“İrade ve demokrasi sorunu var”

Gençlerin büyük çoğunluğu “Kıbrıs’ın kuzeyinde ciddi bir demokrasi ve irade sorunu olduğunu” ifade ederken, YDP'den Kurtuluş Sözmen ve Ali Şimşek bu görüşlere katılmadı, “ülkede bir irade sorunu olmadığını” iddia etti.

Aygün Bahar ÖKMEN

Gençlik Meclisi Yazı Dizisi'nde gençler bu kez Kıbrıs’ın kuzeyindeki siyasi irade ve demokrasi konusunu tartıştı.

Gençlerin büyük çoğunluğu Kıbrıs’ın kuzeyinde ciddi bir demokrasi ve irade sorunu olduğunu ifade ederken, Kurtuluş Sözmen ve Ali Şimşek bu görüşlere katılmadı. Ali Şimşek, ülkede bir irade sorunu olduğunu düşünmediğini dile getirirken, Kurtuluş Sözmen ise iradenin sandığa doğru şekilde yansıdığını ifade etti.


DP Gençlik Örgütü Başkanı Erden Pekri:

“Yasalar çiğnenerek bir algı yönetimi gerçekleştirildi”

“Demokrasi dedik, eşitlik dedik. Ben gerekli kurum ve kuruluşların bu eylemlere saygı duymasını bekler ve isterdim”

15 Kasım’daki kutlamaları ve sol partilerden gençlerin yaptığı eylemi hatırlayan Demokrat Parti (DP) Gençlik Örgütü Başkanı Erden Pekri, “Demokrasi eşitliktir” şeklinde konuştu. Gerekli kurum ve kuruluşların bu eyleme saygı duymasını beklediğini ifade eden Pekri, “Yasalar çiğnenerek bir algı yönetimi yapıldı o gün” dedi.

Pekri şu şekilde konuştu:

“Demokrasi eşitliği de içinde bulunduran bir olgudur. 15 Kasım’da KKTC’nin kuruluşunu kutladık. Aynı zamanda sol partilerden arkadaşların yaptığı iki ayrı eylem oldu. Ben bu eylemlere saygı duyuyorum. Benim Gençlik Örgütü’m de saygı duyuyor çünkü demokrasi dedik, eşitlik dedik. Ben gerekli kurum ve kuruluşların bu eylemlere saygı duymasını bekler ve isterdim. Bazı kesimler saygı duyuyor olsa da yasalar çiğnenerek bir algı yönetimi gerçekleştirildi. 

İrade konusuna gelecek olursak, irade elbette bizimdir. Kendi ayaklarımız üzerinde durmaya çalışan bir toplumuz. Umarım her vatandaş bu durumu destekler ve buna inanır.”


CTP Gençlik Örgütü Üyesi ve Yerel Yönetimler Sekreteri Halil Uskuri:

“Kıbrıs Türk halkının özgür karar verme iradesi de aç kalma ile tokluk arasında bir karara indirgenmiştir”

“Bağımlı olunan yerin istedikleri ve dayattıkları bir şekilde kabul edilmektedir”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gençlik Örgütü Üyesi ve Yerel Yönetimler Sekreteri Halil Uskuri, iradeye müdahale olduğunu ifade ederek bunun sebebini ekonomik anlamda özgür bir ülke olmayışımıza bağladı.

Uskuri şu şekilde konuştu:

“Müdahale kesinlikle vardır. Uzun zamandır hiçbir seçimde aleni bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti’nin milletvekillerinin sahaya indiği, seçim yasaklarının ve bu ülkenin yasalarının pervasızca delindiği bir seçim yaşamadık. Reklam şirketine parasını verir getirir ve hizmet alırsınız. Bu başka bir şeydir. Milletvekillerinin gelmesi, farklı bölgelere farklı milletvekillerini göndererek çalışmalar yapılması bambaşka bir şeydir. Ben hayatım boyunca böyle bir şey olduğunu anımsamıyorum. Bunun en büyük nedeni Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik olarak bağımsız olmamasıdır. Dolayısı ile bağımlı olunan yerin istedikleri ve dayattıkları bir şekilde kabul edilmektedir. Burada karar verici kesinlikle Kıbrıs Türk halkıdır ama Kıbrıs Türk halkının özgür karar verme iradesi de aç kalma ile tokluk arasında bir karara indirgenmiştir. Bu bence özgür bir seçim değildir.

