Veri Uzmanı Rüştü Yücel, gazetecilerin ve medya kuruluşlarının sosyal medya hesaplarında son dönemde artan “telif hakkı” gerekçeli içerik kaldırmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Yücel, özellikle Hindistan merkezli Aiplex Software Pvt Ltd adlı şirket üzerinden yürütülen bildirimlerin, sosyal medya platformlarında sistematik bir baskı mekanizmasına dönüşebildiğini söyledi.
Yücel, Facebook (Meta) ile doğrudan entegre çalışan “güvenilir hak sahibi” statüsüne sahip bazı şirketlerin bu yetkiyi kötüye kullanabildiğini belirterek, “Sistem teknik olarak telif korumasından ziyade ‘önce kaldır, sonra incele’ mantığıyla çalışıyor” dedi.
“Aiplex yıllardır aynı yöntemle içerik kaldırıyor”
Sosyal medya üzerinden değerlendirmelerde bulunan Yücel, son günlerde yaşanan içerik kaldırma vakalarının yeni olmadığını vurguladı. “Kıbrıs’ta yaşanan olay münferit değil. Aiplex Software Pvt Ltd yıllardır aynı yöntemle haber sitelerini, YouTuber’ları ve gazetecileri hedef alıyor” ifadelerini kullandı.
Aiplex’in kendisini “Hindistan’ın ilk anti-piracy şirketi” olarak tanıttığını hatırlatan Yücel, şirketin çok sayıda platformda doğrudan kaldırma yetkisine sahip olduğuna dikkat çekti.
Şirketin iddialarına göre Aiplex;
- YouTube, Facebook, Instagram ve X (Twitter) dahil 250’den fazla platformda işlem yapabiliyor,
- Günlük binlerce telif bildirimi gönderebiliyor,
- On binlerce içeriği kısa sürede kaldırabiliyor.
Yücel, bu yapının normal kullanıcı şikayetinden farklı olarak platformlarla doğrudan entegre çalışan bir sistem olduğunu belirtti.
“Sistem otomatik eşleşmeyle içerik kaldırıyor”
Facebook’un içerikleri neden hızlı kaldırdığına da değinen Yücel, sürecin üç temel mekanizma üzerinden işlediğini ifade etti:
- DMCA kapsamında “safe harbor” sistemi: Platformlar, hak ihlali iddiasında içerikleri hızla kaldırarak hukuki sorumluluktan kaçınıyor.
- Meta Rights Manager: Hak sahiplerinin yüklediği referans içeriklerle otomatik eşleşme yapılarak içerikler engellenebiliyor.
- Standart şikayet formları: Beyan esaslı sistemde içerik doğruluğu başta kontrol edilmiyor.
Yücel’e göre bu yapı, küçük bir görsel, kısa bir video karesi ya da logonun bile otomatik eşleşmeyle kaldırılmasına yol açabiliyor.
“Gazetecilik içerikleri de hedef olabiliyor”
Kamu yararı taşıyan haber içeriklerinin de bu sistemden etkilenebildiğini söyleyen Yücel, bunun üç temel sebepten kaynaklanabileceğini belirtti:
- Otomatik eşleşme hataları
- Yetki kötüye kullanımı
- Telif mekanizmasının dolaylı “sansür aracı”na dönüşmesi
Yücel, özellikle eleştirel haberlerin telif şikayetleriyle hızlı şekilde yayından kaldırılmasının gazetecilik açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti.
Ne yapılabilir?
İçeriği kaldırılan medya kuruluşları ve gazeteciler için de önerilerde bulunan Yücel şunları söyledi:
- Meta üzerinden itiraz (appeal) yapılmalı
- İçeriklerin kamu yararı taşıdığı ve özgün haber olduğu açık şekilde belirtilmeli
- Kaldırma bildirimleri kayıt altına alınmalı
- Toplu şikayet mekanizmalarıyla platformlara başvuru yapılmalı
Uzun vadede ise Avrupa Birliği Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında kötüye kullanım bildirimlerinin artırılması gerektiğini ifade etti.
“Sistem korumak için kuruldu ama suistimale açık”
Yücel, mevcut yapının telif sahiplerini korumak için tasarlandığını ancak yanlış beyanlara karşı yeterli ön filtre bulunmadığını belirterek, “Bir şirket, teknik olarak binlerce içeriği dakikalar içinde kaldırabiliyor. Bu, doğru kullanıldığında koruma sağlar; kötüye kullanıldığında ise bir sansür aracına dönüşebilir” değerlendirmesinde bulundu.