“Eşimi kesinlikle ben öldürmedim!”

Girne’de Aralık ayında evinin balkonundan düşerek şüpheli şekilde hayatını kaybeden Akile Nacisoy’un ölümüyle ilgili “adam öldürme” suçlamasından tutuklanan eşi Yaşar Akdoğan, yargılanıncaya kadar 2 aylığına cezaevine gönderildi.

Didem MENTEŞ

Girne’de Aralık ayında üçüncü kattaki evinin balkonundan düşerek şüpheli şekilde hayatını kaybeden iki çocuk annesi Akile Nacisoy’un ölümüyle ilgili tutuklanan eşi Yaşar Akdoğan hakkındaki “adam öldürme” soruşturması tamamlandı. 11 yaşındaki kızlarının 8 ay sonra polise verdiği ifade ve delil olarak zapt edilen günlük doğrultusunda, tutuklanan Yaşar Akdoğan yargılanıncaya dek 2 ayı aşmayan bir süre Merkezi Cezaevi’ne gönderildi.

Dün saatlerce süren duruşmada Tahkikat Subayı Eren Gözügüzel, 11 yaşındaki kızın “babam melek rolüne büründü” yönünde günlüğüne yazılmış iddiası olduğunu belirterek, “kız, babasının birine zarar vereceğini düşündüğünü ve annesine olan vicdan borcunu ödemeye karar verdiği için 8 ay sonra polise konuştuğunu” açıkladı.

Hakkında tutuklu yargılama istenen zanlı Yaşar Akdoğan ise dün ilk kez mahkemede ‘yemin vermeden kendisini savundu: “Eşimi öldürdüğümü kesinlikle kabul etmiyorum. Kendi çocuğumu bana düşman ettiler. Çocuklarımı bırakıp gitme düşüncem yoktur…”

Aileler mahkemeye geldi

Öte yandan Girne Kaza Mahkemesi’nde dün sabah saatlerinde başlayan duruşma, mesai bitimine kadar sürdü. Zanlı Yaşar Akdoğan önceki gün avukatı Cemal Sabancıoğullarını azletmesi ardından dünkü duruşmada avukat Boysan Boyra yer aldı. Dünkü duruşma öncesinde polis yoğun güvenlik önlemi aldı, zanlı mahkeme salonunun hemen önünde indirilerek, salona alındı. 

Mahkeme öncesi Akile Nacisoy’un ailesi de mahkemeye geldi ancak güvenlik nedeniyle mahkemeye alınmadılar ve dışarıdan duruşmayı takip ettiler. Zanlı Yaşar Akdoğan’ın yakınları da mahkemeye gelerek, duruşmayı takip etti. Bir yakını mahkeme sonrası “kamu yararı oldu” yorumunda bulundu.

Kızının ifadesi doğrultusunda “adam öldürme” getirildi

Girne Kaza Mahkemesi’nde Yargıç Hazan Aksun huzurunda görüşülen teminat duruşmasında da, İddia Makamında Başsavcılık adına Savcı Mustafa Atakara ve zanlı avukatı Boysan Boyra Mahkemede hazır bulundu. Savcı Atakara, meseleyle ilgili olarak Müfettiş Eren Gözügüzel’i mahkemede tanık olarak dinletti. Gözügüzel, yeminli şahadet vererek olayla ilgili bulguları aktardı.

Gözügüzel, 30 Aralık 2016’da Akile Nacisoy’un evinin balkonundan aşağı düşmesi sonucu bir tahkikat başlatıldığını ve tahkikatla ilgili zanlı Yaşar Akdoğan hakkında ‘şiddet tehdidi’ ve ‘darp’ meselelerinden dava okunduğunu anımsattı. Gözügüzel, 7 Ağustos 2017 tarihinde ise zanlı Yaşar Akdoğan’ın 11 yaşındaki kızının, ‘annesini balkondan babasının attığı’ yönündeki vermiş olduğu ifadeyle birlikte zanlı aleyhien “adam öldürme” davası getirilip dosya tazmin edildiğini aktardı.

“Patoloji sonucu bekleniyor”

Gözügüzel, zanlı Akdoğan’a “adam öldürme”, “şiddet tehdidi” ve “darp” suçlamaları getirildiğini belirterek, zanlının “adam öldürme” suçlamalarını kabul etmediğini, diğer iki suçlamayı kabul ettiğini söyledi. Gözügüzel, adam öldürme suçunun ciddi bir suç olup, müebbet hapis içerdiğini, bu olayın toplum nezdinde ise provokasyona neden olduğunu belirterek, en önemli tanığın ise zanlının 11 yaşındaki kızı olduğunu vurguladı. Olay günü evde yaşananlarla ilgili sesler duyan 10- 12 tane tanık ifadeleri bulunduğunu da aktaran Müfettiş Gözügüzel, zanlı hakkındaki soruşturmanın tamamlandığını ancak zanlının serbest kalması halinde bu kişilere müdahale edebileceğini kaydetti. Olayla ilgili otopsi raporu olduğunu, raporda ölüm nedeninin ‘yüksekten düşmeye bağlı’ olduğunun belirtildiğini söyleyen Müfettiş, ayrıca Akile Nacisoy ile ilgili patoloji sonucu beklendiğini de aktardı.

