KTÖS Yönetim Kurulu, geçici öğretmenlikle ilgili yapılan yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından oy birliğiyle iptal edilmesinin ardından Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun yaptığı açıklamaya sert tepki gösterdi. KTÖS, Bakan’ın sendikanın açtığı dava sonucu ortaya çıktığını iddia ettiği “mağduriyetler” üzerinden yaptığı açıklamanın, hem süreci çarpıttığını hem de Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının özünü gölgelemeye yönelik tamamen siyasi bir metin olduğunu savundu.
KTÖS Yönetim Kurulu, Nazım Çavuşoğlu’nun öğretmenler yasasında yaptığı değişikliklerin Anayasa’ya aykırı olduğunu kabul etmek yerine, kendisini hak savunucusu gibi göstermeye çalıştığını belirterek, “Ben kendi başıma yasa değişikliği uydurdum ve bu Anayasa’ya aykırıydı diyemiyor” ifadelerini kullandı. Açıklamada, görev süresi boyunca binlerce öğretmeni maaş kesintileri, disiplin soruşturmaları ve yargı süreçleriyle baskı altına alan bir yönetim anlayışının bugün “hak mücadelesi” söylemine sarılmasının samimi olmadığı vurgulandı.
KTÖS, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği düzenlemenin, kamu görevine girişte eşitlik ve liyakat ilkesini güvence altına alan Anayasa’nın 72. maddesine aykırı bulunduğunu hatırlattı. Bakan’ın “Meclis Komitesi’nde mutabakat vardı” yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğu belirtilerek, öğretmenlerin özlük haklarını geriye götüren bu değişiklikler hazırlanırken yasanın emrettiği teknik kurul süreçlerinin dahi işletilmediği, sendikalarla gerçek bir istişare yürütülmediği ifade edildi. KTÖS, mutabakat iddiası varsa bunun hangi toplantıda, hangi tutanakla ve hangi içerikle oluştuğunun kamuoyuna belgeleriyle açıklanmasını istedi.
Açıklamada, yasa değişikliklerinin Bakanlık tarafından tek taraflı hazırlandığı ve geçici öğretmenlikle ilgili maddenin sendikaların değil, doğrudan Nazım Çavuşoğlu’nun siyasi tercihi olduğu vurgulandı. Bugün iptal edilen hükmün sorumluluğunun sendikaya yüklenmeye çalışılmasının gerçeğe aykırı olduğu ve bunun siyasi sorumluluktan kaçma çabası olduğu kaydedildi.
KTÖS Yönetim Kurulu, sendikanın 2023 yılında Öğretmenler (Değişiklik) Yasası’nın tamamını Anayasa Mahkemesi’ne taşıyarak baştan itibaren anayasal risklere dikkat çektiğini anımsattı. Dava süreci devam ederken Bakanlık ve hükümetin diyalog kurma ve düzenlemeyi anayasal çerçevede düzeltme fırsatı bulunduğu, ancak bunun tercih edilmediği ifade edildi. Bu nedenle bugün yaşanan belirsizliğin sebebinin sendikanın dava açması değil, Anayasa’ya aykırı düzenlemede ısrar edilmesi olduğu belirtildi.
Bakan’ın “elde edilmiş hak” olarak sunduğu uygulamanın objektif kritere ve sınava dayanmayan bir yapı olduğuna dikkat çeken KTÖS, kamu görevine girişte esas olanın şeffaf, ölçülebilir ve herkese eşit uygulanan kriterler olduğunu vurguladı. Geçici istihdamın yıllardır siyasi bir araç haline getirildiği, özellikle mevcut hükümet döneminde siyasi listeler üzerinden yürütüldüğünün toplumun tüm kesimlerince bilinen bir gerçek olduğu ifade edildi.
KTÖS, sendikanın kimsenin emeğini hedef almadığını, hedefin siyasi ve kişisel ilişkilerle şekillenen, sınav ve liyakat ölçütlerini baypas eden kamuya giriş sistemi olduğunu belirtti. Eğitim Bakanı’nın sendikayı hedef alan dili “acizlik” olarak nitelendiren KTÖS Yönetim Kurulu, UBP-DP-YDP hükümeti ve Nazım Çavuşoğlu’ndan sorumluluk almalarını beklemenin artık anlamsız hale geldiğini kaydetti.
Açıklamanın sonunda KTÖS, Anayasa’yı, hukuku ve nitelikli kamusal eğitimin temel ilkelerini savunmaya devam edeceklerini vurgulayarak, Anayasa Mahkemesi kararının hak gaspı gibi sunulmasının ve anayasal denetimi yapan sendikanın hedef gösterilmesinin siyasi ve idari sorumluluktan kaçma çabası olduğunu ifade etti.