Çağlayan Mahallesinin Uzak ve Yakın Geçmişi (2)

Anlatıldığı göre Çağlayan’nın ilk yolları “Monobadi” (‘patika’) şeklinde toprak olduğundan yağmurlu günlerde ortalık çamur deryasından geçilmezmiş.

Tuncer Bağışkan

1.5 İngiliz Sömürge Döneminde Çağlayan Mahallesi

Geçen haftaki yazımın sonunda İngiliz Sömürge döneminde Çağlayan mahallesine kısmen de olsa değinmiştim. Bu hafta ise konu başlığının tamamını irdeleyip sonlandırmış olacağım.

Eskiden Çağlayan mahallesindeki arazilere genellikle Türkler konutlarını inşa ederlerken, Rumlar ise Küçük Kaymaklı’nın güneydoğu girişinin önüne, Balurgodissa-Büyük Kaymaklı arasındaki arazilere ve Abdullah Parla Sokağı’nın nihayetinin güney tarafındaki çukur alana konutlarını inşa ederlerdi. Kaymaklı ile Ballurgodissa arasındaki konutlarda ‘Gallurgezler’in oturdukları hala daha anımsanmaktadır. Ancak 1958 yılında iki toplum arasındaki gerginliğin doruğa çıkması üzerine çoğu Rumlar konutlarını Türklere satmaya başlamışlardır. Konutlarını Türklere satmak istemeyen Rumların, şimdiki Şafak Sokağı’nın ilk evlerinden sonraki konutlarda oturanlar olduğu anlatılmaktadır.

Anlatıldığı göre Çağlayan’nın ilk yolları “Monobadi” (‘patika’) şeklinde toprak olduğundan yağmurlu günlerde ortalık çamur deryasından geçilmezmiş. Bu yolların asfaltlanması ise 1.6.49 – 18.12.59 tarihleri arasında Lefkoşa Belediye başkanı görevinde bulunan ve genellikle Gigi lakabıyla bilinen Dr. Themistoklis Dervis zamanında gerçekleştirilmiş.  

Şimdilerde Yenicami Mahallesine bağlı olmakla birlikte eski koçanlarda ‘Handaga – Yeni Kapı’ olarak geçen bu mahallenin düzgün kesilmiş sarı taşlarla yapılmış en eski evleri, Loredano Burcu (Suyutlu/Derviş/Cevizli) karşısındaki Çağlayan Bar’dan başlayıp doğudaki Flatro Burcu’na (Kandil Söndüren/Zeytinli) kadar uzanan Şehit Albay Karaoğlanoğlu Caddesi boyunca ve bu caddenin kuzeydoğu gerisindeki Şht Hüseyin Ruso (Thessalonike), Şafak (Argos), Yüksel ( Arethousa), Yenice (Areus), Defne (Defkalion) ve İzmir (Smyrna) sokaklarında yer almaktaydı. Nitekim bu durum 1930’lu yılların ilk yarısından başlayarak 1950 yılına kadar tarihlenen bir uçak fotoğrafı ve 1946 yılına ait başka bir haritada açıkça görülmektedir.

Mahalledeki düzgün kesilmiş sarı Buri taşıyla yapılmış olan 2 konutun ana giriş kapılarının üst başında saptayabildiğim 1932 ile 1933 tarihlerinden, mahalledeki buri taşı evlerin bu tarihlerden itibaren yapılmaya başlandığı anlaşılmaktadır. Tek katlı olan bu evlerden 1932 (No: 18) ile 1933 (No: 24 – Aynalı’nın oğlu Öğretmen Beha Bey’in evi) tarihli olanlar, eski ismi ‘Belediye Orman Yolu’ olarak bilinen şimdiki Şehit Albay Karaoğlanoğlu Caddesi’nde bulunmaktadır. 1938 tarihini taşıyan diğer konut ise Şehit Hüseyin Ruso sokağında (No: 8)  yer almaktadır.  Ayrıca, Beha Aynalı’nın 26 numaralı konutunun karşı köşesinde bulunan 25 numaralı konut birbirleriyle benzer olduklarından ayni tarihte yapılmış olabilecekleri izlenimi edinilmektedir. Bu konut 1958 – 1962 yılları arasında Lefkoşa Türk Belediye başkanı Dr. Tahsin Gözmen’e ait iken, daha sonra Korun ailesinin malı olmuştur. Bu tip evlerin özellikleri ise, cephelerindeki verandalarda kullanılan kolon ile köşe payandalarının profilli başlıkları ile kaidelerinin olmasıdır. Ayrıca bazı konutların gerisindeki bahçede garaj evleri yoktur. 1930’lu yıllardan itibaren Çağlayan mahallesine inşa edilmeye başlayan konutların kuzey ile doğusundaki arazilere 1950’li yılların ikinci yarısında başka konutlar da inşa edilmeye başlanmıştır.

