Cittaslow Orvieto / İtalya Ve Yavaş Yaşam İzlenimleri

Yirminci senen kutlu olsun Cittaslow… Daha insani, daha çevreci, tarih, kültür ve gelenek dostu  bir yaşam için çare; Cittaslow… Salyangozun (Garavollinin) izini takip etmeye değer…

Hasan Karlıtaş

1999 senesinde İtalya’da başlayan, Cittaslow (yavaş şehir) hareketinin 20. yılı münasebetiyle, geçtiğimiz ay İtalya’daydık. Umbria Bölgesinin, Terni iline bağlı Orvieto şehrinde, Cittaslow adına, üç gün boyunca çok özel uluslararası etkinlikler düzenlendi. Ülkemizden, Yeniboğaziçi, Lefke, Mehmetçik, Geçitkale ve son üye Tatlısu Belediye Başkanları, yanında teknik koordinatörler de, takım çalışmasının başarılı bir örneğini göstererek, Orvieto’da yerini aldı. Bu özel şehirde bulunmak, sakinliği hissetmek, bizlere unutulmaz deneyimler yaşattı. Kuzey Kıbrıs Cittaslow Ağı ve Kuzey KıbrısYavaş Yaşam Derneği olarak, İtalya’da bulunduğumuz zaman zarfında, değerli gözlemler yaptık…

Orvieto  

Orvieto, Roma’dan trenle yaklaşık bir buçuk saatlik mesafede bulunuyor. Orvieto, gizem yüklü bir ortaçağ şehri. 20 bin civarında nüfusu olan şehrin, sokaklarında, geçmişin ayak seslerinin yankılandığını, hissetmek mümkün. Tarihi şehirde, tarihi değerler, doğa ve köklü gelenek, korunarak  içiçe çok iyi harmanlanmış durumda. Orvieto, İyi korunan şehirlerin, turizmden, yüksek pay alabileceğinin güzel örneklerinden…

Cittaslow Orvieto, uzun zamandır merak ettiğim bir yerdi. Cittaslow’un doğduğu ülkedeki, en etkileyici yerlerden olduğu, sürekli anlatılıyordu. Gördüklerimiz ve  yaşadıklarımız bunun doğruluğunu ispatladı. Tarihi Arnavut kaldırımlı taş sokakları, karakteristik evleri, sakinliği, çevre temizliği, yardıma hazır, turizm bilinci yüksek insanları, yeşil dokusu, kısaca Akdenizli halleri ile değeri yüksek bir bölge olduğunu, yaşayarak deneyimledik…

Akdenizli haller derken, huzurlu sakin gündelik insan halleri, sıcakkanlılık, misafirperverlik, zeytin ağaçları, servi ağaçları, saat 1 ile 4 arasındaki siesta arası ve Toskana manzaraları sunan üzüm bağları hemen aklıma geliyor.

Orvieto’da en fazla, korumacılık bilincini ve onun ışığında yansıyan güzelim şehir dokusunu beğendim. Tarihi merkez korunmuşluğu sayesinde, her gün yüzlerce turisti büyük bir hoşnutlukla ağırlıyor. İlk gece açılış yemeği verilen Badia isimli tarihi mekan, Cittaslow ruhuna uygun bir seçimdi. Farklı kıtalardan gelen katılımcılara, rahatlığı ve yavaş yemek uygulaması ile  iyi bir evsahipliği sundu…

20. senenin finalinde ise, her sene Haziran ayında pazar günü gerçekleştirilen, binlerce insanın katıldığı ‘Corpus Domini’ isimli karnaval havasındaki geçiş, inanılmaz etkileyiciydi. Şehrin her köşesinde, şehrine aidiyet duyguları ile bağlı insanların, çok özenle hazırlanmış kıyafatleri ve bölgesel simge unsuru olan bayraklarıyla, tarihi geçişi izahı zor bir güzellikler bütünüydü. Ortaçağ’dan günümüze, tarihi gelenekleri yansıtan bu geçiş, adeta film setindeymişiz duygusunu çok iyi yansıttı…

Gül Köyü Rocca Ripensa ve ortans cenneti Bolsena Gölü

Gül köyü olarak nam salan Rocca Ripesena, muhteşem bir konuma sahip küçük bir köy.  Gül kokuları, yerel özellikleri ile 18. ve 19. yy.’a dayanan gülün tarihi serüvenini, Toskana manzarası eşliğinde sunuyor. Köy, korunmuşluğu ve doğal cazibesi sayesinde, Cittaslow toplantısına katılan yüzlerce insanın beğenisini kazanmayı başardı.

