“Gençlerimiz, memur zihniyetinden vazgeçmeli ve hayallerini gerçekleştirmeli”

Ülkemizde iş hayatına atılarak yatırım yapan genç girişimciler, YENİDÜZEN’deki ‘Genç Girişimciler’ yazı dizisine yaşadıklarını, düşüncelerini ve hedeflerini anlatıyor. Bu haftanın konuğu Ovis Coffees sahiplerinden, genç iş insanı Çağın Çıralıoğlu

Lefkoşa’da faaliyet gösteren Ovis Coffees isimli işyerinin ortaklarından biri olan Çağın Çıralıoğlu, gençlere hayallerinin peşinden koşmaları tavsiyesinde bulundu ve ekledi: “Gençlerimiz daha çok iş hayatına girmeli ve memur zihniyetinden vazgeçip hayallerini gerçekleştirmek uğruna çaba sarf etmeli”


Hüseyin ÖZBARIŞCI

Lefkoşa Sarayönü ve 'Hisar üstü' bölgesinde bulunan Ovis Coffees isimli iş yerinin dört ortağından biri olan Çağın Çıralıoğlu, ülkemizde bir sistemsizlik olduğunu ancak bu sistemsizliği gençlerin “elini taşın altına koymasıyla” aşılabileceğini söyledi.

Tüm sektörler gibi kendilerinin de içinde bulunduğumuz pandemi döneminden etkilendiğini belirten Çıralıoğlu, “Personelimizin hiçbirini mağdur etmemeye çalıştık. O dönemde herhangi bir gelirimiz olmamasına rağmen elimizden geldiğince bir birimize destek olduk. Çok şükür bugün iyi durumdayız” dedi.

Bu süreçte alınan hükümetin aldığı önlemlere de değinen Çıralıoğlu, bu dönemde doğru kararların olduğu kadar yanlış kararların da alındığını söyledi, “kararların bazıları yeterli, bazıları yetersizdi. İçinden geçtiğimiz dönem bir kriz dönemidir. Kriz yönetmek çok kolay değildir” ifadelerini kullandı.  

 

  •  Sizi biraz tanıyabilir miyiz?
  •  Ben Çağın Çıralıoğlu, Ovis Coffees kurucu ortaklarından biriyim. 33 yaşındayım, birçok farklı sektörde görev aldım. Bu işi kurmadan önce Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde insan kaynakları bölümünde çalışıyordum. Oradan vazgeçip, burayı kurduk.

 

  • Yiyecek/içecek sektöründe hizmet veriyorsunuz. Bu sektörü tercih etmenizin sebebi nedir?
  • Açıkçası bizim kahveye olan tutkumuzdan ve üçüncü nesil nitelikli kahve diye bilinen kahve türünün bizim adamızda pek olmayışından bu bize daha çok heyecan verdi ve böyle bir girişim içerisine girdik. Ben, Egemen Aksoy ve Eril Cambaz… Üç ortak bu yola çıktık ve burayı kurduk. İkinci şubemizi açtığımızda markaya verdiğimiz değerden dolayı bir de yatırımcı ortağı olarak Rauf Denktaş’ı da yanımıza aldık. Şimdi 4 kişi olduk, biz kendimize ortak olarak bakmıyoruz, biz bir aileyiz ve Ovis ailesi tektir.

 

  • Genç yaşta atılım yaptınız ve iş kurdunuz. İşinizi kurarken zorlandığınız noktalar oldu mu?
  • Tabii ki oldu. Biz üç kurucu ortak olarak üçümüz de orta gelirli ailelerin çocuklarıyız. Bundan önce kendimiz çalıştık, kredi aldık, işlerimizden ayrıldık. Kendi ayaklarımızın üzerine durana dek bu böyle yürüdük. Sistem oturduktan sonra yavaş yavaş personel almaya başladık, ikinci şubemizi açtık. İkinci şubeyi açarken de bir yatırım ortağı aldık ve bu şekilde bugünlere gelebildik. Açıkçası da ilgi olduğunu gördük, bundan dolayı çok mutluyuz. Kolay olmadı, birbirimize güvenerek adım adım ilerledik.

“Önce Kuzey Kıbrıs, ardından Türkiye, onun ardından da Avrupa…”

  • İş yaşamında geleceğe dair ne gibi hedefleriniz var?
  • Bizim yakın geleceğe dair hedeflerimiz Kıbrıs’ta şubeleşmektir. Ardından Türkiye, onun da ardından Avrupa… Biz yola çıktığımız zaman bir dükkân açalım, içinde çalışalım ve böyle sürsün düşüncesi içerisinde olmadık. Bütün hedefimiz, bir marka yaratmaktır. Bizim ana hedefimiz Franchise (sözleşmeye dayalı, direkt bütünleşmiş bir pazarlama sistemi) bir marka olup yurtdışına açılmaktır. Başarılı olacağımıza inancımız tamdır.