Mahallede yapılan konutların yanı sıra, buraya, ilkel çömlekçi tornasıyla Mağusa tipi seramikler üreten bir de atölye inşa edilmiştir. Bu atölye ise, şimdilerde sn. Oktay Feridun ile eşi Gülten Mehmet Zeka Feridun’un konutlarının bulunduğu Şehit Albay Karaoğlanoğlu sokaktaki 16 – 16 A numaralı konutların bulunduğu yerdeydi. Bu arsadaki varlığı bilinen en eski ev belli bir süre “Lefkoşa Türk Spor Kulübü” olarak kullanılmış, 1952 yılında ise eski binanın üst katı yıkıldıktan sonra zemin katın üzerine şimdiki konut inşa edilmiş. Bu konutun kuyusundaki tatlı suyun hiç eksilmediği de bilgimize getiriliyor. Bölgenin kuyularında tatlı su bulunmasına karşın, 1950 yılına kadar evlerde su ve elektrik yoktu. Ancak 1950’li yılların başından itibaren mahallede yapılan konutların sayılarının artmasıyla, buradaki tüm konutlar da su ile elektriğe kavuşmuş oluyor.  

1950’li yıllara ait Arazi Kullanım Haritasında, Çağlayan mahallesine ilk inşa edilen konutların arazileri B sınıfı konut alanı, bunların gerisindeki sokaklardaki araziler A sınıfı konut alanı ve Lefkoşa’yı çevreleyen surların önündeki hendek ise ‘halka açık yeşil alan’ olarak belirlenmiştir.

Eskiden çift ve özellikle de tek katlı olan Çağlayan evlerinin bulunduğu sokaklara, daha sonraki yıllarda Yorgozlu ile Lefkonuklu inşaat şirketleri tarafından apartmanlar da inşa edilmeye başlıyor. Bunların inşa edilebilmeleri için mahalledeki bazı eski konutların yıkıldığı da bilgimize getiriliyor.  

1950’li yıllarda İngiliz aileler daha ziyade Küçük Kaymaklı ve özellikle de Çağlayan mahallesindeki konutları kiralamayı tercih ederlerdi. Ancak 1958 yılında Türk ile Rumlar arasındaki gerginliğin doruk noktaya ulaşması üzerine bu mahallelerdeki konutlarda oturan İngilizler mahalleyi terk etmek zorunda kalırlar. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1960 yılında ise İngiliz kiracıların terk ettikleri evleri bu sefer de adaya aileleriyle birlikte gelen Türk subaylar kiralamaya başlarlar. 1963 olaylarında Rum askerlerin Çağlayan’a girmeleri üzerine Kıbrıslı Türk ailelerle birlikte bazı Türk asker ailelerinin de esir alınıp Lefkoşa Cikko Medoşu’na götürüldükleri bilgileri edinilmektedir. 

21.Aralık.1963 olayları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan mahalle insanlarının bazıları belli bir süre Lefkoşa surlar içindeki Atatürk İlkokulu ile tanıdıklarının evlerine yerleşmek zorunda kalırlar. Ancak kısa bir süre sonra bazıları evlerine geri dönerler. Mahallenin 1968 – 1974 yılları arasında güney Lefkoşa’yla araçlı temasın sağlandığı Yeni Kapı üzerinde bulunması, mahalleye kısmen de olsa bir canlılık kazandırır. Ancak kaderine terkedilen çoğu evlerin zamanla yıkılmaları, bazılarının askeri amaçlarla kullanılmaları ve bazılarının ise sınır ötesinde kalmaları nedeniyle mahallenin görkemli geçmişi de tarihe karışmış olur.  

