Gaile’nin Gözüyle

Gaile’nin Gözüyle

 


• Ulusal Birlik Partisi (UBP)-Demokrat Parti (DP) Hükümeti’nin, Toprak Ürünleri Kurumu’na katkı sağlamak amacıyla 87 kalem ithal ürüne % 3 fon konulmasına ilişkin aldığı karara karşı Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ile Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın Yüksek İdare Mahkemesi’ne başvurmalarının ardından Hükümet, fon kararını geri çektiğini açıkladı. Böylece, KKTC’deki yap-boz hükümet icraatlarına bir yenisi daha eklendi.

• Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlık gününde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile tüm vatandaşlar bakımından Kıbrıs’ın tümünde serbest dolaşım, yerleşim, çalışma ve mülk edinme haklarının sağlanması ile bireysel mülkiyet hakkına tam saygı gösterilmesi hususlarında uzlaşıya vardıklarını belirtti. Devam eden liderler görüşmelerinden de yeni açıklamalar geldi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kasım ayında yurtdışında yapılacak toplantılarda toprak konusunun ele alınmasının ve 2017 ortalarında referanduma gidilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Akıncı, ayrıca, kurucu devletlerin yetkilerinin neredeyse belirlendiğini, kurucu devletlere, Türkiye de dahil olmak üzere başka devletlerle ve kuruluşlarla ayrı anlaşma yapma yetkisinin verilmesi hususunda mutabakata varıldığını söyledi.

• “25 Kasım’a kadar 25 bin imza ile 5 sığınma evi” kampanyası için düzenlenen basın toplantısında, Sosyal Hizmetler Dairesi’nin istatistiklerine göre, 2015 yılında 184 kadının darp şikâyetinde bulunduğu, fakat yapılan araştırmalarda şiddete uğrayan kadınların yalnızca % 10’unun şikâyetçi olduğunun belirlendiği belirtildi. Böylece, kadına yönelik şiddetin ülkemizde ne kadar vahim bir boyuta ulaştığı bir kez daha gözler önüne serildi.   

• Türkiye’de devlet eliyle Hanefi/Sünni siyasal İslam’a yönelik ‘yatırımlar’ devam ederken bu durumun yansımaları her geçen gün artarak devam etti. Örneğin, Çanakkale’nin Bayramiç ilçesi Halk Eğitim Merkezi Akşam Sanat Okulu Müdürü Mustafa Özcan, 16 Eylül’de facebook’ta, elinde, “Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer. Perdesiz ev ise ya kiralıktır ya satılıktır” yazılı bir döviz taşıyan çarşaflı bir kadın resmi paylaştı. Birçok sivil toplum örgütünün ve yerel gazetenin bu paylaşıma tepki göstermesi üzerine Çanakkale Valisi Orhan Tavlı’nın talimatıyla Mustafa Özcan açığa alındı. Yine aynı ilçenin Gedik köyü imamı da facebook hesabından, “Hayırlı cumalar. Cuma’mız mübarek olsun. Cumaya gitmeyen erkekler… Bacımsınız” paylaşımında bulundu. Gelen tepkiler üzerine imam özür dilemek zorunda kaldı. Diğer yandan, şort giydiği gerekçesiyle İstanbul’da belediye otobüsünde hemşire bir kadına saldırıp ciddi şekilde darp eden kişinin otobüs şoförüne, “Bunların kafasını koparmak lazım, ezmek lazım, bunlar otobüsü cünüp ettiler” sözlerini sarf ettiği ortaya çıktı. 

• TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27. Muhtarlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada her 15 Temmuz’un, “şehitleri ve gazileri anma günü” olarak anılacağını ve bu günün tatil ilan edileceğini açıkladı. Yine aynı toplantıda Lozan Barış Antlaşması’yla ilgili olarak adını vermeden Mustafa Kemal Atatürk ile İsmet İnönü’yü eleştiren Erdoğan, “1920’de Sevr’i gösterdiler, 1923’te bizi Lozan’a ikna ettiler. Birileri de Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Ege’de bağırsan duyulacak adaları biz Lozan’da Yunan’a verdik. Zafer bu mu?”. Lozan’da masaya oturanlar o anlaşmanın hakkını veremediler. Onlar veremedikleri için şimdi biz sıkıntı yaşıyoruz” şeklinde konuştu. Erdoğan’ın Lozan’la ilgili sözlerine çeşitli çevrelerden büyük tepki geldi. Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın Lozan Antlaşması’na tepki gösterilmesini ,“Kahvede geğirerek tespih çekmekten başka şey değil” sözleriyle değerlendirmesi yenilir yutulur cinsten değildi. Erdoğan’ın sözlerine tepkiler sürerken Prof. Dr. Baskın Oran adaların Türkiye’nin elinden nasıl çıktığını şöyle açıkladı:  "Önce 1913 Londra Antlaşması'yla İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, İtalya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun kararıyla, sonra da Osmanlı ile Yunanistan arasında yapılan Atina Antlaşması’yla 12 Ada İtalya'ya verildi. Geri kalan adaların, İmroz ve Bozcaada hariç, Yunanistan’a verilmesi kararlaştırıldı. Ancak bu antlaşma resmileşemeden I. Dünya Savaşı patladı ve mesele Lozan'a kaldı." 

