Karaoğlanoğlu Bölgesine Sahip Çıkalım, Ranta İzin Vermeyelim!

Karaoğlanoğlu Bölgesine Sahip Çıkalım, Ranta İzin Vermeyelim!

Feminist Atölye (FEMA)
feministatolye@gmail.com

 


Geçtiğimiz günlerde Kaya Holding’in Karaoğlanoğlu bölgesinde yaptığı ve 4 kat yerine 7 kat çıkarak emirnameyi ihlal ettiği otel inşaatının mühürlenmesi üzerine Bakanlar Kurulu yapılan usulsüzlüğü kitabına uydurmak için kolları sıvadı. İlgili inşaatın yapıldığı bölge “Kahverengi Bölge” olduğu için çıkılabilecek kat sayısının 4’ü geçemeyeceği ortadaydı. Rant hükümeti olmak konusunda oldukça becerikli olan UBP-DP hükümeti söz konusu bölgeyi “Mavi Bölge” ilan etmek ve yapılan hukuk-dışı uygulamayı meşrulaştırmak için girişim başlattı. Bir gazeteye verilen ve kimsenin göremeyeceği küçük bir ilan ile İyi İdare Yasası’nın 11’nci maddesinin 2’nci fıkrasına dayanarak bölge halkını Leymosun Kültür Evi’nde toplantıya çağırdığını duyuran Girne Belediyesi’nin hesabı çarşıya uymadı. FEMA aktivistleri olarak bizlerin de katıldığı bu toplantı, çeşitli derneklerin ve bölge halkının yoğun katılımı dolayısı ile gerçekleşemedi.  Yetkili kişilerin alınacak kararlarla ilgili bilgi vermemek konusunda ısrar ettiği bu toplantı bir başka tarihe ertelenirken, alınacak kararlarla ilgili bilgilerin önceden halk ile paylaşılmayacağı söylendi. Doğru düzgün bir imar planı çıkarmadan yıllardır adamızın en güzel sahillerini devasa otellere peşkeş çekerek hem ekolojik katliam yapan, hem halkın anayasal hakkı olan denize girişleri haraca bağlayan, hem de bölge halkının ihtiyaçlarını görmezden gelerek yasa dışı uygulamaları meşrulaştırmaya çalışanlara karşı, tüm halkımızı Karaoğlanoğlu bölgesine sahip çıkmaya davet ederiz.

----------------------------------------------------------------------------

Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’a Sorularımız Var

Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, 28 Temmuz tarihinde Kıbrıs gazetesine verdiği bir beyanatta ülkede insan ticareti ile ilgili bir yasa bulunmadığını, Gece kulüpleri ile ilgili düzgün bir yasa ile ülkeye gelen insanların kendi isteği ile çalıştığını onaylayan bir mekanizma kurulması gerektiğini söyledi.
Sayın Serdar Denktaş, 7/2000 sayılı Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Yasası’nın 15’inci maddesinin (8)’inci fıkrasında “Bu Yasa kurallarına uygun olarak gerekli izinler alınarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine getirilen konsomatrislerin ikametinden ve çalıştırılmasından ilgili gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisi sorumlu olur. Konsomatrisler, ilgili gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisi tarafından İş Yasasının çalışma saatlerine ilişkin kuralları esas alınmak suretiyle yazılı olarak düzenlenecek çalışma saatleri içerisinde çalıştırılırlar ve çalışma saatleri içerisinde gece kulübünde bulunmak zorundadırlar. Konsomatrislerin çalışma saatlerine ilişkin programın bir kopyası Komisyona iletilir. Gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisi tarafından sağlanacak konsomatrislerin ikamet yerleri, gece kulübü ile bağlantısı olmayan ayrı ve bağımsız yerde olmalıdır” denmektedir. Bugüne dek ilgili yasa maddesini ihlal ederek kadınları Gece Kulüplerine hapseden ve onları haftada 7 gün 24 saat çalıştıran Gece Kulübü sahipleri ile ilgili ne yaptınız? “Konsomatris” adı altında seks kölesi yapılan kadınların yiyecek, giyecek, sağlık masrafları başta olmak üzere tüm giderleri kadınların eline geçmeyen ücretlerden kesildiği iddia edilirken ne yaptınız? 2015 yılının sonunda İnsan Ticaretini önlemek maksadı ile meclise verilen “BM Sınıraşırı Örgütlü Suçlarla Mücadele Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek protokol “İnsan Ticaretini, Özellikle Kadın ve Çocuk Ticaretini Önleme Protokolü”nün Meclis komitelerinde görüşülmesi için ne yaptınız? Herhangi bir gece kulübü ile bundan önce veya şimdi herhangi bir ortaklığınız oldu mu? Başkanı olduğunun parti, şimdiye dek Gece Kulübü sahiplerinden maddi bir katkı aldı mı?

