“Eğitim Bakanlığı sınıfta kaldı”

Kıbrıs’ın kuzeyinde 2025-2026 eğitim yılı, ilköğretimde kalabalık sınıflar, öğretmen ve destek personeli eksiklikleri, ortaöğretimde ise konteyner sınıflar, beslenme sorunları ve yönetici eksiklikleriyle tamamlandı.

Serap ŞAHİN

Kıbrıs’ın kuzeyinde 2025-2026 eğitim yılı, ilköğretimden ortaöğretime uzanan geniş bir yelpazede altyapı eksiklikleri, öğretmen yetersizliği, konteyner sınıflar ve deprem güvenliği tartışmalarıyla geçti. İlköğretimde kalabalık sınıflar, rehber öğretmen, özel eğitim öğretmeni ve öğretmen yardımcısı eksiklikleri ile 252 konteyner sınıfta eğitimin sürmesi öne çıkarken; ortaöğretimde her yedi öğrenciden birinin konteyner sınıflarda eğitim görmesi, öğrencilerin beslenme sorunları, 5 müdür ve 17 müdür muavini eksikliği, deprem riski taşıyan okul binalarında çalışmaların tamamlanmaması ve öğretmen eksiklikleri dikkat çeken başlıca sorunlar arasında yer aldı.

YENİDÜZEN’in sorularını yanıtlayan Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş ile Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Ahmet Karaoğulları, eğitim yılını değerlendirerek hükümetin eğitim performansına olumsuz not verdi. Maviş, ilköğretimde yaşanan sorunların çözülmek yerine kronikleştiğini belirtirken, Karaoğulları ise ortaöğretimde altyapı, yönetici, öğretmen ve beslenme sorunlarının devam ettiğini ifade ederek Eğitim Bakanlığı'nın eğitim yılındaki performansının başarısız olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş:

“Bu hükümetin eğitim karnesinde başarı yoktur”

“En özet haliyle söylemek gerekirse, bu hükümetin eğitim karnesinde başarı yoktur” diyen Maviş, başarı ölçütünün açılış törenleri ya da protokol konuşmaları olmadığını belirtti.

Maviş, “Çocukların güvenli sınıflara, nitelikli öğretmenlere, rehberlik hizmetlerine, özel eğitim desteğine ve eşit öğrenme hakkına erişip erişemediğiyle ne kadar ilgilendiğinizle bir başarı ortaya koyabilirsiniz. Bu hükümetin karnesinde konteyner sınıf, öğretmen açığı, plansızlık ve hak ihlalleri var” dedi.

Eğitimin yönetilemediğini dile getiren Maviş, “Kamusal eğitim hakkı korunamamış, sorunlar çözülmek yerine normalleştirilmiştir ve kronikleştirilmiştir” ifadelerini kullandı.

“Kalabalık sınıflar ve destek hizmeti eksikliği çocukları mağdur ediyor”

Bu yılın en ciddi sorununun kalabalık sınıflar, kalabalık okullar ve destek hizmetlerinden yoksun bırakılan çocuklar olduğunu söyleyen Maviş, rehber öğretmen, özel eğitim öğretmeni ve okul öncesi öğretmen yardımcısı eksikliğinin eğitimin niteliğini doğrudan etkilediğini kaydetti.

“Çocukların ihtiyacı yalnızca sınıf öğretmeniyle sınırlı değildir” diyen Maviş, psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmenleri ile özel eğitim öğretmenlerine ciddi ihtiyaç bulunduğunu belirtti.

Bir sınıfta farklı ihtiyaçlara sahip 35 öğrencinin bulunmasının öğretmenin işini zorlaştırdığını ifade eden Maviş, “Bu durum yalnızca öğretmeni değil, doğrudan çocuğun eğitim hakkını etkiler” dedi.

Okul öncesinde öğretmen yardımcısının lüks değil zorunlu bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Maviş, Bakanlığın planlama yapmak yerine kriz ortaya çıktıktan sonra geçici çözümler üretmeye çalıştığını söyledi.

“252 konteyner sınıfla eğitim yılı başladı”

Deprem güvenliği konusunda sürecin tamamlanmadığını ifade eden Maviş, bugüne kadar 294 sınıfın boşaltıldığını, 218 konteyner sınıf kurulduğunu ve 26 okulun kısmen ya da tamamen terk edildiğini söyledi.

