Serap ŞAHİN - ADIYAMAN
İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan 6 kamu görevlisinin yargılandığı davanın 4. duruşması, Türkiye saati ile 10.00’da, Kıbrıs saatiyle 09.00’da Adıyaman Birinci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.
Grand İsias Otel davası öncesinde, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya basına açıklama yaptı.
Karakaya, evlatlarının yokluğuyla yaşamaya mahkûm edildiklerini belirterek, “Evlatlarımızın odalarının boş kaldığı, çocuklarımızın yokluğunda yaşamaya mahkûm edildiğimiz o günden beri dinmeyen acımızla bugün bir kez daha buradayız” dedi. Davanın, savcılık makamının kamu görevlileri yönünden sunduğu mütalaa nedeniyle kritik bir eşiğe geldiğini ifade eden Karakaya, söz konusu mütalaanın dosyada yer alan bilimsel raporlar, teknik tespitler ve açık mevzuat ihlalleriyle bağdaşmadığını söyledi.
Kamu görevlilerinin eylem ve ihmallerinin “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesinin yaşananların hukuki ve fiili gerçekliğini karşılamadığını vurgulayan Karakaya, dosyada sıradan bir denetim ihmali ya da basit bir idari hatanın değil, açık aykırılıkların bilindiği hâlde görmezden gelinmesinin söz konusu olduğunu dile getirdi. Karakaya, “Ortada; hukuka aykırı yapılaşmaya izin verilmesi ve insan hayatını doğrudan tehdit eden bir yapının kullanımının sürdürülmesine göz yumulması vardır” ifadelerini kullandı.
Bilimsel raporların net olduğunu belirten Karakaya, Grand İsias Otel’in yıkılması gereken, iskân verilmemesi gereken ve açık biçimde can güvenliği riski taşıyan bir yapı olduğunun bilindiğini, buna rağmen gerekli işlemlerin yapılmadığını kaydetti. Yaşananların kaçınılmaz olmadığını söyleyen Karakaya, “Bir binanın saniyeler içinde çökerken içindekilere hiçbir yaşam şansı tanımaması, doğanın değil; insan eliyle alınan ya da alınmayan kararların sonucudur” dedi.
Ceza hukuku açısından meselenin “sonucu istememek” ile açıklanamayacağını ifade eden Karakaya, “Burada söz konusu olan, sonucu öngörüp kabul etmektir. Bu nedenle dosyanın hukuki vasfı bilinçli taksir değil, olası kasttır” diye konuştu. Encümen kararlarının da bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Karakaya, sorumluluğu bulunan hiçbir kişi yargı önüne çıkmadan adaletin eksiksiz tecelli ettiğinin söylenemeyeceğini dile getirdi.
“Bu dava, yapı güvenliğinin ciddiye alınması ve benzer acıların tekrar yaşanmaması için”
Aileler adına mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Karakaya, “Bu dava yalnızca kaybettiklerimizin ardından verilen bir mücadele değildir. Bu dava, yapı güvenliğinin gerçekten ciddiye alınması ve benzer acıların tekrar yaşanmaması için yürütülmektedir” dedi. Karakaya, “Şampiyon Meleklerimize ve rehberlerimize verilmiş bir sözümüz vardır. Hukuki nitelendirme gerçeğe uygun yapılana, olası kast kabul edilene ve tüm sorumlular hak ettikleri cezayı alana kadar bu mücadele sürecek” ifadelerini kullandı.