayati önem taşıyor
Bordo bulamacı uygulamasında doz ayarının büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Özge Özden, kullanılan miktarın dikkatle ayarlanması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Özden, “Bordo bulamacının içeriğinde yer alan bakır, ağaçlar için etkili bir koruyucudur; ancak fazla kullanıldığında yeni uyanan gözleri yakabilir ve yapraklarda kahverengi lekelerin oluşmasına neden olabilir” dedi. Bakırın ağır metal grubunda yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Özden, “Yüksek dozda kullanıldığında toprakta birikerek faydalı mikroorganizmaların azalmasına yol açar” ifadelerini kullandı. Uygulama dozuna da değinen Prof. Dr. Özden, “Yaprakların olmadığı kış döneminde bordo bulamacı genellikle yüzde 2 oranında uygulanmalıdır” dedi.
Toprak bakımı ve su yönetimi ihmal edilmemeli
İlkbahar öncesi toprak bakımının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Özge Özden, özellikle mart ayında yüzeyde oluşan kabuklaşmanın kırılması için hafif toprak işlemesi yapılabileceğini belirtti. Prof. Dr. Özden, “Kışın yumuşayan toprağın havalandırılması için derin olmayan, yüzeysel bir işleme yeterlidir” dedi. Toprak işlemesinden yaklaşık bir hafta sonra hayvan gübresi uygulanabileceğini ifade eden Prof. Dr. Özden, “Gübrelemenin ardından yapılacak yüzeysel çapalama, toprağın verimliliğini artırır” şeklinde konuştu. Derin sürüm konusunda ise uyarıda bulunan Prof. Dr. Özden, “İlkbaharda yapılacak derin sürüm, aktif köklere zarar vererek ağacı strese sokar; bu nedenle tercih edilmemelidir. Genellikle 5 ila 7 santimetrelik çapalama toprağın canlanması için yeterlidir” ifadelerini kullandı.
Su ile destekleyin, yaza hazır hale getirin!
Su yönetiminin özellikle yaz ayları öncesinde büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Özge Özden, toprak neminin korunması için gerekli önlemlerin erkenden alınması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Özden, “Ülkemizde yaz aylarında su sorunu sıkça yaşandığı için toprak hızla kurur; bu nedenle sürümden sonra organik ‘malç’ uygulaması yapılmalıdır. Organik malç ve yüzeysel çapalama, toprağın nemini korur ve kök gelişimini destekleyerek meyve verimi ve kalitesini artırır” dedi. ‘Malç’ olarak saman ve budama artıkları gibi organik materyallerin tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Özden, bu uygulamaların toprağın nemini koruyarak bitki gelişimini de desteklediğini ifade etti. Bahçelerin yaza hazırlanması gerektiğini de hatırlatan Prof. Dr. Özden, “Tüm bu işlemlerin ardından damlama sulama sistemleri kurulmalı ve bahçeler yaz dönemine hazır hale getirilmelidir” ifadelerini kullandı.