Gençlik Federasyonu İnsan Hakları Komisyonu adına Koordinatör Enes Talha Saraç tarafından yapılan açıklamada, 1 Mayıs dolayısıyla ülkede yaşanan işçi ölümlerinin münferit değil, yapısal bir sorunun sonucu olduğu vurgulandı.
Açıklamada, emeğin yanı sıra insan onuru ve yaşam hakkının da savunulduğu bir gün olan 1 Mayıs’ın önemine dikkat çekilerek, mevcut tablonun “ihmal” ile açıklanamayacağı, bunun bir sistem sorunu hâline geldiği ifade edildi.
Geçtiğimiz hafta Dörtyol’da bir işçinin hayatını kaybettiği, kısa süre önce ise Bafra’da bir otel inşaatında bir işçinin ağır yaralandığı hatırlatılan açıklamada, söz konusu olayların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yapısal zafiyetleri bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi.
Açıklamada, işçilerin hangi ülkede doğduğunun bir önemi olmadığına işaret edilerek, “Bu coğrafyada yaşanan her acı, bizim acımızdır. Emek, milliyetle sınırlanamayacak kadar ortak; ihmal ise sınır tanımayacak kadar yaygındır.” denildi.
“İş kazası” ifadesinin çoğu zaman gerçeği perdelediği kaydedilen açıklamada, bu tür olayların büyük ölçüde önlenebilir olduğu; yetersiz denetim, eksik iş güvenliği önlemleri ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin bu sonuçlara yol açtığı ifade edildi.
İşçilerin yaşam hakkının hem ulusal mevzuat hem de evrensel insan hakları normları kapsamında güvence altında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmaması veya etkin şekilde uygulanmamasının açık bir hak ihlali olduğu vurgulandı.
Açıklamada, iş sağlığı ve güvenliğinin bir tercih değil, ertelenemez bir yükümlülük olduğu belirtilerek, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, çalışanların bilinçlendirilmesi ve ihlallerin güvenli biçimde bildirilebileceği başvuru yollarının oluşturulmasının zorunlu olduğu kaydedildi.
Kamu, özel sektör ve sivil toplumun eşgüdüm içinde hareket etmesinin önemine işaret edilen açıklamada, insan hayatının her koşulda önceliklendirildiği bir çalışma düzeninin tesis edilmesinin elzem olduğu ifade edildi.
Ülkede işçi ölümlerinin artık “talihsiz bir kaza” olarak nitelendirilemeyeceği belirtilen açıklamada, denetim eksikliği ve iş güvenliği kurallarının uygulanmaması sonucu meydana gelen her ölümün, hukuki, idari ve vicdani sorumluluğu bulunan bir sistemin sonucu olduğu kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, “Bir işçinin sabah evinden çıkıp akşam dönememesi kader değildir; bu, önlenebilir ihmaller zincirinin en ağır sonucudur. İnsan hayatını korumakta başarısız olan hiçbir çalışma düzeni meşru kabul edilemez.” ifadelerine yer verildi.
Gençlik Federasyonu İnsan Hakları Komisyonu, söz konusu olayların tüm yönleriyle aydınlatılması süreçlerini yakından ve titizlikle takip edeceklerini belirterek, soruşturmaların şeffaf, etkin ve hesap verebilir şekilde yürütülmesi için gerekli tüm girişimlerde bulunacaklarını bildirdi.