Bankacı Cengiz Erçağ, küresel ekonomik dalgalanmaların ortasında ülke ekonomisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ortadoğu’daki gelişmeler, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve kırılgan tedarik zincirlerinin dünya ekonomisini baskı altında tuttuğunu belirten Erçağ, “Soru artık kriz gelecek mi değil, geldiğinde ne yapacağımızdır” dedi.
Ülke ekonomisinin dışa bağımlı yapısına işaret eden Erçağ, üretimin zayıf, enerji bağımlılığının yüksek ve döviz hassasiyetinin kronik olduğunu vurgulayarak, “Dünya sarsıldığında biz bunu iki kat hissediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Enerji maliyetleri hayat pahalılığının temel nedeni”
Hayat pahalılığının temelinde üretimden çok enerji maliyetlerinin yattığını belirten Erçağ, akaryakıt ve elektrik fiyatlarındaki artışın tüm sektörleri zincirleme etkilediğini söyledi.
Enerji alanında kalıcı adımlar atılması gerektiğini ifade eden Erçağ, güneş enerjisi yatırımlarının hızlandırılması, bireysel üretimin teşvik edilmesi ve Türkiye ile enerji entegrasyonunun ciddi şekilde ele alınması gerektiğini kaydetti.
“Maaş TL, hayat döviz: sürdürülebilir değil”
Kıbrıs’ın kuzeyinde gelirlerin Türk Lirası, giderlerin ise döviz üzerinden şekillendiğine dikkat çeken Erçağ, bu yapının sürdürülemez olduğunu belirtti. Her kur artışının doğrudan fiyatlara yansıdığını ifade eden Erçağ, kritik ürünlerde sabit fiyat anlaşmaları yapılması, etkin piyasa denetimi sağlanması ve döviz şoklarına karşı rezerv mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Turizm için çeşitlilik çağrısı
Turizmin KKTC için bir seçenek değil zorunluluk olduğunu belirten Erçağ, mevcut casino ağırlıklı yapının kırılgan olduğunu söyledi. Sağlık, eğitim ve spor turizmi gibi alternatif alanlara yönelmenin şart olduğunu ifade eden Erçağ, “Turizm çeşitlenmeden ekonomi nefes alamaz” dedi.
“Üretim artırılmadan kriz atlatılamaz”
KKTC’nin en temel sorunlarından birinin üretim eksikliği olduğunu kaydeden Erçağ, tarımın desteklenmesi, yerli üreticinin korunması ve temel gıdada dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini belirtti. “Kriz anında ithalat aksarsa sadece raflar değil, sistem boşalır” uyarısında bulundu.
“Devlet harcayan değil, yöneten olmalı”
Kriz dönemlerinde kontrolsüz kamu harcamalarının büyük risk oluşturduğunu ifade eden Erçağ, harcama disiplininin sağlanması, kayıt dışı ekonominin azaltılması ve maaş politikalarının sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Erçağ, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Ya krizler içinde savrulan bir ekonomi olmaya devam edeceğiz ya da kırılganlıklarımızı kabul edip sistemi yeniden kuracağız. Krizler geçer, hazırlıksız olanlar kalır.”