“Kuraklık değil, ihmal kuruttu”

Tarım Bakanı Bakan Çavuş’un hükümetin üstündeki sorumluluğu almak için kuruyan çam ağaçlarıyla ilgili sunduğu “kuraklık” tezi karşılık bulmadı. YENİDÜZEN’e konuşan uzmanlar, gerekçeyi, “çam kese böceği istilası” olarak açıkladı.

Recep DAL

Ulusal Birlik Partisi (UBP) – Demokrat Parti (DP) – Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Hükümeti’nin yıllardır ihmal ettiği çam kese böceği sorunu, ülkenin çam ormanlarını yok oluşun eşiğine getirirken, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş’un bilimsel verilerle çelişen açıklamaları ise tepkileri daha da büyüttü.

Meclis Genel Kurulu’nda konuşan Bakan Çavuş, kuruyan çam ağaçlarının çam kese böceğinden değil kuraklıktan dolayı kuruduğunu savunarak, yaşanan ekolojik yıkımın sorumluluğunu hükümetin üzerinden almaya çalıştı.

Ancak alanında uzman isimler YENİDÜZEN’e yaptıkları değerlendirmelerde bu iddiayı kesin bir dille reddetti.

Biyologlar Derneği eski başkanlarından ve çevre aktivisti Hasan Sarpten, Bakan Çavuş’un ilgili açıklamalarına işaret etti; “Çok açık şekilde yalan söylüyor” dedi. Son 20 yılın en yağışlı geçen kışlarından birinin yaşandığına işaret eden Sarpten, çam ağaçlarındaki kurumaların kuraklığa bağlanamayacağını belirtti, “Bu ağaçların kuraklıktan kurumadığı aşikardır” ifadelerini kullandı. Sarpten, “Çavuş, çam kese böceği sorununu çam ağaçlarını ortadan kaldırarak çözdü” diye konuştu.

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir de Bakan’ın açıklamalarını “softa şaşırtması” olarak yorumladı. Çam kese böceği sorununun yıllardır süren ihmaller ve ekolojik dengenin bozulmasının sonucu olduğuna dikkat çeken Sahir, “Çam kese böcekleri de düşmanı azaldıkça saldırıya geçti” ifadelerini kullandı. Sahir, “Ağaçlar yaşamlarını sürdüremez duruma getirildikleri için kuruyorlar” diye konuştu.

KEMA eski Mütevelli Heyeti Başkanı İlkay İlseven de kuruyan çam ağaçlarının nedenine ilişkin tartışmaya net bir yanıt verdi. “Bakan Çavuş’un açıklamaları doğru değil. Kuraklıktan değil, çam kese böceğinden dolayı bu ağaçlar kurudu” diyen İlseven, sürecin önce çam kese böceğinin ağaçları zayıflatması, ardından kabuk böceklerinin devreye girmesiyle ilerlediğini belirterek, “Önce çam kese böceği ağaçları zayıflatıyor, sonra ise kabuk böceği bunları öldürüyor.” dedi.

Biyologlar Derneği eski başkanı Hasan Sarpten:

“Bakan çok açık şekilde yalan söylüyor”

Biyologlar Derneği eski başkanlarından ve çevre aktivisti Hasan Sarpten, Bakan Çavuş’un kuraklık gerekçesine tepki gösterdi.

“Bakan Çavuş, çok açık şekilde yalan söylüyor” diyen Sarpten, son 20 yılın en yağışlı geçen kışlarından birinin yaşandığına işaret ederek, çam ağaçlarındaki kurumaların kuraklığa bağlanmasının bilimsel olarak mümkün olmadığını söyledi.

Sarpten, “Eğer bu kurumalar şimdi değil de yaz sonunda olsaydı, belki söylediğinin bir tutar tarafı olacaktı. Dolayısıyla bu ağaçların kuraklıktan kurumadığı aşikardır” ifadelerini kullandı.

Kuruyan ağaçların tamamının çam ağacı olduğuna dikkat çeken Sarpten, normal koşullarda çam kese böceğinin tek başına ağaçları öldüren bir tür olmadığını ancak yıllarca önlem alınmamasının bugün yaşanan felaketin temel nedeni olduğunu belirtti.

