“Karma evliliklerden doğan çocuklara vatandaşlık verilmesi bir güven artırıcı önlem değil”

Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, bir ebeveyni Kıbrıslı Türk, diğer ebeveyni ise üçüncü ülke vatandaşı olan çocuklara Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmesinin bir güven artırıcı önlem olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, bir ebeveyni Kıbrıslı Türk, diğer ebeveyni ise üçüncü ülke vatandaşı olan çocuklara Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmesinin bir güven artırıcı önlem olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Ulusal Konsey toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Letimbiotis, Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman’ın, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Temmuz ayında adaya yaptığı ziyaret sırasında ilerleme sağlanmasını istediğini söylediği yedi konuyla ilgili konuştu.

“Vatandaşlık meselesiyle ilgili olarak, bunun bir güven artırıcı önlem olarak değerlendirilemeyeceğini defalarca açıkladık. Çünkü bu konu temel yasal düzenlemelere dayanıyor ve elbette Avrupa Birliği statüsüyle de bağlantılı,” diyen Letimbiotis, halihazırda “karma evlilik” çocukları tarafından yapılan vatandaşlık başvurularının “yerleşik kriterler temelinde incelendiğini” belirtti.

Cyprus Mail’in haberine göre Letimbiotis, bu başvuruların incelenmesine 2024 yılında mevcut hükümet döneminde yeniden başlandığına dikkat çekti.

Diğer altı konu ise sınır kapıları, mayın temizleme, spor, ortak afet müdahalesi ve düzensiz göçle mücadele için ortak bir mekanizmaydı.

Sınır kapıları konusunda Letimbiotis, Guterres’in adayı ziyaret ettiği sırada “kendisinin ifade ettiği şekliyle bir uzlaşma önerisi sunduğunu” söyledi.

Letimbiotis, “Biz bunu kabul ettik ve bugün de kabul ediyoruz, ancak ne yazık ki diğer taraf bunu kabul etmedi,” dedi.

Daha sonra mayın temizleme konusuna değinen Letimbiotis, Kıbrıs Rum tarafının geçen yıl Nisan ayında “Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen bölgeler” konusunda bir öneri sunduğunu, ancak bu önerinin “diğer tarafça ne kabul edildiğini ne de görüşüldüğünü” söyledi.

Ortak bir afet müdahale mekanizması oluşturulması ihtimaliyle ilgili olarak Letimbiotis, doğal afetler konusunda bir teknik komite oluşturulması fikrinin geçen hafta New York’ta yapılan görüşmelerde ele alındığını söyledi.

Bu görüşmede Kıbrıs Rum tarafının baş müzakerecisi Menelaos Menelaou, Erhürman’ın müsteşarı Mehmet Dana, BM temsilcisi Maria Angela Holguin ve BM Barış İnşası Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo yer almıştı.

“Biz bu teknik komitenin kurulmasını kabul ediyoruz, diğer taraf ise çekincelerini dile getirdi,” dedi.

Letimbiotis spor konusunda ise 2013 yılında varılan anlaşmaya atıfta bulundu.

Bu anlaşma, 1955 yılında kurulan Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun (KTFF), Kıbrıs Futbol Federasyonu’na (KFF) katılmasını öngörüyordu.

Ancak planın hayata geçirilmesine yönelik müzakereler usule ilişkin bir anlaşmazlık nedeniyle çıkmaza girdi ve anlaşma hiçbir zaman uygulanmadı. KFF, KTFF’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nde kayıt altına alınmasını isterken, KTFF kendi varlığının Kıbrıs Cumhuriyeti’nden önceye dayandığını ifade etti ve bu nedenle varlığının otomatik olarak tanınması gerektiğinde ısrarcı oldu.

Bu durumu kanıtlayacak belgelerin talep edilmesi üzerine KTFF böyle bir belge sunmadı ve dönemin KFF Başkanı Costas Koutsokoumnis “bu belge olmadan süreç devam edemez” dedi.

Letimbiotis ayrıca 19 Eylül’de Lefkoşa’da düzenlenen iki toplumlu amatör futbol maçına da değindi ve Ekim ayında bir başka maçın oynanacağını söyledi.

Sözcü, “Bizim tutumumuz kamuoyuna açık, belgelenmiş, net bir şekilde ifade edilmiş, tutarlı ve değişmezdir. Bu tutumumuzun arkasındayız,” dedi.

Letimbiotis, Kıbrıs Rum tarafının “üzerinde anlaşmaya varılanlarda ısrar ettiğini” ve özellikle “iki genişletilmiş toplantıda BM Genel Sekreteri’nin huzurunda varılan anlaşmalar ile son toplantıda görüşülecek gündem konusunda varılan mutabakatı” esas aldığını söyledi.

Bu nedenle Hristodulidis’in, her iki lider New York’a gitmeden önce Erhürman’la yaptığı son görüşmede 19 maddelik öneri listesini sunduğunu belirten Letimbiotis, Kıbrıs sorununda yaşanan “durgunluğun” “tarafsız bir tutum olmadığını” vurguladı.

Letimbiotis bunun, “mevcut statükoyu kalıcı hale getirme girişimi” anlamına geldiğini ve “Kıbrıs sorununun geleceği açısından kabul edilebilir bir durum olamayacağını” ifade etti.

“Eylemsizlik lüksümüz yok,” diyen Sözcü, “Türkiye’nin uzlaşmazlığının veya oyalama taktiklerinin bizi nihai hedefimiz olan Kıbrıs sorununun çözümüne ulaşma çabasından vazgeçmeye sürüklemesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

Antonio Guterres’in görev süresinin yakında sona erecek olması ve yeni bir BM Genel Sekreteri seçilecek olması konusunda Kıbrıs Rum tarafının herhangi bir “düşüncesi” olup olmadığı sorulduğunda ise Letimbiotis, “Elbette var, ancak henüz o aşamada değiliz” yanıtını verdi.

Letimbiotis, Guterres’in Temmuz ayında adaya yaptığı ziyaret sırasında, “görev süresi sona ermeden önce Kıbrıs sorununda somut ilerleme sağlanmasını” hedef olarak belirlediğini vurguladı.

Sözcü, “BM Genel Sekreteri’nin görev süresinin sona ermesine hâlâ zaman var. Her durumda, hem mevcut BM Genel Sekreteri’nin hem de gelecekteki herhangi bir BM Genel Sekreteri’nin görev tanımının kaynağını aklımızda tutmalıyız,” dedi.

BM Genel Sekreteri’nin yetkisinin BM Güvenlik Konseyi kararlarından kaynaklandığını belirten Letimbiotis, bu kararların “üzerinde mutabık kalınan çerçeveyi açıkça ve defalarca tanımladığını, belirlediğini, açıkladığını ve ortaya koyduğunu” söyledi.

Güney Haberleri