-------------------------------------------------------------


3 Ağustos’un “Kadın kırımı ve Soykırıma karşı
Uluslararası Eylem Günü’ olarak kabul edilmesi için Kıbrıs’ın kuzeyinden Çağrı

Bu gün, yakın coğrafyamızda, Şengal’de, Êzîdî halkına karşı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından gerçekleştirilen kadın kırımı ve soykırımın ikinci yıldönümündeyiz.
IŞİD’in Êzîdî halkına karşı yürüttüğü katliam, bir soykırımın tüm karakteristik özelliklerini taşımaktadır. Şengal’deki IŞİD kıyımı sırasında 5.000’e yakın insan katledildi, yaklaşık 200.000 ise yerinden edildi. Şengal Dağları’na kaçan 50.000 kişi yiyeceksiz, susuz ve hiç bir tıbbi yardım almadan su kaybı ve açlıkla yüzyüze kaldı. Bunların yanısıra IŞİD tarafından yaklaşık 5.000 Êzîdî kadın ve çocuk savaş ganimeti olarak esir alındı, köleleştirildi, sistematik tecavüz, zorla din değiştirme gibi uygulamalara maruz bırakıldı. 3.000 kadının hala IŞİD’in elinde olduğu tahmin edilmektedir.Bu da kadınlara karşı sistematik bir savaşın unsurları olarak kalmamakta, bir kadın kırımı olarak ortaya çıkmaktadır.

Bir diğer yandan da, Ezidi kadınların bu yaşananlar karşısında, direnişi, özsavunmayı seçerek, Halk ve Kadın Meclislerini oluşturmakta, kendi savunmalarını örgütleyerek, coğrafyamıza ve soykırım ve saldırı riski altında olan tüm dünya halklarına örnek teşkil etmektedirler. Direnişlerini umutla selamlarız.
Bu sebeple Şengal Êzîdî Kadın Meclisi’nin çağrısı doğrultusunda, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Platformu bileşenleri ve Dayanışma aktivistleri olarak Kıbrıs’ın kuzeyinde faaliyet gösteren feminist, LGBTİ, kadın örgütleri ve insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği için de mücadele eden sendikalar, meslek örgütleri ve dernekler olarak, 3 Ağustos’un, “Kadın kırımı ve Soykırıma karşı Uluslararası Eylem Günü” olarak kabul edilmesi için ses veriyoruz.
Bunun yanı sıra, İŞİD’in elinde tek bir kadın bile kalmayana kadar hiçbirimizin özgür olmadığı ve hesabı sorulmamış kıyımların, yenilerinin habercisi olabileceğinden hareketle, İŞİD’in elinde tutsak tutulan 5000 kadının özgürleştirilmesi ve sorumluların derhal uluslararası yargı mekanizmalarında yargılanmaları için çağrıda bulunuyoruz.

------------------------------------------------

CADI SÜPÜRGESİ

Koordinasyon Ofisi anlaşmasını da, bu anlaşmaya onay veren milletvekillerini de çalı süpürgesi ile süpürmek istiyoruz.

Dergiler Haberleri