“Kaçma ihtimali var”

Zanlı Yaşar Akdoğan’ın kendi sağlığı açısından da serbest kalmaması gerektiğini, zanlının TC ve KKTC vatandaşı olup, KKTC’deki tek bağlantısının çocukları olduğunu, geriye kalan tüm ailesinin Türkiye’de olduğunu söyledi. Gözügüzel, zanlının kendi psikoloğuna “artık yoruldum, her şeyi bırakıp Türkiye’ye dönmeyi düşünüyorum” şeklinde mesaj gönderdiğini anımsatarak, zanlının Türkiye’ye kaçma ihtimali bulunduğunu söyledi. Zanlıya “adam öldürme” davası getirilmeden önce iki kez yurt dışına çıkıp gediğini ancak şuanda dava boyutunun değiştiğini belirten Müfettiş Gözügüzel, zanlının can güvenliğini sağlamak amacıyla da tutuklu yargılanmasının önemli olduğunu beyan etti. Ayrıca zanlının üniversite mezunu olup, başka bir ülkeye gitmesi halinde rahat bir iş bulabileceğini de aktaran Gözügüzel, zanlının TC vatandaşı olduğu için Türkiye’ye gitmesi halinde, Türkiye’nin kendi vatandaşını iade etmeyebileceğini bu nedenle zanlının yargılanıncaya dek 3 ay cezaevine gönderilmesini talep etti.


Avukat sorguladı, Müfettiş vurguladı:
“Kızı, ‘babam melek rolüne büründüğünü’ iddia ediyor”

Müfettiş Erengözügüzel’in şahadeti ardından avukat Boysan Boyra tarafından sorgulandı. Avukat Boyra, “zanlı çocukları için mücadele verdiğini biliyor musunuz? 8 aydır zanlı elini kolunu sallayarak gezdi. Bugüne kadar neden bir şey bulamadınız” diye sordu. Müfettiş, “bize tanık geldi ve ifadesi alındı ve ondan sonra tahkikat başlatıldı” dedi. Avukat, zanlının bir tokat attığını savundu. Müfettiş ise maktülenin otopsi raporunda “kollarında sıkma sonucu izler” olduğunun yazdığını, otopside çekilen fotoğraflar olduğunu da söyledi.

Tahkikat Subayı Eren Gözügüzel, 11 yaşındaki kızın “babam melek rolüne büründü” yönünde günlüğüne yazılmış iddiası olduğunu belirterek, “kız, babasının birine zarar vereceğini düşündüğünü ve annesine olan vicdan borcunu ödemeye karar verdiği için 8 ay sonra polise konuştuğunu” açıkladı.

“Kızı, babasının annesini aşağı ittiğini odasının camından gördüğünü söyledi”

Zanlının kızıyla ilgili bir soru üzerine ise Müfettiş Gözügüzel, “zanlının eşine ‘seni ve çocuklarını öldüreceğim’ dediğini zanlının kızı ilk ifadesinde söyledi. Balkondan attığını söylemedi, yüksek seste bir tokat sesi, vurma gibi bir ses duyduğunu söyledi” dedi. Zanlının kızıyla 4 kez psikolog eşliğinde görüştüğünü aktaran Gözügüzel, kızın, babasının başka birine zarar vermesinden korktuğu için 8 ay sonra konuştuğunu söyledi. Kızın ilk ifadesiyle, 8 ay sonra verdiği ifade arasındaki tek farkın; “evde balkonu gören odasının camından bakarken babasının, annesini aşağı ittiğini” gördüğünü söyledi. Ayrıca kollarından tutup götürdüğünü de söyledi. 

Avukat, 11 yaşındaki kız çocuğunun anneannesinden baskısı altında olduğunu iddia etmesi üzerine, müfettiş Gözgüzel, böyle bir şey olmadığını tespit ettiklerini aktardı. Avukat, kız çocuğunun tutmuş olduğu günlükte ise zanlıyı suça bağlayıcı hiç bir şey olmadığını savundu.

Eren Gözgüzel ise kızın babasıyla ilgili şeyler yazdığını, babasıyla görüşmek istemediğini ve zorla görüştürüldüğünü yazdığını be bu yönde ifadesi alındığını da aktardı. Gözügüzel, yapılan araştırmada da kız çocuğunun babasıyla görüşmelerinde babasından hep geri durduğunu da sapladıklarını, kızın günlüğünde “babam melek rolüne büründü” iddiasında da bulunduğunu aktardı.

“Babasının başkasına zarar vereceğini düşündü”

Eren Gözügüzel, “3- 4 hafta önce zanlı çocukları almaya gittiğinde, karşı tarafla tartışma çıktığı, kavga esnasında, kızın babasının birine zarar vereceğini düşündüğünü ve annesine olan vicdan borcunu ödemeye karar verdiğini söyledi” dedi.