  • Ülkemizde gençleri girişimciliğe teşvik edecek bir yapı var mı?
  • Bence o yapıyı ilk önce bizim kendimiz kurmamız gerekiyor. Açıkçası bence biz Kıbrıslı Türk gençler olarak bir şeyler başarabiliyoruz. Yeter ki cesaret edelim, ümit edelim ve umudumuzu kaybetmeyelim.

 

  • Pandeminin sektörünüze ne gibi bir etkisi oldu?
  • Tüm sektörlerde olduğu gibi bizim sektörümüze de çok büyük bir etkisi oldu. Bir buçuk yıldır salgınla uğraşıyoruz. Dükkânlarımızı kapattık. Personelimizin hiçbirini mağdur etmemeye çalıştık. O dönemde herhangi bir gelirimiz olmamasına rağmen elimizden geldiğince bir birimize destek olduk. Tabii ki işlerimiz düştü. Özellikle Dikilitaş bölgesindeki şubemiz geçiş kapılarının da kapalı olmasından dolayı bir sakinliğe uğradı. Çok şükür bugün iyi durumdayız. Pandeminin de geçeceğine inanıyorum. Burada etken olarak dövizin de aniden yükselmesinden de etkilendik.  

 

  • Özellikle son 1 yıl içerisinde birçok kişi işsiz kaldı, birçok iş yeri de kapandı. Genç bir girişimci olarak bu durum sizi korkutuyor mu?
  • Açıkçası pandemi döneminde bu tarz düşünceler aklımızdan geçmedi değil ama biz her zaman bir sonraki adımı düşündüğümüz için “eyvah gittik” gibi moda girmedik. Çok şükür durumumuz iyi, açıldıktan insanlardan gelen talep bizi çok mutlu etti. Bu da, bize markaya verilen önemi gösterdi. Tamamen pozitif bir şekilde bizi motive olduk.

 

  • Bu süreçte hükümetin aldığı önlemler yeterli midir? Ne yapılmalıydı?
  • Bu süreçte alınan kararların bazıları yeterli, bazıları yetersizdi. İçinden geçtiğimiz dönem bir kriz dönemidir. Doğru kararlar kadar, yanlış kararların alınması gayet normal. Kriz yönetmek çok kolay değildir.  

“Gençler, elini taşın altına koymalı”

  • Ülkemizde bir sistemsizlik söz konusu… Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
  • Ülkemizdeki sistemsizliğin ucu her zaman bize dokunuyor. Bence bizim gibi gençlerin elini biraz taşın altına koyarak bu sistemi biraz düzeltebileceğine inanıyorum. Bizde biraz “ben tamamım, bana dokunmasınlar, ben böyle iyiyim” deyip de biraz at gözlüğüyle bakarsak olmaz. Bence elimizi biraz taşın altına koyarsak bu durum yavaş yavaş düzelebilir. Bugün yurt dışına çıkmamış genç yoktur herhalde. Yani gençlerimiz boş değil ama sistemi düzeltmek için uğraş vermek gerekiyor.

“Üretmenin verdiği haz, verdiği duygu her şeyden önemli…”

  • Özel sektör hakkında ne söylemek istersiniz?
  • Geçmişten gelen bir memur zihniyeti var fakat ben memurdum ve bu işe girdim. Hiç pişman değilim, kesinlikle bir daha olsa bir daha yaparım. Tabii ki hayatın ne getireceği hiç belli olmaz ama üretmek, üretmenin verdiği haz, verdiği duygu bence her şeyden önemli. Memurluk herkes yapabilir ama daha farklı, daha faydalı olmak bence paha biçilemez.

 

  • Sizin gibi genç yaşta girişimci olmak isteyen arkadaşlarınıza ne gibi tavsiyelerde bulunabilir siniz?
  • Gençlerimiz, hayal etmekten hiçbir zaman vazgeçmesin. ‘Olmaz, yapılmaz, imkânsızdır’ gibi bahaneler her zaman vardır, her zaman da olacak. İnsanlar tarafından engel olarak göstermek de her zaman olacak. Bir şeyi gerçekten istiyorsak başarabiliriz.

“Gençlerimiz, memur zihniyetinden vazgeçmeli…”

  • Son olarak ne söylemek istersiniz?
  • Biraz önce de belirttiğim gibi Kıbrıslı gençlerimize hiçbir şeyden korkmayıp da hayal edip hayata geçirmelerini için, hayallerini gerçekleştirmeleri için adım atmaktan korkmamalarını söylemek istiyorum. Ambargolar altında yaşamanın etkileri elbette vardır ama biz, kimseden bir şey beklemeden kendi başımıza bir şekilde bu ambargoları delebiliriz. O yüzden gençlerimiz daha çok iş hayatına girmeli ve memur zihniyetinden vazgeçip hayallerini gerçekleştirmek uğruna çaba sarf etmeliler. Son olarak bu röportaj için de sizlere teşekkür ediyorum.

İlgili Haberler

Röportaj Haberleri