Bunun çözümü de bir an önce ekonomik özgürlüğümüzü kazanmamızdır. Kıbrıs’ta federal bir çözüme bir an önce ulaşılmalıdır.”


YDP Gençlik Kolları Üyesi ve Gençlik Kolları Genel Başkan Yrd. Ali Şimşek:

“Bir irade sorunumuz olduğunu düşünmüyorum”

“Karar verici mekanizma halkımız ve siyasilerimizdir”

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Gençlik Kolları Üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı Ali Şimşek, irade sorunu olduğu görüşüne katılmadığını, bu nedenle cevabını kısa keseceğini ifade etti.

Şimşek şunları dile getirdi:

“Bir irade sorunumuz olduğu görüşüne katılmıyorum. Herkes özgürdür. Halkımız da gerekli cevabı kendi özgür iradesi ile sandıkta vermiştir diye düşünüyorum. Bu durumda karar verici mekanizma halkımız ve siyasilerimizdir.”


TDP Gençlik Örgütü MYK Üyesi Ezgi Özyiğit:

“Müdahale yapıldı. Aynı müdahale döndü kendi Kurultayı’na bir operasyonda bulundu”

“İstediğinizi savunun, istediğiniz fikirde olun. Demokrasi herkes için.”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Gençlik Örgütü MYK Üyesi Ezgi Özyiğit, irade ve demokrasi sorunu yaşandığının ortada olduğunu dile getirdi. Özyiğit, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini örnek gösterdi, müdahale olduğunu ifade etti.

Özyiğit şu şekilde konuştu:

“Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde müdahalenin olduğunu bağıra bağıra söyledik ama kabul edilmedi. Sadece Sayın Erhan Arıklı, katıldığı bir seçim programında ‘Müdahale olduğundan şikâyet ediyor. Peki, bu müdahale onların yanında olduğunda neden şikâyetçi olmuyorlardı?’ şeklinde konuşarak müdahaleyi kabul etmiş oldu.”

- Kurtuluş Sözmen: Bu durumda siz de müdahaleyi kabul ediyorsunuz. Yani birinci seçimde Türkiye’nin müdahale ettiğini…

- Ezgi Özyiğit: Hayır böyle bir şey söylemek istemedim.

Ezgi Özyiğit sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bir müdahale olduğunda hemfikiriz. Bu eğer sizin dediğiniz gibi bize destekli bir müdahale olsaydı da biz bunun karşısında yer alırdık. Nitekim Erhan Arıklı’nın dediği gibi ‘bize yapılırken tamam, size yapılırken hayır’ politikasından yola çıkarsak, UBP seçimlerde bu müdahaleyi arkasına alarak bu seçimi kazandı. Aynı müdahale döndü kendi kurultayına bir operasyonda bulundu. Bu durum da bize şunu net bir şekilde anlatıyor ki, çıkarımıza olduğunu düşünerek göz yumduğumuz şeyler daha sonra bizim başımıza da çorap örebilir. Biz aslında bu yüzden sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Çünkü demokrasi herkes için. İstediğinizi savunun, istediğiniz fikirde olun. Demokrasi ve irade kişinin kendisinde olmak zorundadır.”


CTP Gençlik Örgütü Güzelyurt İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Suzan Kısaoğlu:

“İrademizin korunabilmesi için sağ sol gözetmeksizin ortak mücadele gerek”

“Karar verici mekanizma Kıbrıs halkı olmalıdır ancak maalesef değildir”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gençlik Örgütü Güzelyurt İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Suzan Kısaoğlu, ülkemizde bir irade ve demokrasi sorunu olduğunu, bunun da müdahalelerden ve birlik olması gereken ancak olmayan halktan kaynaklandığını ifade etti.