1.6 Dublex tipi Çağlayan Polis Apartmanları

İngiliz Sömürge dönemi konut mimarisinin son örneği olan Çağlayan’daki Polis apartmanları, evi olmayan ve/veya Lefkoşa’ya yeni tayin (becayiş) olan polislerin konut ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 1958 yılında yapılmışlardır. Bunlar Kamu İşleri Dairesi (PWD) baş mimarı Costas Christofides tarafından tasarlanmış, planları ise Georghalli tarafından çizilmiştir. İki ayrı Polis apartman kompleksinden biri Çağlayan-Küçük Kaymaklı-Hamid Mandrez yolu üzerindeki  ‘Tren yoluna’ yapılırken, diğeri ise Küçük Kaymaklı – Çağlayan bölgesi arasına yapılmıştır.

Bu apartmanların ilk örneğinin, 1950’li yılların başında Londra’da Denys Lasdun’un yapmış olduğu Betnal Green Belediye apartmanları olabileceği varsayımında bulunulmuştur. Ancak Çağlayan Polis apartmanlarında para kısıtlamasına gidildiğinden, bunların Bethnal Green’deki modern ve gelişmiş apartmanların yanında adeta askeri kışlayı andırdığı tespitinde bulunulmuştur. İngiliz Sömürge dönemi toplu konut mimarisinin son temsilcisi olan ve karşılıklı iki ayrı bloktaki 6 ayrı apartmandan oluşan her bir grupta 24 adet dubleks tipi konut bulunmaktadır. Yan yana karşılıklı üçer apartmandan oluşan ve ulaşımı sağlamak amacıyla merkezi bir merdiven ayağı ile ikinci kattaki geçitlerle birbirlerine bağlanan 4 katlı apartmanların arasında dört ayak üzerine oturan büyük bir su deposu bulunmaktadır. 

21 Aralık 1963 olayları sırasında sınır bölgesinde kalan Çağlayan polis apartmanları, Birleşmiş Milletler Barış Gücü Fin askerlerinin Yeşil Hat üzerindeki idari merkez karargâhı olarak kullanılmaya başlanır. Çağlayan / Küçük Kaymaklı / Hamit Mandrez yolunda (Tren Yolunda) olanlar ise 1974 yılı sonrasında sınır bölgesinde kaldıklarından Türk askeri makamların kullanımına girer. Şu anda yıkılma tehlikesi geçiren bu apartmanlardan bazılarının emniyet bakımından tahliye edildikleri tespitinde bulunulmuştur.

Yine 1950’li yıllarda Küçük Kaymaklı – Çağlayan hududuna karşılıklı iki sıra dubleks teras tipi binalar da polisler için inşa edilmiştir.

2. EVLERDE DOKUMA TEZGÂHLERI 

İkinci Dünya Savaşı sırasında (1939 – 1945) Çağlayan evlerine kurulan dokuma tezgâhlarında dokumacılık yapıldığı bilgimize getiriliyor. Dokumacılıkta kullanılan ipliklerin Boyacı Ailesi tarafından Loredano (Cevizli / Derviş) Burcu’nda boyandıkları da sağlayabildiğimiz bilgiler arasında yer alıyor.

3. ÇAĞLAYAN BAYRAM YERİ

21. Aralık.1963 olaylarına kadar Lefkoşa Musalla Burcu’nda kurulan bayram yeri, uzun bir aradan sonra 1967 – 1969 yılları arasında Musalla burcunun batısındaki Sedat Simavi Meslek Lisesi’nin karşısındaki hendeğe kurulmaktaydı. Ancak hafta sonları Girne Kapısı’nda halkın katılımıyla bayrak törenleri düzenlendiğinden, yaklaşık olarak 1969 yılında bayram yerinin Çağlayan Çocuk Bahçesi ile önünden geçen Şehit Albay Karaoğlanoğlu Caddesi’ne taşınmasına karar verilmişti. Burada kurulan bayram yerinin yiyecek ile bilardo oyunları Halk Sinemasının batısındaki Londra Pastanesi’nden başlayıp Çağlayan Bar’a kadar uzanan yol üzerinde yer alırken, Çağlayan Çocuk Bahçesinin bir kısmı ile Çağlayan Bar’ın karşı köşesinde ise cıncıraklar, çarpışan arabacıklar, hidrolit uçaklar ve benzeri diğer oyuncaklar kurulmaktaydı.