2025-2026 eğitim yılının 252 konteyner sınıf ve 21 okulda devam eden inşaatlarla başladığını belirten Maviş, sürecin önümüzdeki birkaç eğitim yılında da devam edeceği görüşünü dile getirdi.

Bazı okullarda güçlendirme ve yeniden yapım çalışmalarının tamamlandığını kaydeden Maviş, buna rağmen rapor bekleyen okullar, tamamlanmamış projeler, konteyner sınıflar, oyun alanı olmayan okullar ve kalabalık sınıfların varlığını sürdürdüğünü söyledi.

“Konteyner sınıflar geçici çözüm diye kuruldu, fakat birçok yerde kalıcı bir eğitsel eşitsizliğe dönüştü” diyen Maviş, hükümetin görevinin çocukları konteynerlere alıştırmak değil, güvenli ve nitelikli okul binalarına kavuşturmak olduğunu ifade etti.

Maviş, “Yakın zamanda ihaleleri tamamlanırsa Alasya İlkokulu, Polatpaşa İlkokulu, Arabahmet İlkokulu, zümrütköy İlkokulu, Güzelyurt Barış İlkokulu, Doğancı İlkokulu, Mustafa Kemal İlkokulu, 9 Eylül İlkokulu’nda da inşaat çalışmaları başlayacak. Komiteye yeni okulllar ile ilgili bilgiler geldiğinde, bu okulların sayısı artabilir. Karakol İlkokulu ve Yeşilyurt Özel Eğitim Okulu’nda inşaat faaliyetleri devam ediyor.” diye konuştu.

“Bakanlık öğretmeni desteklemek yerine yalnız bırakıyor”

Öğretmenlerin bu yıl da büyük özveriyle kamusal eğitimi sürdürdüğünü söyleyen Maviş, Bakanlığın öğretmenlere gerekli desteği verdiğini söylemenin mümkün olmadığını belirtti.

“Tam tersine, Bakanlık birçok konuda öğretmenin yanında durmak yerine öğretmeni yalnız bırakan, yıpratan ve hatta cezalandıran bir tutum sergilemektedir” diyen Maviş, öğretmenlerin yalnızca ders anlatmadığını, okul güvenliğinden kalabalık sınıflara, özel eğitim eksikliğinden fiziki altyapı sorunlarına kadar birçok problemle mücadele ettiğini kaydetti.

Bakanlığın öğretmenlerin yasal haklarını vermemek için direndiğini de belirten Maviş, “Öğretmenler arasında ayrım yapan, eşitlik ilkesini zedeleyen, keyfi ve partizanca uygulamalarla çalışma barışını bozan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız” dedi.

Öğretmenlerin çocuklar ve toplum için fedakârlık yaptığını belirten Maviş, “Ancak bir eğitim sistemi fedakârlık üzerine kurulamaz” ifadelerini kullandı.

KTOEÖS Başkanı Ahmet Karaoğulları:

“Eğitim Bakanlığı bu yıl da sınıfta kaldı”

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Ahmet Karaoğlulları 2025-2026 yılına ilişkin eğitim öğretim dönemiyle ilgili hükümetin sınıfta kaldığını vurguladı.

Karaoğulları, Eğitim Bakanlığı'nın tek yanlı ve istişareden uzak kararları nedeniyle eğitimdeki sorunların çözülmek yerine büyüdüğünü söyledi.

Fiziki altyapı eksiklikleri, öğretmen yetersizliği ve eğitim ortamlarındaki sorunlar giderilmeden uygulamaya konulan tam gün eğitim sisteminde yaşanan aksaklıkların bedelini öğrenciler, öğretmenler ve velilerin ödediğini belirten Karaoğulları, “Kalabalık sınıflar, yetersiz eğitim ortamları ve kaynak eksiklikleri nedeniyle öğrencilerin bireysel gelişimini merkeze alan çağdaş eğitim anlayışı geri plana itilmiştir” dedi.