Kısaoğlu şu şekilde konuştu:

“Bir ülke kendi yönetim organlarını seçerken dışarıdan bir müdahale ile alınan kararlar doğrultusunda halkın kararları manipüle ediliyorsa, zaten o noktada demokrasiden bahsedemeyiz demektir. Kaldı ki sadece kendi yönetim organlarını seçen bir halka değil, aynı zamanda kendi yönetim organlarını seçen siyasi partilerin de kararlarına saygısızca el uzatılıyor. Bu nedenle kesinlikle bir müdahale vardır ve demokrasi zedelenmiştir diyorum.

Karar verici mekanizma Kıbrıs halkı olmalıdır ancak maalesef değildir. Müdahaleler doğrultusunda karar veren bir halk var şu anda. Bu müdahaleler dışarıdan geldiğine göre aslında karar verici mekanizma şu anda dışarısıdır demek yanlış olmayacaktır.

Bunların aşılması için halkın sağ-sol gözetmeksizin ortak mücadelesi, kendi demokrasisine sahip çıkan insanlar, ortak ses ve hareket gerekmektedir. Halkın birlik olması gerekmektedir.


YDP Gençlik Kolları Genel Başkanı Kurtuluş Sözmen:

“%51 alan Ersin Tatar’ın irade ve demokrasisine de saygı duyulması gerekir”

“Karar verici mercii Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan halktır”

Sandığa gittiğimizde tek başımıza olduğumuzu ifade eden Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Gençlik Kolları Başkanı Kurtuluş Sözmen, “Mührü nereye vuracağımıza biz karar veriyoruz. Kim ne derse desin, bir insanın kalbinde ne varsa geri kalan önemli değildir” şeklinde konuştu.

Sözmen sözlerine şu şekilde devam etti:

“Kaldı ki bundan önceki üç – dört seçime bir bakalım, ondan sonra irade ve demokrasiyi konuşalım. Örnekler üzerinden gitmek daha doğru olur. Bir önceki seçimde Sayın Akıncı %65 oy almış. Demek ki halkın %65’i o iradeye sahip çıkmışken şimdi %51 alan Ersin Tatar’ın irade ve demokrasisine de saygı duyulması gerekir. Sonuçta seçildi. Muhammet Erol arkadaşımız çok doğru bir şey söyledi. İki taraftan da müdahale varsa da, hatta ben bunun üzerine AB’yi de ekliyorum, üç taraftan da müdahale olmuştur. Karar verici mercii Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan halktır.”


TDP Gençlik Örgütü Üyesi ve Gençlik Örgütlenme Sekreteri Redif Ekinci:

“Asıl suçlu müdahale eden değil müdahaleye izin verenlerdir”

“Müdahaleler ortadayken müdahaleyi kabul etmemek komik olur”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Gençlik Örgütü Üyesi ve Gençlik Örgütlenme Sekreteri Redif Ekinci, müdahalenin son derece ortada olduğunu ve bunu kabul etmemenin komik olacağını dile getirdi. Ekinci, bu noktada asıl suçlunun müdahaleye izin verenler olduğunun altını çizdi.

Ekinci şu şekilde konuştu:

“Cumhurbaşkanlığı seçimleri özelinde konuşacak olursak; Türkiye’den gelen PR (halkla ilişkiler) ekiplerinin Ersin Tatar için bir kampanya desteği yürüttüğü, aynı zamanda Türkiye medyasının da dönemin Cumhurbaşkanı Akıncı üzerinde kurguladığı bir algı operasyonu kurduğu biliniyor. UBP Kurultayı’nı düşünelim. Adamlar sandığı kaldırırsa ben sandığa gidemem. Bu demokrasi ve iradeye müdahaledir.

- Kurtuluş Sözmen: Ben bu durumun Faiz Bey’den kaynaklandığını düşünüyorum.

- Redif Ekinci: Komplo teorilerine gerek yok. Faiz Sucuoğlu’nun kendi açıklamaları da var bu noktada.