• Türkiye’de olağanüstü halin üç ay daha uzatılmasının ardından işten uzaklaştırmalar, gözaltına almalar, tutuklamalar ve medya organlarına yönelik kapatma uygulamaları hız kesmeden devam etti. Bu çerçevede 12.801 polis görevinden uzaklaştırılırken, Konya 3. Anajet Üs Komutanlığı’nda 35 asker de gözaltına alındı. Ayrıca, aralarında İMC TV’nin de bulunduğu 12 televizyon kanalı kapatıldı. Özgür Radyo’ya yapılan polis baskınında ise 17 kişi tutuklandı.

• İsviçre Ulusal Meclisi’nde yapılan oylamada ülke genelinde burka ve peçe kullanımının yasaklanmasının ardından din özgürlüğüyle ilgili tartışmalar yeniden gündeme geldi. Hatırlanacağı üzere, benzer bir tartışma geçtiğimiz aylarda Fransa’da yaşanmıştı.

• Geçen hafta yaşamını yitiren İsrail eski Cumhurbaşkanı Şimon Peres, 70’e yakın ülkenin üst düzey yöneticilerinin katıldığı cenaze töreninin ardından toprağa verildi. Cenaze törenine Türkiye adına Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciği görevine atanan Feridun Sinirlioğlu katılırken, Filistin Yönetimi Başkanı Mahmut Abbas da törende yer aldı.

• Macaristan’da yapılan referandumda, oylamaya katılanların yüzde 98'i, iki yıl içerisinde Macaristan’a 1.294 mülteci yerleştirmesine ilişkin olarak Avrupa Birliği’nin (AB)  hazırladığı plana 'Hayır' dedi. Seçmenlerin yalnızca % 43'ünün sandık başına gittiği oylamada, yüzde 50'lik katılım oranına ulaşılamadığı için referandumun geçerli olmayacağı savunuldu. Bununla birlikte Başbakan Viktor Orban, AB'ye rest çekerek referandumun dikkate alınması gerektiğini belirtti ve sonucun bağlayıcı olması için gerekirse anayasada değişiklik yapılacağını açıkladı. Başbakan Orban, mültecileri, AB'nin güvenliği ve Avrupa'nın geleceği için tehdit olarak gördüğünü, bundan dolayı 160.000 mültecinin AB ülkelerine dağıtılması ilişkin plana karşı çıktığını belirtmişti.

• Kolombiya Hükümeti ile Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasında 52 yıldır süren ve 220 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olan çatışmalara son veren anlaşma referandumda reddedildi. 47 milyon nüfuslu Kolombiya’da yaklaşık 13 milyon Kolombiyalının oy verdiği referandumda hayır oyları % 50.24 olurken, evet oyları % 49.76’da kaldı.  Böylece, ülkede büyük acılara neden olan çatışmalara son verecek ve FARC’ın silah bırakarak siyasi bir yapıya dönüşmesini sağlayacak anlaşma % 1’den de az bir farkla reddedildi. Anlaşmanın reddedilmesine en büyük gerekçe olarak, anlaşma metninde, FARC gerillalarının kurulması öngörülen özel mahkemelerde suçlarını itiraf etmeleri halinde hapis cezası yerine bir çeşit kamu hizmeti ile topluma entegre edilmelerini sağlayacak düzenlemenin bulunması gösterildi.

• Göçmen trajedileri yaşanmaya devam etti. Libya’dan Avrupa’ya gitmeye çalışan göçmenleri taşıyan teknenin batması sonucu ilk belirlemelere göre 30 kişi hayatını kaybetti. Diğer yandan, Sırbistan’a sığınan 200 kadar göçmen, Batı Avrupa’ya ulaşmak amacıyla Macaristan’a doğru yürüyüşe geçti.

• Polonya’da kürtajın tamamen yasaklanmasını, hastalık ve tecavüz gibi özel durumlarda bile kürtaja başvurulamayacağını düzenleyen yasa tasarısının Polonya Parlamentosu’nun gündemine gelmesinin ardından onbinlerce kadının katıldığı birçok eylem gerçekleştirildi. Yasa tasarısına karşı çıkan kadınlar ülke genelinde sendikaların da desteğiyle genel greve giderken, geçtiğimiz Pazartesi Varşova’da düzenlenen eyleme katılan yaklaşık 30 bin protestocu tamamen siyah giyinmiş ve karar aleyhine pankartlar açarak, “Misyonerleri değil doktorları istiyoruz” şeklinde sloganlar atmıştı.

Dergiler Haberleri