Karaoğulları, ezbere dayalı ve sınav odaklı eğitim anlayışının sürdürüldüğünü, öğrencilerin eleştirel düşünme ve yaratıcılık becerilerini geliştirecek politikaların hayata geçirilmediğini ifade etti.

“Her yedi öğrenciden biri konteyner sınıflarda eğitim görüyor”

Mesleki Teknik Öğretim Dairesi ile Genel Ortaöğretim Dairesi’ne bağlı okullarda öğrenim gören öğrencilerin yaklaşık yüzde 15’inin konteyner sınıflarda eğitim görmek zorunda bırakıldığını söyleyen Karaoğulları, yıllardır dile getirilen altyapı eksikliklerine rağmen kalıcı çözümler üretilmediğini belirtti.

Tam gün eğitim uygulamasının üçüncü yılında da öğrencilerin temel ihtiyaçlarının karşılanamadığını kaydeden Karaoğulları, “Öğrencilerin yaklaşık yüzde 15’i öğle aralarında yeterli beslenme olanağına erişemeyerek aç kalmaya mahkûm edilirken, yüzde 80’i ise sağlıksız ve denetimsiz koşullarda beslenme ihtiyacını karşılamak zorunda bırakılmıştır” dedi.

Öğretmen nakilleri konusunda da eleştirilerde bulunan Karaoğulları, sendikanın süreçlere dahil edilmemesi nedeniyle sorunların büyüdüğünü ve öğretmenlerin iş yükünün arttığını söyledi.

“5 müdür ve 17 müdür muavini eksiğiyle eğitim verildi”

Müdür ve müdür muavini münhallerinin açılmadığını, sınavların da yapılmadığını belirten Karaoğulları, bu nedenle okulların 2025-2026 eğitim yılını 5 müdür ve 17 müdür muavini eksiğiyle sürdürmek zorunda kaldığını ifade etti.

Okullarda artan zorbalık ve disiplin vakalarına karşı etkili politikalar geliştirilemediğini kaydeden Karaoğulları, yönetici eksikliğinin yasa ve tüzüklere aykırı görevlendirmelerle giderilmeye çalışıldığını söyledi.

“Depremden üç yıl geçti, riskli okullarda hâlâ adım atılmadı”

İnşaat Mühendisleri Odası’nın 2023 yılında yaptığı çalışmada risk sıralamasında ilk 100 içerisinde yer alan 18 okul ve bu okullara ait 42 bina bulunduğunu anımsatan Karaoğulları, birçok okulda aradan geçen zamana rağmen herhangi bir çalışma yapılmadığını söyledi.

Bazı okullarda güçlendirme veya yeni bina çalışmalarının başladığını ancak birçok okulda ileri tetkik sonuçlarının hâlâ açıklanmadığını belirten Karaoğulları, “6 Şubat depremi üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen hâlâ okullarımız tam olarak depreme dayanıklı hale getirilmemiştir” dedi.

“Öğretmenler sorunları kendi başına çözmeye terk edildi”

Öğretmenlere destek olmak yerine çalışma koşullarını ağırlaştıran bir anlayışla karşı karşıya olduklarını belirten Karaoğulları, öğretmen eksikliklerinin ek görevler ve sınıf birleştirmeleriyle giderilmeye çalışıldığını söyledi.

Bakanlığın grev ve eylem hakkını kullanan öğretmenlere yönelik soruşturmalar açtığını kaydeden Karaoğulları, “Öğretmenin sendikal birliğini kırmaya yönelik para ile terbiye etme düsturunu kendine adeta şiar edinmiş bir yapı ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

Okullarda yaşanan birçok sorunun öğretmenler ve yöneticiler tarafından kendi imkânlarıyla çözülmeye çalışıldığını belirten Karaoğulları, fotokopi kâğıdı, laboratuvar eksikliği, atölye malzemeleri yetersizliği, akran zorbalığı ve şiddet gibi konularda öğretmenlerin yalnız bırakıldığını söyledi.

“Gerek öğretmenlerimiz gerek idarecilerimiz yaşadıkları problemleri kendi başına çözmeye terk edilmiş durumdadır” diyen Karaoğulları, öğretmenlerin desteklenmek yerine her açıdan zorluklarla karşı karşıya bırakıldığını vurguladı.

Özel Haber Haberleri