Ekinci sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bu tarz müdahaleler ortadayken müdahaleyi kabul etmemek komik olur. Bunun sorumlusu ise müdahale edenden ziyade müdahaleye izin veren, ses çıkarmayan ve duruma karşı keskin bir duruş gösteremeyen yöneticilerdir.”


CTP Gençlik Örgütü Üyesi ve Dış İlişkiler Sekreteri Enver Tekiner:

“Cumhurbaşkanının, mevkiidaşına ‘Cumhurbaşkanım’ olarak hitap etmesi durumu iradeye aslında nasıl müdahale edildiğinin bir göstergesidir”

“Demokrasi ve irade sorunu bir noktada da siyasilerimizin genellikle hedeflerinin ve amaçlarının koltuğun kendisi olması ve topluma hizmet olmamasından kaynaklanmaktadır”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gençlik Örgütü Üyesi ve Dış İlişkiler Sekreteri Enver Tekiner, ülkemizde demokrasi ve irade sorunu olduğunu ifade etti. Tekiner bu sorunun sadece Türkiye üzerine yıkmanın yanlış olacağını vurguladı.

Tekiner şu şekilde konuştu:

“Kesinlikle bir irade ve demokrasi sorunumuz vardır ancak bunu sadece Türkiye üzerine yıkmak yanlış olacaktır. Güneyde ELAM’ın yaptığı eylemler de demokrasiye aslında müdahaledir. Bir yönlendirmedir. Milliyetçi duygularla oynamaktır ve bir noktada seçimin kaderini değiştiren bir eylem olmuştur. Demokrasi ve irade sorunu bir noktada da siyasilerimizin genellikle hedeflerinin ve amaçlarının koltuğun kendisi olması ve topluma hizmet olmamasından kaynaklanmaktadır. Siyasetin meslek olarak yapılmasından kaynaklıdır. Siyaset aslında bir kamu hizmeti olmalıdır. Bunun yanı sıra geçtiğimiz haftalarda yaşanan bir başka olay da bir sendikacımızın açıkça hedef gösterilmesi idi. Bunun akabinde ülkenin o veya bu şekilde seçilmiş olan Cumhurbaşkanının, mevkiidaşına ‘Cumhurbaşkanım’ olarak hitap etmesi durumu söz konusu oldu. Bu olayların tamamı iradeye aslında nasıl müdahale edildiğinin bir göstergesidir. Nüfus planlamanın olmaması, bu ülkeye nüfus aktarımı yapılması çok ciddi bir problemdir. Sorunların aşılması için 2 toplumda da ekonomik bağımsızlığa mecburuz.”


TDP Gençlik Örgütü Başkanı Yusuf Osman:

“Müdahale açık ve nettir”

“Milliyetçi olan, ülkesini sevdiğini söyleyenler ülke iradesine, toplum iradesine, kendi devletine yapılan müdahaleye işlerine geldiği için ses çıkartmıyor”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Gençlik Örgütü Başkanı Yusuf Osman, seçim dönemi ve sonrasında yaşananları örnek vererek “Müdahale açık ve nettir” dedi.

Osman şu şekilde konuştu:

“Bir ülke düşünün işçilerin ekmeği siyasi görüşleri yüzünden silaha dönüşüyor. Bir ülke düşünün işverenleri siyasi görüşleri yüzünden işleri ile tehdit ediliyor. Bir ülke düşünün ki Cumhurbaşkanı ve ailesi kendi hayatları ile tehdit ediliyor ve bunu açık açık söylüyor. Buna karşı milliyetçi olan, ülkesini sevdiğini söyleyen muhalefet, ülke iradesine, toplum iradesine, kendi devletine yapılan müdahaleye kendi işlerine geldiği için ses çıkartmıyor. Ve günü geldiğinde kendi parti kurultaylarında bu insanlar seçmek istedikleri adayları seçemiyor çünkü kurultaya da müdahale ediliyor. Bence müdahale açık ve nettir.”