Buraya eğlence amacıyla kurulan Lunapark aletleri bir önceki bayram yerine kurulanların çok daha gelişmiş bir şekliydi. Bu aletlerin çoğunluğu 1941 doğumlu olan Melandralı rahmetlik Zeki Beyaz’a aitti. Zeki Beyaz 1969 veya 1971 yılına kadar orjinalleri Rum panayırcılarda bulunan bilardo ve topçuk gibi oyunların imitasyonlarını kendi atölyesinde imal ettikten sonra, onları ya satar, ya da bayram yerinde çalıştırılmak üzere kiralardı. Ancak 1971 yılında ilk kez İtalya’nın ESDDC fabrikasından satın aldığı Lunapark aletlerini Çağlayan’daki bayram yerine kurmuş, bu işi de sağlığının bozulması nedeniyle Lunaparkının tamamını Kemal Ali ile oğlu Ali Aldağ’a sattığı 1983 yılına kadar eşi Muazzez hanımın yardımıyla başarıyla sürdürmüştü. İtalya’dan satın alınan ve çocukların saatlerce sırada bekledikten sonra binebildikleri Apollo 2000 marka havalı uçaklar, o sıralarda çocukların en çok severek bindikleri oyuncakların başında gelmekteydi. Bu bayram yerine eğlence amacıyla aletler kuranlar arasında; 1970 yılına kadar Cıncırakcı Ahmet Efendi, okcuk oyunları (Darts) ile artist posterlerinin satışlarıyla ünlenen Eşref Günerman, Angolemli Şinasi Ali Fehim Osman ve Ali Rıza Nazım’ın adlarından da söz edilmektedir.

Çağlayan bayram yerinin değişmez satıcılarından biri de, ‘Arabuşak’ lakabıyla bilinen felafelci Muvaffak Tarazi idi. 1960’lı yıllarda bayram günleri dışında Lefkoşa’da felafelci bulunmadığından, bayramın ilk günlerinde ondan felafet satın almayı bir alışkanlık haline getirmiştim. Bu mesleği babası Raşit Tarazi’den öğrenen Raşit Tarazi, daha sonra bu mesleği oğlu Hişam’a devretmiştir. Raşit Tarazi, bayram süresince beyaz renkli el arabasıyla Londra Pastanesi’nin karşısındaki yaya kaldırımında falafel yapıp satardı. Kuru bakla, nohut, maydanoz, kolyandro, sarmısak ve çeşitli özel baharatlarla harmanlayıp hazırladığı felafelleri derin yağda kızarttıktan sonra onları bir pidenin içine koyar, üzerlerine de haşlanmış pancarla kırmızı renk alan sarma turşusuyla birlikte servis yapardı. 

Bayramlarda kullanılmak üzere adaya ithal edilen oyun makineleri ile eğlence aletleri zamanla Çağlayan Bayram yerine sığışmadığından, bayram yerinin daha geniş bir alana taşınması gerekmekteydi. Bu nedenle 1986 yılında Dikmen yolunda inşa edilmeye başlanan fuar alanı1989 yılında hizmete sokulmuş olmasına karşın, Çağlayan’daki bayram yerinin ancak 1992 yılına doğru Fuar alanına taşınması mümkün olabilmiştir. Bu yöndeki güvenilir bilgiler de, Çağlayan bayram yerinin tadını fazlasıyla çıkaran Çağlayanlı gençler tarafından bilgimize getirilmiştir. 

 

DEVAMI HAFTAYA

 

 

Dergiler Haberleri