Kuzey Kıbrıs heyeti ayrıldığı zaman, ben birkaç gün daha kalıp küçük köylerde gözlem yapmak istedim. Kalesi ve taş evleri ile meşhur Case Maggi ve volkanik gölü ve turizm çekim özellikleri ile ünlü Bolsena Bölgesine gittim. Özellikle Bolsena, beni çok şaşırttı. Çünkü, beklediğimin çok üzerinde bir güzellikle karşılaştım. Orvieto’dan 29 km. uzaklıktaki Bolsena’ya, yerel ulaşım aracı ile gittim. Günde iki sefer düzenlenen otobüs seferleri, 3 euro gibi çok uygun bir ücretle ziyaretçilerin ulaşımını sağlıyor. Yerel insanlarla seyahat etmek, onların gözü ile olaylara ve mekanlara bakmaya yardımcı oluyor. Keşfe dayalı, böylesi tatil deneyimleri hoşuma gidiyor. Bolsena’ya girer girmez, adına festival düzenlenen rengarenk ortanca (ortans) çiçekleri ziyaretçilerini karşılıyor. Önce volkanik, siyah kumlu masmavi gölü ve çevresini, ardından da İtalyan tarzı taş sokaklarını adım adım dolaşmaya çalıştım. Sunduğu pitoresk manzaralar ve ortaçağ esintisi taşıyan sokaklardan çok etkilendim. Yüzlerce fotoğraf çektim. Santa Chritina Kilisesi, sağlı sollu çınar ağaçları, eko-agro turizm alanları ve kuş seslerinin verdiği huzur, hep aklımda kalacak…

Neden Yavaş Yaşam!

Kuzey Kıbrıs Cittaslow Ağı olarak, Ağ Başkanımız Mehmetçik Belediye Başkanı Cemil Sarıçizmeli, Lefke Belediye Başkanı Aziz Kaya, Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Mustafa Zurnacılar, Geçitkale Belediye Başkanı Hasan Öztaş ve ülkemizin beşinci üyesi Tatlısu Belediye Başkanı Ahmet Hayri Orçan ve teknik koordinatör arkadaşlarımızla, Cittaslow adına önemli gözlemler yaptık, düzenlenen toplantı, gözlem gezilerine katılarak, değerli dostluklar kurduk…

Yavaş Yaşam yolculuklarının, kendimce her zaman için öğretici olduğunu, deneyimleyerek öğrendim. Cittaslow’un Türkiye’deki öncüsü, Seferihisar eski Belediye Başkanı, İzmir Büyük Şehir Belediyesinin yeni Belediye Başkanı Tunç Soyer, Cittaslow üyesi belediyeleri, Dünyanın en güvenli bölgeleri olduğunu her konuşmasında vurguluyor. Cittaslow adına, gerçekçi ve önemli bir saptama…

Cittaslow felsefesini öğrenir öğrenmez kendime rehber olarak seçtim. Cittaslow’un hissetmek olduğuna inanıyorum. Cittaslow, tüm kıtaları yavaş da olsa etkisi altına almayı başarmış, 20 yıllık bir hareket.

Düzenlenen eğitim çalışmalarında, geçmişten ve gelenekten gelen, gelecek hedefleri de belirlendi. Cittaslow eğitimi, Cittaslow turizmi, özgürlükçü bir anlayışla tasarlanacak Cittaslow müzesi, AB ile ilişkiler, metropol şehirlerde Cittaslow felsefesinin benimsenmesi ve Cittaslow tarımı konularındaki hedefler gündeme taşındı.

Yirminci senen kutlu olsun Cittaslow… Daha insani, daha çevreci, tarih, kültür ve gelenek dostu  bir yaşam için çare; Cittaslow… Salyangozun (Garavollinin) izini takip etmeye değer…

Yüreğinin götürdüğü yere git

İtalya’da, koşuşturma yerine, yavaşlığı ve dinginliği hissettiğim beş gün geçirdim. Orvieto’da benim açımdan en önemli anlardan biri de, bizlere Cittaslow hakkında sunum yapan, yaşamını Orvieto yakınlarında geçiren ünlü İtalyan yazar Susana Tamarro ile tanışıp, fotoğraf çektirmek oldu. Yazımı, gençlik yıllarımda, altını çizerek okuduğum, yazarın ‘Yüreğinin Götürdüğü Yere Git’ kitabında geçen bir cümle ile tamamlamak istiyorum; “Yapmaya değecek tek yolculuk, içinize yapacağınız yolculuktur. O sese kulak vermeli ve yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz…”

Dergiler Haberleri