CTP Gençlik Örgütü Üyesi ve Örgüt Sekreteri Mustafa Sipahi:

“Kıbrıs’ın kuzeyinde görünürde karar verici bir otorite mevcuttur. Ancak fiilen ne kadar işlevsel olduğu tartışılır”

“Sol kesimden ya da sağ kesimden olması fark etmeksizin tüm yurttaşları birleştiren, bu memleket bizim platformu gibi bir blokla bu durum bertaraf edilebilir diye düşünüyorum”

Kıbrıs’ın kuzeyinde görünürde bir otorite olduğunu ancak bu otoritenin fiilen işlevsel olmadığını ifade eden Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gençlik Örgütü Üyesi ve Örgüt Sekreteri Mustafa Sipahi, geçici 10. Madde’nin ivedilikle kaldırılması gerektiğine dikkat çekti.

Sipahi şu şekilde konuştu:

“Öncelikle demokratikleşme ve sivilleşmeyi konuşmamız gerekir. Ve bunları hayata geçirmek gerekir. Geçici 10. Madde’nin de bir an önce kaldırılması gerekir. Özellikle iktidara gelen sol partilerin birinci görevi bu olmalıdır diye düşünüyorum. Çünkü bugün Türkiye’deki baskıcı polis devleti anlayışı bile bizi inanılmaz derecede rencide etmektedir.

Kıbrıs’ın kuzeyinde görünürde karar verici bir otorite mevcuttur. Ancak fiilen ne kadar işlevsel olduğu tartışılır.  Seçimlerde de bunu gördük aslında. Açıktan ve son derece bariz bir şekilde müdahaleler oldu. Bunun önüne geçilebilmesi için ciddi anlamda demokratik bir blok oluşturulmalıdır diye düşünüyorum. Sol kesimden ya da sağ kesimden olması fark etmeksizin, demokrasiye, adalete, eşitliğe, insan haklarına değer veren tüm yurttaşları birleştiren, bu memleket bizim platformu gibi bir blokla bu durum bertaraf edilebilir diye düşünüyorum.”


HP Gençlik Örgütü Üyesi Muhammet F. Erol:

“Burada iradeli ve müdahalelere karşı durabilecek bir lideri seçip seçmemek toplumun kendi kararıdır”

“Eğer bir hedef konulacaksa, Türkiye değil, ‘Ankara Hükümeti müdahale etti’ denilmelidir”

Halkın Partisi (HP) Gençlik Örgütü Üyesi Muhammed F. Erol, ülkemizde irade ve müdahale sorunu olduğunu dile getirdi. İlkesel olarak müdahalelere karşı olmamız gerektiğini ifade etti. Dışarıdan gelen müdahaleleri konuşurken Türkiye ya da Kıbrıs Cumhuriyeti yerine Ankara Hükümeti ya da Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti denilmesinin daha doğru olacağına dikkat çekti.

Erol şu şekilde konuştu:

“Ülkemizde kesinlikle bir irade ve müdahale sorunu vardır. Fakat ben her zaman biraz da kendimize kızıyorum. Burada iradeli ve müdahalelere karşı durabilecek bir lideri seçip seçmemek toplumun kendi kararıdır. Aslında kim olursa olsun ilkesel olarak müdahalelere karşı olmamız gerekir. Mesela ben seçimlere kısa süre kala güneyden sınıra gelen insanların da iradeye müdahalede bulunduğunu düşünüyorum. Onun yapmış olduğu hareket seçimi etkiledi. Dolaylı olarak da olsa bu tarz olaylar iradeye müdahale oluyor.

Aslında ‘Türkiye müdahale etti’ söylemine karşı bir insanım. Neden? Çünkü Türkiye’de bir iktidar, bir muhalefet vardır ve Türkiye ya da güney müdahale etti gibi söylemler doğru değildir. Eğer bir hedef konulacaksa ‘Ankara Hükümeti müdahale etti’ denilmelidir. Bu daha adil bir söylemdir, çünkü bir devletin her türlü mekanizması vardır. Şahsın gücünü devlete mal etmek ne kadar doğru olur? Ben genel anlamda dediğim gibi ilkesel olarak müdahaleye karşı biriyim, partim de buna karşıdır. Bu noktada birlikte hareket edilmesi gerekir.”

Özel Haber Haberleri