“2020 yılından beri çam kese böceğine yönelik mücadele durduruldu” diyen Sarpten, o tarihten bu yana kayda değer hiçbir mücadele ortaya konulmadığını, çam ağaçlarının adeta istilaya terk edildiğini söyledi.

Sarpten, çam kese böcekleri tarafından yıllarca zayıflatılan ağaçların daha sonra kabuk böceklerinin hedefi haline geldiğini belirterek, “Çam ağaçlarının kurumasının altında yatan esas neden ilk olarak çam kese böcekleri tarafından ciddi bir şekilde darbelenmesi ve bunun 5 yıl boyunca üst üste devam etmesidir” dedi.

Kıbrıs’ın kuzeyinde 30 bin hektarın üzerinde kayıtlı orman alanı bulunduğunu ve bunun yaklaşık yarısının çam ormanlarından oluştuğunu ifade eden Sarpten, çam ağaçlarının yüzde 80’inde istila yaşandığını, bunların önemli bir bölümünde de kurumaların görüldüğünü kaydetti.

Sorunun artık çıplak gözle görülebilecek boyuta ulaştığını belirten Sarpten, “Herhangi bir ölçüm olmadan gözle bile çam ağaçlarının harap hale geldiği görülüyor” dedi.

Orman Dairesi’nin yalnızca Güzelyurt-Lefkoşa arasındaki iki dere bölgesinde kuruyan yaklaşık 2 bin çam ağacını kesmek zorunda kaldığını söyleyen Sarpten, en az bu sayı kadar ağacın daha kesilmeyi beklediğini belirtti.

“Bu normal bir kuraklık kuruması değildir” diyen Sarpten, kuruyan ağaçlarda hiç ibre kalmamasının dikkat çekici olduğuna vurgu yaptı. Çam kese böceklerinin çam ağaçlarının ibrelerini tükettiğini hatırlatan Sarpten, bunun sonucunda ağaçların fotosentez yapamaz hale geldiğini söyledi.

Kabuk böceklerinin de sürece dahil olmasıyla ağaçların içten çürümeye başladığını belirten Sarpten, yaşananların yıllardır göz göre göre geldiğini ifade etti.

Açıklamasının sonunda ise hükümete yönelik sert eleştirilerde bulunan Sarpten, “Bakan Çavuş çam kese böceği sorununu çam ağaçlarını ortadan kaldırarak çözdü. Herhalde çam ağacı olmazsa çam kese böceği sorunun da olmayacağını düşünüyor. Şu an geldiğimiz nokta budur” dedi.

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir:

“Softa şaşırtması yapılıyor”

Yeşil Barış Hareketi (YBH) Başkanı Doğan Sahir de YENİDÜZEN’e yaptığı değerlendirmede, Bakan Çavuş’un açıklamalarını “softa şaşırtması” olarak nitelendirdi.

Ortaya çıkan tablonun zincirleme hataların sonucu olduğunu ifade eden Sahir, yıllardır ormanlara gereken önemin verilmediğini söyledi.

Bu ilgisizliğin yalnızca çam kese böceğiyle mücadelede değil, orman alanlarının yatırım gerekçesiyle kesilip betonlaştırılmasında da görüldüğünü belirten Sahir, doğanın dengesi gözetilmeden hareket edildiğini kaydetti.

Sahir, geçmişte çam kese böceğiyle mücadelede kullanılan kimyasalların da ekolojik dengeyi bozduğunu ifade ederek, bu uygulamalar sonucunda çam kese böceklerinin doğal düşmanlarının ortadan kaldırıldığına dikkat çekti.

Aşırı avlanma nedeniyle çam kese böcekleriyle beslenen kuşların sayısının da azaldığını belirten Sahir, “Dolayısıyla çam kese böcekleri de düşmanı azaldıkça saldırıya geçti” dedi.