Avukat, zanlı çocukları için mücadele verdiğini, velayet davası açtığını, ülkeden kaçma düşüncesi olmadığını ve tüm teminat şartlarını karşılayabileceğini savundu.

Avukat Boyra, müvekkilinin yargılanmaktan kaçmayacağına dair zanlı Yaşar Akdoğanı ve 3 kefili mahkemeye dinletti.


 

Zanlı: “Kendi çocuğumu bana düşman ettiler! Gitme düşüncem yoktur”

Zanlı Yaşar Akdoğan ise ‘yemin’ vermeden kendisini savundu: “Eşimi öldürdüğümü kesinlikle kabul etmiyorum. Kendi çocuğumu bana düşman ettiler. Çocuklarımı bırakıp gitme düşüncem yoktur…”

Zanlı Yaşar Akdoğan, mahkemede ilk kez kendisini savundu, yeminsiz olarak verdiği beyanında “kaçma düşüncesi olmadığını” iddia etti. Akdoğan, şunları savundu: “"Eşimi öldürdüğümü kesinlikle kabul etmiyorum. Eşinin 3'üncü bir şahısla yaşadığı ilişki vardı, ben bunu mesajlardan öğrendim, sonra onu affettim. Daha sonra çiçek alıp eşimle yemeğe çıktık. Her şeyin daha güzel olacağını, yeni bir başlangıç yapacağımızı söyledik. Eşim vefat ettikten sonra karşı taraf bir kampanya başlattı. Toplum baskısıyla beni canavar ilan ettiler. Kayınvalidem suçlu arıyor, esas suçlu kendisi. Çocukları bir ara emriyle benden aldılar. Kendi çocuğumu bana düşman ettiler. Kayınvalidem benden arabayı ve evi almaya çalışıyor. Temel amaçları para ve maldır. Suçlu insanlar yargılanmaktan kaçar. Benim ailem çocuklarımdır. Haklı olduğum konularda sonuna kadar giderim. Çocuklarımı bırakıp gitme düşüncem yoktur. 7- 8 ay çocuğumu bana karşı doldurdular. Adalete güveniyorum. Türkiye vatandaşlarını geri göndermez denildi, gerekirse TC vatandaşlığından çıkarım"


Hitaplar yapıldı

Zanlı Yaşar Akdoğan ve kefillerin şahadetleri ardından avukat Boysan Boyra ve Savcı Mustafa Atakara hitapların yaptı. İlk olarak hitabını yapan Boyra, soruşturmanın tamamlandığını, zanlının herhangi bir delile ve tanıklara müdahale etme ihtimali olmadığını savunarak, kuru bir iddia üzerine zanlının cezaevine gönderilmek istendiğini savundu. Boyra, zanlının olayda ne kusuru ne de rolü olduğunu savunarak, zanlının TC vatandaşlığından da çıkabileceğini bu nedenle yargılanmaktan kaçmayacağını iddia etti.

Savcı Atakara ise maktülenin patoloji raporunun henüz gelmediğini, bunun içinde tutukluluğu uzatmak istemediklerini ifade etti. Ortada bir ceset, otopsi raporu ve bir çocuğun tanıklığı olduğuna dikkat çeken Savcı, 8 aydır zanlının serbest olduğunu, bu sürede “adam öldürme” iddiasının bulunmadığını ancak olayın boyutunun değiştiğini aktardı.

Zanlının can güvenliğinin de önemine değinen Savcı, zanlının TC vatandaşlığından çıkarak sadece KKTC vatandaşlığında olmasının yargılanmaktan kaçmayacağı anlamına gelmediğini de ifade etti. Savcı, tüm olgular ve deliller ışığında zanlının 3 ayı aşmayan bir süre Merkezi Cezaevine gönderilmesini talep etti.

Yargıç: “Davalarında hazır bulunması amacıyla 2 ay cezaevi”

Yargıç Hazan Aksun, teminat duruşmasıyla ilgili kararını açıklamak üzere oturuma 1 saat ara verdi. Aksun, huzurunda yapılan tüm beyanları tek tek değerlendirerek, hukuki prensiplere vurgu yaptı. “Adam öldürme” suçlarının toplumda infiale neden olan suç türlerinden olup, ömür boyu hapis içerdiğini aktardı. Bu davada ise kız çocuğunun tek görgü tanığı olduğunun göz ardı edilemeyeceğini belirten Yargıç, zanlının ilk nazarda darp suçlamasından dava okunduğunu, otopsi raporunun ise bunu desteklediğini söyledi. Zanlının TC’de güçlü aile bağları bulunduğunu da dikkate alarak, zanlının çocuklarıyla ilgili mücadelesi olsa bile yargılanmaktan kaçma ihtimali olabileceğine dikkat çeken Hazan Aksun, zanlının tanık olan kızına müdahale edebileceğini de vurgu yaptı. Aksun, tüm hususlar ışığında zanlı Yaşar Akdoğan’ın davalarında hazır bulununcaya dek 2 ayı aşmayan bir süre Merkezi Cezaevine gönderilmesine emir verdi.

 

 

 

İlgili Haberler

Özel Haber Haberleri