Sahir, ağaçların kendi kendini yenileyebileceği yönündeki görüşlerin belirli ölçüde doğru olduğunu ancak bunun sınırsız bir dayanıklılık anlamına gelmediğini vurgulayarek, konuyu insan vücuduyla karşılaştırarak anlattı.

“Bir insanın ciğerlerini tıkarsanız ve nefes alamazsa, yeteri kadar spor yapamayacağı için kasları zayıflar. Ağaçlar da böyledir” diyen Sahir, yapraksız bırakılan ve sürekli baskı altında tutulan ağaçların zamanla dirençlerini kaybettiklerini vurguladı.

Sahir, direnci düşen ağaçların kabuk böceği gibi başka zararlıların da hedefi haline geldiğine dikkat çekerek, “Özetle ağaçlar yaşamlarını sürdüremez duruma getirildikleri için kuruyorlar” ifadelerini kullandı.

Kuraklığın da insan kaynaklı başka bir sorunun sonucu olduğunu vurgulayan Sahir, ülkedeki ağaç kesimlerinin ve yeşil alan kayıplarının iklim krizinin etkilerini daha da ağırlaştırdığını belirtti.

Sahir, bugün dikilen fidanların yüzde 20’sinin bile tutma şansına sahip olmadığını, bazı bölgelerde bu oranın yüzde 7’nin altına düştüğünü ifade ederek, kesilen ağaçların yerine yenilerinin dikilmesinin tek başına çözüm olmadığını söyledi.

Uzmanların hesaplamalarına göre kesilen tek bir ağacın üstlendiği ekolojik görevi yerine getirebilmek için binin üzerinde ağaca ihtiyaç duyulduğunu belirten Sahir, ülkenin kendi eliyle büyük çevresel felaketlere zemin hazırladığını dile getirdi.

KEMA eski Mütevelli Heyeti Başkanı İlkay İlseven:

“Kuraklıktan değil, çam kese böceğinden kurudular”

Kıbrıs Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (KEMA) eski Mütevelli Heyeti Başkanı İlkay İlseven de Bakan Çavuş’un açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

“Bakan Çavuş’un açıklamaları doğru değil. Kuraklıktan değil çam kese böceğinden dolayı bu ağaçlar kurudu” diyen İlseven, sürecin yıllardır bilinen bir mekanizma doğrultusunda ilerlediğini anlattı.

Çam kese böceklerinin özellikle sağlıklı ağaçlara yöneldiğini belirten İlseven, bu saldırılar sonucu ağaçların dirençlerini kaybettiğini vurguladı.

Ardından kabuk böceklerinin devreye girdiğini ifade eden İlseven, “Bu sefer de kabuk böcekleri devreye giriyor. Sonrasında ise kurumalar yaşanıyor. O yüzden çam ağaçlarındaki kurumanın kuraklıkla ilgisi yok” dedi.

Kuruyan ağaçların büyük bölümünün kızılçam olduğuna dikkat çeken İlseven, diğer türlerde aynı ölçekte kuruma görülmemesinin de bunun açık göstergesi olduğunu belirtti.

İlsever, “Önce çam kese böceği ağaçları zayıflatıyor, sonra ise kabuk böceği bunları öldürüyor. Durum bu şekilde” ifadelerini kullandı.

Çavuş ne demişti?

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Meclis Genel Kurulu’nun 9 Haziran 2026 tarihli birleşiminde çam kese böceğiyle ilgili yürütülen çalışmalara değinmiş ve “Eşiği geçmediğinden dolayı bu yıl için bir zarar görülmüyor” açıklamasında bulunmuştu.

Kuruyan ağaçların çam kese böceğinden değil kuraklıktan kuruduğunu savunan Çavuş, “Bunlara biz de üzülüyoruz fakat kurumaların az yağıştan kaynaklandığı bir gerçek” ifadelerini kullanmıştı.

Çavuş ayrıca, yaşanan durumun yalnızca Kıbrıs’a özgü olmadığını öne sürerek, “Bu sadece bizim ülkemizde değil son 8 yıl içerisinde Akdeniz Havzası’ndaki bütün ülkelerde yaşanılan iklimsel bir gerçek” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Özel Haber Haberleri